Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3182 E. , 2024/5893 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2018/3182 Karar No:2024/5893 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Sigorta Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı hakkında, 1.254.618.595,00-TL tutarındaki Fon…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3182 E. , 2024/5893 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2018/3182 Karar No:2024/5893 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Sigorta Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı hakkında, 1.254.618.595,00-TL tutarındaki Fon alacağının tahsili amacıyla tesis edilen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesine göre, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların ortaklarının veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevlileri aracılığıyla banka kaynaklarını veya varlıklarını dolanlı şekilde edinmeleri veya edindirmeleri hâlinde, dolanlı şekilde edindirdikleri ve/veya edindikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacakların Fon alacağı sayıldığı, Fon alacaklarında da, banka kaynağının kullanıldığı veya kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sıfatını haiz kişilerin kanunî temsilci kabul edilerek Fon alacağından sorumlu tutulduğu, bu şekilde Fon alacağından sorumlu tutulan kanunî temsilcinin 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, temsilcisi olduğu tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından şahsî mal varlığıyla sorumlu olacağı, amme alacağının ödenmemesinden sorumlu tutulan kanunî temsilcinin bu sorumluluktan ancak kendi döneminde yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayarak kurtulabileceği, aktarılan mevzuat bağlamında, Fon alacağı açısından kanunî temsilcinin sorumluluğunun, kişinin kanunî temsilci olduğu dönemde yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan Fon alacakları ve ayrıca görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlı olduğu, davacının ... Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş.'de 30/10/1999-01/05/2001 tarihleri arasında, ... İletişim Sistemleri Bilgi Hiz. Yat. A.Ş.'de 17/10/2000-16/03/2001 tarihleri arasında, ... Holding A.Ş.'de 13/10/1999-23/01/2003 tarihleri arasında, ... Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş.'de 13/08/1999-25/05/2001 tarihleri arasında,... Enerji Telekomünikasyon İnşaat San. Tic. A.Ş.'de 14/11/2000-14/05/2001 tarihleri arasında, ... Telekomünikasyon San. ve Tic. A.Ş.'de 03/01/2000-23/05/2001 tarihleri arasında, ... Televizyon Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş.'de 13/08/1998-25/05/2001 tarihleri arasında, ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık A.Ş.'de 29/09/1999-16/08/2002 tarihleri arasında Müflis ... İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de 15/06/2000-17/05/2001 tarihleri arasında, ... Sigorta A.Ş.'de 22/10/1999-22/05/2001 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak kanuni temsilcilik görevinde bulunduğu, İktisat Bankası T.AŞ.'nin Fon'a devir tarihi olan 15/03/2001 tarihinde davacının grup şirketlerindeki kanuni temsilcilik görevinin devam ettiği, davacının İktisat Bankası'nın Fon'a devriyle muaccel hâle gelen ve kanunî temsilcisi olduğu grup şirketlerinin ödenmeyen kredi borçlarından sorumlu tutulabileceği, Fon Kurulunun 02/02/2017 tarih ve 2017/28 sayılı kararı uyarınca, Fon tarafından davacının sorumlu tutulduğu dönem ve tutarlar net olarak belirlendikten sonra, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanarak takip işlemlerine başlandığı, davacının sorumlu tutulduğu dönem ve tutarlar için her bir şirket bazında ayrı ayrı hesaplama yapıldığı ve 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanarak toplam meblağın 1.254.618,595,00-TL olarak belirlendiği, bu durumda, 01//11/1999-14/03/2001 tarihleri arasında İktisat Bankası T.A.Ş.'de yönetim kurulu üyeliği yapan davacının, banka kaynaklarının edinildiği/edindirildiği dönemde görevde bulunduğu konusunda şüphe bulunmadığı açık olduğundan, anılan Fon alacağından sorumlu olması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında daha önce düzenlenen ödeme emrinin Mahkeme kararıyla iptal edildiği, buna rağmen yeniden takip yapılmasının hukuka aykırı olduğu, davalı Fon'un talebinin mükerrer olduğu, hakkında Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan mali sorumluluk davasının ve şahsi iflas davasının derdest olduğu, Bankanın hissedarı olmadığı, Banka kaynaklarının dolanlı işlemlerle edinildiğine dair bir Mahkeme kararının bulunmadığı,... Grubu şirketlerinden 270 milyon USD'nın üzerinde tahsilat yapıldığı, tahsil edilen tutarların borçtan her bir şirket bazında ne kadar mahsup edildiğinin belirtilmediği, Banka hakim hissedarları ile davalı idare arasında protokol imzalandığı ve borcun nevinin değiştiği, zamanaşımı süresinin dolduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay'ın bozma kararındaki gerekçeler dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı, davacı hakkında Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davalar ile bakılan davanın hukuki sebeplerinin farklı olduğu, Kanun ile Fon alacağına kesinleşmiş amme alacağı niteliğinin tanındığı, Fon alacaklarının takibi için öncelikle bir mahkemeye başvurulması, alacağın bu şekilde kesinleştirilmesi ve ondan sonra takibe geçilmesi gibi bir düzenlemenin bulunmadığı, davacının sorumluluğunun kusura dayalı bir sorumluluk olmadığı, kanuni temsilcilik sıfatı nedeniyle Kanundan kaynaklandığı, bugüne kadar yapılan tahsilatlar ile Fon alacağının tahsilinin mümkün olamadığı, ... Grubu ile Fon arasında imzalanan protokolün geçerliliğinin kalmadığı, ayrıca protokolün yapılmış olmasının borcun tecdit ve temdit edildiği anlamına gelmediği, tecditin varlığı için açık bir irade beyanının arandığı, Fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile İktisat Bankası T.A.Ş.'nin yönetim ve denetimi Fon'a devredilmiştir. İktisat Bankası T.A.Ş.'nin hakim ortağı olan ... Grubu şirketlerinden olan ... Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... İletişim Sistemleri Bilgi Hizmetleri Yatırım A.Ş.,... Holding A.Ş., ... Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş., ... Enerji Telekominikasyon İnşaat Sanayi A.Ş., ... Televizyon Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş., ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık A.Ş., ... Telekominikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş., Müflis ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. unvanlı şirketler tarafından Fon'a devredilen Bankalardan kullanılan ve geri ödenmeyen kredi borçlarından doğan alacak Fon tarafından devir ve temlik alınmıştır. Fon Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca Fon alacağının anılan şirketlerden tahsil edilememesi üzerine 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca bu firmalarda kanuni temsilci olarak görev yapan davacıdan tahsili için ... tarih ve ...sayılı, 1.254.618.595,00-TL bedelli ödemeye çağrı mektubu düzenlenerek davacıya tebliğ edilmiştir. Anılan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendinde, hisseleri kısmen veya tamamen Fon'a intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair suretlerle banka kaynaklarını ve varlıklarını doğrudan veya üçüncü kişilere rehnetmek, teminat göstermek, ekonomik gücü olmayan kişilere kredi vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak, yurt içi veya yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo veya sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde kullanmak suretiyle veya başkaca dolanlı işlemlerle edindikleri veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacakların Fon alacağı sayılacağı ve bu alacaklar hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu fıkraya 5020 sayılı Kanun’la eklenen paragrafta, Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fon'a geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fon'a borçlu olması kaydıyla Fon'a intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiğinin kabul edileceği ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu fıkrada yer alan kuralları uygulamaya Fon'un yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na 5766 sayılı Kanunla eklenen Geçici 26. maddenin ikinci fıkrasında, "Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon'a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden, a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca, b) Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca, c) Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca, Kanuni temsilci sıfatını haiz kişiler kanuni temsilci olarak addedilir." kuralına yer verilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. ..." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kurallarda, amme alacaklarının tahsili bakımından kanunî temsilcilerin sorumluluğu düzenlenmektedir. Bu hükümler gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen yahut tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından bu tüzel kişinin kanunî temsilcisi sorumlu tutulabilecektir. 6183 sayılı Kanun'un anılan maddesi gereğince amme alacağından sorumlu olacak kişinin belirlenmesinden sonra, sorumlu olan kişinin sorumlu olduğu dönem ve sorumluluk miktarı belirlenirken, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesiyle birlikte 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde yer alan düzenlemenin de göz önüne alınması gerekmektedir. 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesindeki düzenlemeye göre, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların ortaklarının veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevlileri aracılığıyla banka kaynaklarını veya varlıklarını dolanlı şekilde edinmeleri veya edindirmeleri hâlinde, dolanlı şekilde edindirdikleri ve/veya edindikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacaklar Fon alacağı sayılmakta, Fon alacaklarında da, banka kaynağının kullanıldığı veya kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sıfatını haiz kişiler kanunî temsilci kabul edilerek Fon alacağından sorumlu tutulmaktadır. Fon alacağından sorumlu tutulan kanunî temsilci, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, temsilcisi olduğu tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından şahsî mal varlığıyla sorumludur. Bu bağlamda, Fon alacağı açısından kanunî temsilcinin sorumluluğu, kişinin kanunî temsilci olduğu dönemde yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan Fon alacakları ve ayrıca görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlıdır. Dosyanın incelenmesinden, davacının, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden İktisat Bankası'nın hakim ortağı olan ... Grubu şirketlerinden olan ... Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... İletişim Sistemleri Bilgi Hizmetleri Yatırım A.Ş., ... Holding A.Ş., ... Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş., ... Enerji Telekominikasyon İnşaat Sanayi A.Ş., ... Televizyon Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş., ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık A.Ş., ... Telekominikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş., Müflis ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. unvanlı şirketlerde kanuni temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketlerin Fon'a devredilen Bankalardan kullandıkları kredilerden kaynaklanan Fon alacağının şirketlerden tahsil edilememesi üzerine davacının, şirketlerin kanuni temsilcisi olarak 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu ve dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği anlaşılmaktadır. Banka kaynağının kredi olarak kullanılıp geri ödenmemesi hâlinde oluşan Fon alacağından, kredinin kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem, başka bir deyişle, kredinin vadesinin dolması ile başlayıp ödenmediği müddetçe devam eden süre zarfı boyunca, kanunî temsilci sıfatını haiz olanlar sorumlu tutulabilecektir. Bu bakımdan, bir kanuni temsilcinin görev yaptığı şirkete kullandırılıp geri ödenmeyen krediden doğan sorumluluğu, söz konusu kredinin kullanım tarihinde veya geri ödenmesi gerektiği tarihte yani vadenin dolmasıyla başlayıp ödemenin yapılmasına kadar süre içerisinde görev yapması hâlinde doğmaktadır. Aksi takdirde kredinin kullanıldığı tarihte görevde olmayan ve kredinin vadesi dolmadan önce görevden ayrılan kanuni temsilcinin 5411 sayılı Kanun ve 4389 sayılı Kanun uyarınca Fon alacağından sorumlu tutulabilmesi objektif sorumluluk kurallarına göre mümkün olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen dolanlı işlemlerle banka kaynaklarının kullanılması hâlinde ise kanuni temsilcinin görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlı olmak şartıyla subjektif sorumluluğuna başvurulabileceği esas olmakla birlikte, davacının dolanlı işlemlerle banka kaynağını edindiği veya edindirdiği yönünde subjektif bir tespit olmadığı dikkate alındığında, davacının sorumluluğunun aktarılan ilkeler ışığında objektif sorumluluk kuralları bağlamında belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu Fon alacağını oluşturan borca ilişkin her bir şirket bazındaki kredilerin kullanıldığı tarihlerin incelenmesi sonucunda; ... Holding A.Ş.'ye, ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık A.Ş.'ye ve ... Enerji Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait kredilerin kullanıldığı tarihler itibarıyla davacının kanuni temsilci olarak görevde bulunduğu, anılan şirketlerin kullandığı ve geri ödemediği kredi borçlarından davacının kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunduğu, ... İletişim Sistemleri A.Ş.'ye ait kredi borçları yönünden ise davacının 17/10/2000 ile 16/03/2001 tarihleri arasında şirkette kanuni temsilci olduğu ancak şirkete ait ödenmeyen kredinin kullanıldığı tarihin 04/04/2001 olduğu ve davacının kanuni temsilcilik süresinden sonra kullanılan krediden sorumluluğu bulunmadığından anılan şirketin kredi borcu yönünden davacının sorumluluğunun bulunmadığı, davacının kanuni temsilcisi olduğu bir başka şirket olan ...Televizyon Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş.'de davacının 13/08/1998 ile 25/01/2001 tarihleri arasında kanuni temsilci olduğu, şirkete ait 2 adet kredinin de 06/04/2001 tarihlerinde yani davacının kanuni temsilcilik süresinden sonra kullanıldığı anlaşıldığından anılan şirketin kredi borcu yönünden de davacının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu ödemeye çağrı mektubunda yer alan borca ilişkin diğer şirketler olan ... Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş., ... Telekominikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş., Müflis ... İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye ait kredi borçları yönünden ise anılan şirketlerin kullandığı kredilerin bir kısmında kredilerin kullanım tarihleri itibarıyla davacının anılan şirketlerde kanuni temsilci olmadığı, kredilerin vadelerinin ne olduğu hususunun ise Dairemizce 23/11/2023 tarihli ara karar ile davalı idareden sorulmasına rağmen davalı idarece ara karara verilen cevapta sadece kredilerin kullanıldığı tarihlerin belirtildiği görülmektedir. Davalı idarece ara karara verilen cevapta şirketlere gönderilen ihtarnamelerin tarihlerinin bulunduğu bir tablo gönderilmiş ise de hangi kredi borçları için hangi ihtarnamelerin gönderildiği hususu açık olmadığından kredilerin şirketler tarafından kullanıldığı tarihler dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmış olup, anılan şirketlere ait kredilerin bir kısmında davacı kanuni temsilci olmadığından sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacının ... Holding A.Ş.'ye, ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık A.Ş.'ye ve ... Enerji Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait krediler yönünden sorumluluğunun bulunduğu, ... İletişim Sistemleri A.Ş. ve ... Televizyon Reklamcılık ve Yapımcılık A.Ş.'ye ait krediler yönünden ise sorumluluğunun bulunmadığı, ... Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş., ... Telekominikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş., Müflis ... İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye ait kredi borçları yönünden ise davacının sorumlu tutulduğu kredilerin vadeleri tespit edilerek, kredilerin geri ödeme tarihlerinin davacının görev yaptığı süreye tekabül edip etmediği netleştirildikten sonra işlem tesis edilmesi gerektiğinden, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.