T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/854 Esas KARAR NO: 2025/1609 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2024 NUMARASI : 2022/244 Esas, 2024/47 Karar DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün Tespiti İstemli KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi ger…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/854 Esas KARAR NO: 2025/1609 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2024 NUMARASI : 2022/244 Esas, 2024/47 Karar DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün Tespiti İstemli KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... ibareli ürünlerinin müvekkilinin "..." , "..." , ibareli tescilli markalarından doğan haklarına davalı yanca tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin ivedilikle önlenmesi ve durdurulmasına, kararın ülke çapında yayın yapan gazetelerden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin faaliyet adresinin Gaziantep olduğu, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, 25.07.2019 tarih ve 2019/70523 tescil numaralı ... markasının ... adına kayıtlı olduğunu ... markasının kullanım hakkının elde edildiğini , davanın süre yönünden reddi gerektiği, Müvekkilinin ... markasını 2019 yılında tescil ettirdikten sonra 10 yıllık bir koruma hakkına kavuştuğunu, Müvekkilinin marka hakkını tescil ettirdikten sonra nice 03 sınıfına dahil olan ürünler üretmekte ve iç piyasaya satışını gerçekleştirdiğini, bunun için çok büyük yatırımlar yaptığını ve üretmiş olduğu ürünler ile ciddi bir pazar payına ulaştığını, uzun yıllardır bu sektörde üretim yapmakta ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bilinen bir firma olduğunu , tüm faaliyetlerini yasal mevzuata uygun olarak yürüttüğünü, iki markanın da okunuşu ve yazım şekli farklı olup karıştırılmalarının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile sabittir. Davalı yan savunmasında 25.07.2019 tarih ve 2019/70523 tescil numaralı ... markasının ... adına kayıtlı olduğunu ... markasının kullanım hakkının elde edildiğini savunmuş ise de 6769 sayılı SMK 155. Maddesi maddesinde, marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği düzenlenmiş olup, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu madde ile başkasının sınai mülkiyet hakkına tecavüz ettikleri tespit edilen kişilerin, o sınai mülkiyet hakkından daha sonraki bir tarihte kendi adlarına yapılan tescile dayanmalarının önü kapatılmıştır. Diğer bir deyişle sonraki tarihli tescil, bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmemiştir. Bu durumda, davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı ve haksız rekabet yaratacağı anlaşılmaktadır. Zira davacının ... sayılı ... şekil markasının 13.5.1993 tarihinde tescil edildiği, davalının kullanımındaki dava dışı ... adına kayıtlı ... şekil ibareli markanın 25.7.2019 tarihinde davacı ile aynı sınıf olan 03, sınıf için tescil edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda da yapılan incelemede Davalı taraf, Font/ Yazı karakterinde ... biçimsel ifadesini yalın halini aynen kullandığı ve konumlamanın da Düz/İtalik Farklılığı ile aynı karakter kullanımı sebebiyle aynı aile ürünü algısı yaratacağı , Davacı Taraf ait ... ile Davalı Tarafa ait “...” “... ...” ürünlerinin benzer ve aynı firmanın ürünü olması ihtimalini pekiştirdiği, var olan benzerliğin iltibasa neden olması gözetilerek marka hakkına tecavüze neden olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda ... ve ... markalarını aynı reyonda gören tüketicinin aldanma ihtimali kaçınılmazdır. ...Toplanan deliller kapsamına göre işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı ... ibareli markanın tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının kullanımına esas ... ibareli markayı gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu davalının eyleminin bir bütün halinde davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu toplanan deliller ,marka tescil belgesi, ürün örnekleri, HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile sabit olduğundan davanın kubülüne dair;1-Davanın KABULÜNE,2-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 3-Mahkememizce verilen 14.11.20213 tarihli ihtiyadi tedbirin karar kesinleşene kadar devamına, 4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, " Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; 2019/70523 numaralı ... markasının tescilli olduğunu, müvekkilinin kullanım hakkı elde ettiğini, davacı tarafın yasal itiraz süresi içerisinde ... markası kullanım hakkına itiraz etmeyerek haksız ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davanın süreden reddi gerektiğini, Müvekkilinin tescil ile birlikte çok büyük yatırımlar yaptığını, ciddi bir pazar payına ulaştığını, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bilinen bir firma olduğunu, faaliyetinin yasal mevzuata uygun olduğunu, ... marka ürünlerin tasarımı kendine özgü, bağımsız olduğunu ve hiçbir firmanın ürünleri ile benzerlik göstermediğini, tasarım arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, iki markanın da okunuşu ve yazım şekli farklı olup karıştırılmaları mümkün olmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının "..." ve "..." şekil unsurlu pek çok tescilli markası mevcut olup davalının "..." ibareli 03 nolu emtia sınıfındaki markasal kullanımlarının davacının markasına tecavüz teşkil ettiği sabittir. Davalının savunmasına konu ... markasının davacının markalarından sonraki tarihli olduğu, SMK 155 maddesi gereğince savunma argümanı olarak dikkate alınamayacağı mahkeme kararında yerinde olarak tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece yeterli nitelikteki bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025