8. Hukuk Dairesi 2011/7313 E. , 2012/3828 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.06.2011 gün ve 113/373 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, kadastro çalışmalarında, dava konusu yerin, tescil harici bırakıldığını, bu yeri, vekil eden…
**8. Hukuk Dairesi 2011/7313 E. , 2012/3828 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.06.2011 gün ve 113/373 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, kadastro çalışmalarında, dava konusu yerin, tescil harici bırakıldığını, bu yeri, vekil edeninin 1984 yılından itibaren pekmez, sucuk, bulgur, nişasta gibi tarımsal ürünlerin yapım yeri olarak kullandığını, yaklaşık sekiz yıldan beri de hayvan ağılı olarak kullanmakta olduğundan çekişmeli yaklaşık 500 m2'lik yerin müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine davanın reddini istemiştir. Davalı belediye bu yerin belediye adına tescili ile davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 636.96 m2'lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine ve belediye vekillerince temyiz edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu yerin tapulama çalışmaları sırasında paftasında “kayalık-taşlık” olduğundan köy boşluğu olarak tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları özetle; bu yerin önceleri mahalli tabirle mahsere denilen pekmez, sucuk, bulgur, nişasta gibi tarım ürünlerinin yapımı yeri ve son 7-8 yıldan beri de hayan ağılı olarak kullanıldığını açıklamışlardır. Keşifte görevlendirilen ziraat bilirkişi raporunda nizalı yerde herhangi bir zirai faaliyet olmadığını, tarım yapılmadığını, taşlık alan olduğunu belirtmiştir. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Uyuşmazlık, kadastro (tapulama) çalışmalarında paftasında taşlık-kayalık niteliğiyle köy boşluğu olarak gösterilen böyle bir yerin zilyetlikle iktisap edilip edilmeyeceğinde toplanmaktadır. Bilindiği üzere ve kural olarak; kamunun kullanımına açık olan köy meydanlarının zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Ancak köy boşluğu niteliğindeki bu taşınmazın koşulları gerçekleştiğinde zilyetlik yoluyla kazanılması mümkündür. Yine paftasında taşlık-kayalık niteliğiyle köy boşluğu olarak belirlenen bir taşınmaz için kadastrodan sonraki zilyetliğe dayanılarak tescil davası açılması olanaklıdır. Öte yandan, böyle bir yere hayvan ağılı yapmak, mahalli tabirle mahsere yeri olarak kullanmak gibi olgular ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılmamaktadır. Esasen, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarından ve özellikle ziraat bilirkişinin raporundan davacının bur yerde ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Çünkü yılın belirli ve kısa bir zaman dilimi içinde geçici olarak açıklanan işler için kullanmak, davacıya ekonomik amaca uygun zilyetlik sağlamaz.