Başvuru, yazılı haberleşmenin kısıtlanması nedeniyle haberleşme hürriyetinin, avukatla görüşlerinin sınırlanması ve gizlilik içerisinde gerçekleşmemesi nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; yazılı haberleşmenin kısıtlanması nedeniyle haberleşme hürriyetinin, avukatla görüşlerinin sınırlanması ve gizlilik içerisinde gerçekleşmemesi nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükmen tutuklu olarak bulunmaktadır. Başvurucu hâlen Salihli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak tutulmaktadır. Başvurucunun 26/12/2017 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasına (PDY) üye olma suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmen tutukluluğunun devamına ve avukat kısıtlama kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve istinaf ile temyiz incelemesinden geçen hüküm onanarak kesinleşmiştir.A. Yazılı Haberleşmenin Kısıtlanmasına İlişkin Süreç İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (Cumhuriyet Başsavcılığı) 12/8/2016 tarihli talimat yazısıyla FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında ceza infaz kurumlarında tutuklu olarak bulunan şüphelilerin OHAL süresince yazılı haberleşme araçlarını kullanmalarının yasaklanmasına karar verilmiştir. Ceza infaz kurumu müdürlüklerine gönderildiği belirtilen yazı şöyledir:"Cumhuriyet Başsavcılığımızca; 15/7/2016 tarihinde vuku bulan, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü mensuplarının gerçekleştirdiği, kısa adıyla darbeye teşebbüs suç ve eylemlerine ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında halen Silivri Kapalı Ceza Evlerinde tutuklu bulunan şüphelilerin olağanüstü hal süresince 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi gereğince mektup ve faks gibi haberleşme araçlarını kullanmalarının yasaklanmasına karar verilmiştir. Verilen karar gereğince uygulama ve işlem yapılması rica olunur." Anılan yazıya istinaden başvurucunun yazılı haberleşmenin kısıtlanmasına ilişkin İnfaz Kurumu uygulamasına karşı şikâyeti ilk olarak Bakırköy İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 22/3/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; konu ile ilgili olarak soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılığının veya kovuşturmayı gerçekleştiren mahkemenin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Anılan karara karşı yapılan itiraz, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 13/4/2017 tarihli kararıyla İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmek suretiyle reddedilmiştir. Başvurucunun yine yazılı haberleşmenin kısıtlanmasına ilişkin İnfaz Kurumu uygulamasına karşı şikâyet yoluna başvurduğu, İnfaz Hâkimliğinin 19/4/2017 tarihli kararıyla bu şikâyetin de reddine karar verildiği görülmüştür. Karar gerekçesinde konuya ilişkin daha önce karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği belirtilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz da Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 11/5/2017 tarihli kararıyla, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmek suretiyle reddedilmiştir. Başvurucu son olarak 11/9/2017 tarihinde yazılı haberleşmenin kısıtlanmasına ilişkin İnfaz Kurumu uygulamasına karşı şikâyet yoluna başvurmuş ve bu şikâyeti de İnfaz Hâkimliğinin 21/9/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun FETÖ/PDY'ye üyelik suçundan tutuklandığı, mektuplaşma yasağına ilişkin kararın mevzuata uygun olduğu vurgulanmıştır. Anılan karara karşı itirazı inceleyen Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi 23/10/2017 tarihli kararıyla konu ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde; İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan ve hakkında kamu davası açılan başvurucunun haberleşme araçlarını kullanmayı isteme talebinin yargılamayı yapan mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucunun yazılı haberleşmenin kısıtlanmasına ilişkin olarak son tükettiği başvuru yoluna ilişkin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığına dair nihai kararı ise başvurucuya 22/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. B. Müdafi ile Görüşmelerin Kısıtlanmasına İlişkin Süreç Başvurucu; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26/7/2016 tarihli yazısına istinaden gerçekleştirilen 29/3/2017 tarihinde müdafii ile görüşmelerine getirilen sınırlamalara ilişkin İnfaz Kurumu uygulamasını şikâyet amacıyla İnfaz Hâkimliğine başvurmuştur. İnfaz Hâkimliği 19/4/2017 tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; OHAL sürecinin hâlen devam ettiği, talebin yerinde olmadığı vurgulanmıştır. Anılan karara karşı yapılan itiraz da Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 8/5/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bunun yanında başvurucunun avukatla görüşmelerine ilişkin kısıtlamaların yargılamayı yapan mahkemece hükümle birlikte kaldırılmasına 26/12/2017 tarihinde karar verildiği tespit edilmiştir. Başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet kararı, başvuru tarihinden sonra verilen Yargıtay Ceza Dairesinin 25/9/2019 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir.