3. Hukuk Dairesi 2011/21840 E. , 2012/5710 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde şimdilik davalıdan 10.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 33.440 TL olarak kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı Vek.Av.... ve vek.Av.... geldi. Aleyhine tem…
**3. Hukuk Dairesi 2011/21840 E. , 2012/5710 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde şimdilik davalıdan 10.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 33.440 TL olarak kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı Vek.Av.... ve vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı adına kayıtlı taşınmazın 2.katını davacının kendi imkanları ile yaptırmasına rağmen davalının tapuyu vermediğini belirterek, 2.kata yapılan imalat bedelinin şimdilik 10.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; kısa kararda “Davanın 33.440 TL olarak kabulüne, fazla isteğin reddine” şeklinde hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli kararda “Alacak 33.440 TL'nın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.Bu durum kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmaktadır. 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır. Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.