Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6450 E. , 2024/4044 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/6450 Karar No : 2024/4044 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...2- ... 3-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6450 E. , 2024/4044 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/6450 Karar No : 2024/4044 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...2- ... 3-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın 25/09/2019 tarihinde kalp krizi belirtileri ile rahatsızlanarak gittiği Alaşehir Devlet Hastanesi acil servisinde gerekli müdahalenin yapılmaması ve olayın ciddiyetine binaen uygun koşullarda başka bir hastaneye sevkinin sağlanmaması nedeniyle vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık mütevaffanın eşi ... için 2.000,00 TL tedavi gideri, 3.000,00 TL desten yoksun kalma olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, oğlu ...için 100.000,00 TL manevi, kızı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacıların yakını olan ...'ın 08/11/2019 tarihinde ölüm kaydının bulunduğu, davacılar tarafından dava dilekçesinde, müteveffa ...'ın rahatsızlanarak Alaşehir Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğu 25/09/2019 tarihinde gerekli tıbbi müdahalenin yapılmaması sonucunda ölümüne sebebiyet verilmesinde davalı idarenin kusurlu olduğunun 2020/Kasım ayının ilk haftasında bir doktorun verdiği bilgiler üzerine öğrenildiğinin belirtildiği, 24/03/2021 tarihli ara kararı ile 08/11/2019 tarihinde gerçekleşen ölüm olayından sonra, davalı idarenin kusurlu olduğunun hangi tarihte davacılarca öğrenildiğine dair somut açıklamaların yapılarak, bu hususa ilişkin bilgi ve belgeler ile davalı idareye tazminat istemiyle yapılan başvuru dilekçesinin Mahkemeye sunulmasının istenildiği, söz konusu ara kararına cevaben davacılar vekili tarafından sunulan 09/04/2021 tarihli dilekçe ile, davalı idarenin kusurlu davranışı ile ...'ın ölümüne sebebiyet verildiğinin başka bir doktorun verdiği bilgiler üzerine Kasım/2020 ayının ilk haftasında öğrenildiğinin beyan edildiği, başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, dava konusu olayla ilgili idari ve adli yönden yapılan bir şikayet ve yargılamanın bulunduğuna ilişkin herhangi bir beyanlarının da olmadığı, dolayısıyla 25/09/2019 tarihindeki idari eylem nedeniyle 08/11/2019 tarihinde gerçekleşen ölüm olayının ardından davacıların uhdelerine idarenin kusurlu ya da kusursuz olarak sorumlu olduğuna dair yeni bir bilginin girdiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, bu nedenle de ölüm olayı ile idari eylemden kaynaklanan zararın meydana geldiği ve bu tarihte davacıların hem eylemi hem de zararı öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiği, kanun hükmü uyarınca eylemin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde davacılar tarafından ilgili idareye başvurularak tazminat talep edilmesi gerektiği, fakat olayda davacılar tarafından eylemin meydana geldiği tarihten itibaren 1 yıl 15 gün sonra 23/11/2020 tarihinde olay nedeniyle meydana gelen zararın tazmini amacıyla davalı idareye tebliğ edildiği ileri sürülen dilekçeyle yapılan başvurunun, geçen dava açma süresini ihyâ etmeyeceği de gözetilerek; süresi içinde açılmayan işbu davanın esasının incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, öğrenme olayına ilişkin somut deliller sunulmasına rağmen davanın gerekçesiz karar ile reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkının engellenmesi niteliğinde olduğu, hak arama hürriyetinin kısıtlanmasına sebep olduğu, başvuru ve dava sürecinin yasal süresi içerisinde tamamlandığı, herhangi bir süre aşımı bulunmadığı, süre aşımı nedeniyle davanın reddi yönünden verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar yakını ...'ın 25/09/2019 tarihinde kalp krizi belirtileri ile rahatsızlanarak gittiği Alaşehir Devlet Hastanesi acil servisinde gerekli müdahalenin yapılmadığı, olayın ciddiyetine binaen uygun koşullarda başka bir hastaneye sevkinin sağlanmadığı, hastaneden ayrılmasının hayati risk taşıdığını bilmeden çıkış yaptığı, özel araçla İzmir'deki hastaneye giderken yolda fenalaşarak kalp krizi geçirdiği, bunun üzerine ambulansla en yakın Özel ... Hastanesine kaldırıldığı, 45 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat ettiği iddia edilen olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle 23/11/2020 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -davaya konu önkarar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında; "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, kanun hükmü uyarınca eylemin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde davacılar tarafından ilgili idareye başvurularak tazminat talep edilmesi gerektiği, fakat olayda davacılar tarafından idari eylemin (tüm unsurları ile eylemin idariliğini ve zararı öğrendiği tarih olan) 08/11/2019 tarihinde öğrenilmesine rağmen bu tarihten itibaren 1 yıl 15 gün sonra 23/11/2020 tarihinde olay nedeniyle meydana gelen zararın tazmini amacıyla davalı idareye tebliğ edildiği ileri sürülen dilekçeyle yapılan başvurunun, geçen dava açma süresini ihyâ etmeyeceği gözetildiğinde süresi içinde açılmayan davanın esasının incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesine yer verilmek suretiyle davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun bulunduğu görülmüştür. 26/03/2020 tarih ve 31080 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin; 06/01/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 04/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/01/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki sürelerin 13/03/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/04/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durduğu, bu sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı, salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanının durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabileceği ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabileceği kabul edilmiş; 30/04/2020 tarih ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresi 01/05/2020 (bu tarih dahil) tarihinden, 15/06/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatılmıştır. Buna göre, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında zorunlu idari başvuru yolu için öngörülen sürenin, 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca Covid 19 tedbirleri kapsamında 13/3/2020 tarihi itibarıyla dava konusu olayda eylemin ilk öğrenildiği tarih olan 08/11/2019 tarihinden itibaren 4 ay 5 gün sonra durduğu, başka bir ifadeyle zorunlu idari başvuru için öngörülen bir yıllık sürenin dolmasına 7 ay 25 gün kala sürelerin durmuş olduğu, ancak 15/6/2020 tarihinden itibaren anılan sürelerin tekrar işlemeye başladığı, dolayısıyla mevzuata göre idari başvurunun 15/6/2020 tarihinden itibaren 7 ay 25 gün içinde yapılması gerektiğinden başvuru yapılabilecek nihai tarihin 09/02/2021 olarak kabulü gerektiğinden davacılar tarafından sağlık hizmetinin kusurlu yürütülmesinden kaynaklanan zararlarının tazmini istemiyle 23/11/2020 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.