3. Hukuk Dairesi 2012/12483 E. , 2012/16625 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; tapu siciline y…
**3. Hukuk Dairesi 2012/12483 E. , 2012/16625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; tapu siciline yolsuz olarak tescil edilen vakıf şerhi nedeniyle, davalı idarece müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak 4.819 YTL taviz bedeli alındığı, idareye ödenen bu taviz bedelinin istirdadı için davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğu ileri sürülerek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, önceki ilam ile 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra idari yoldan konulan vakıf şerhinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.12.2008 tarih ve 2008/19103 E.-2008/20752 K.sayılı ilamı ile; 27.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanununun geçici 5.maddesi hükmüne göre, vakıf şerhi ile ilgili devam etmekte olan davalarda ve diğer Kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı esası getirilmiştir. Bu durumda 3402 sayılı Kanunun 12/3.maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin ve dolayısıyla 2.4.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararının uygulama imkanı bulunmamaktadır.Hal böyle olunca; vakfiye örneği ile kök tapu kaydı bütün tedavülleriyle birlikte dosyaya getirtilip şerhe konu vakfın sahih vakıflardan olup olmadığı hususunda uzman bir bilirkişiden rapor temin edilerek gayrisahih vakıf olduğunun tesbiti halinde tavize tabi olmadığı değerlendirilerek davanın şimdiki gibi kabulüne, sahih vakıf olduğunun tesbiti halinde ise reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamı sonucunda yapılan yargılamada vakfın sahih vakıf olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.5737 sayılı Vakıflar Kanunu 27.2.2008 tarihli Resmi Gazete de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Sözü edilen 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmüne göre; icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabiidir.