10. Hukuk Dairesi 2025/1273 E. , 2025/6706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E., 2024/244 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili d
**10. Hukuk Dairesi 2025/1273 E. , 2025/6706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E., 2024/244 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, eşi ...'ten 03.11.2018 tarihinde boşandığını, kararın kesinleştiğini, boşandığı tarihten sonra 2 çocuğundan biri olan ... ile birlikte ortak konutta yaşamaya devam ettiğini, boşandığı eşinin ortak konuttan ayrılarak yeni bir adreste ikamet etmeye başladığını, müvekkiline yetim aylığı bağlandığını, ...'ün %99 oranında engelli olduğunu, eski eşi ile 04.08.2017 tarihinde yeniden evlendiklerini, müvekkiline bağlanan ölüm aylığının kesildiğini, Kurum tarafından 01.12.2008-23.09.2017 tarihleri arasında babasından aldığı aylığın boşanmanın muvazaalı olduğu gerekçesiyle yersiz ödenen bedelin tahsilinin istendiğini, boşanmadan sonra müvekkilinin eski eşi ile birlikte yaşamadığını, dinlenen tanıkların evlendikleri tarihten sonraki döneme yönelik beyanda bulunduklarını belirterek Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, denetmen raporunda belirtilen hususların sabit olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararı ile davacı ile bir dönem ayrı yaşadığı eşi ...'ün uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı oldukları tüm adreslerde zabıta marifetiyle araştırma yapıldığı, aynı binada sakin komşularının dinlendiği, bir kısım tanıkların davacı ile ...'ün birlikte yaşamadıklarını belirttikleri, bir kısım tanıkların ise bu konuda bilgilerinin olmadığını söyledikleri, bu durumda ayrı oldukları dönemde davacı ile eşinin birlikte yaşamadıklarının kabulünün yerinde olacağı kanaati ile davanın kabulüne, Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararı ile dosyada bulunan sağlık raporlarına göre ...'ün uzun zamandır başkasının bakımına muhtaç ve ciddi sağlık sorunlarının bulunduğu ve kızları tarafından bakılmakta olduğu, ...'ün ise yatalak hasta bakımında kızlarına yardım maksadıyla gelip gittiği ve ölüm aylıklarının iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; " ..Eldeki dava, Kurumca boşandığı eşiyle fiilen beraber yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesildiğini beyanla Kurum işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacının boşandığı eşiyle 04.08.2017 tarihinde ikinci kez evlenmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 28.10.2018 tarihinde yapılan yerel denetim sırasında komşu olan tanıkların davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri, imzadan imtina ettiklerinin usulüne uygun olarak tutanağa bağlandığı, bu haliyle soruşturma raporunun geçerli olduğu, dinlenen tanıklardan yalnızca bir tanesinin denetmene verdiği ifadesini doğrulamadığı, bu haliyle birlikte yaşama olgusunun ortaya konulduğunun kabul edilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.. " denilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının boşandığı eşiyle 04.08.2017 tarihinde ikinci kez evlenmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 28.10.2018 tarihinde yapılan yerel denetim sırasında komşu olan tanıkların davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri, imzadan imtina ettiklerinin usulüne uygun olarak tutanağa bağlandığı, bu haliyle soruşturma raporunun geçerli olduğu, dinlenen tanıklardan yalnızca bir tanesinin denetmene verdiği ifadesini doğrulamadığı, bu haliyle birlikte yaşama olgusunun ortaya konulduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmış olup davanın reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik incelmeye dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından bahisle yersiz ödenen ölüm aylığının tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.