T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:23/05/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:29/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:29/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup incelem…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:23/05/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:29/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:29/01/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı sürücünün kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde yaya olan müvekkillerinin yaralanarak malul kaldığını maddi ve manevi zarara uğradığını öne sürüp müvekkillerine maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar özetle davanın reddini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince özetle davanın davacı ... yönünden 8.405,37 TL geçici, 134.803,24 TL kalıcı iş göremezlik, 1.497,00 TL taksi ücreti olmak üzere 144.705,61 TL üzerinden kabulüne, bu tutarın davalı ... yönünden 01/11/2018, davalı sigorta yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine; davacı ... yönünden 138.755,12 TL kalıcı iş göremezlik, 4.750,00 TL tedavi ücreti olmak üzere 143.505,12 TL üzerinden kabulüne, bu tutarın davalı ... yönünden 01/11/2018, davalı sigorta yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine; bakıcı gideri talebinin 18.265,50 TL üzerinden kabulüne, bu tutardan %25 hakkaniyet indirimi ile 13.699,13 TL'nin davalı ... yönünden 01/11/2018, davalı sigorta yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ...’e verilmesine; bakıcı gideri talebinin 18.265,50 TL üzerinden kabulüne, bu tutardan % 25 hakkaniyet indirimi ile 13.699,13 TL'nin davalı ... yönünden 01/11/2018, davalı sigorta yönünden dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ...’e verilmesine; manevi tazminat talebinin ... yönünden 30.000,00 TL ... yönünden 25.000,00 TL üzerinden kabulü ile bu tutarlarında 01/11/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...’dan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından özetle yaralama ölçüsüne göre manevi tazminat isteminin tümden kabulü gerektiği, bakıcı gideri yönünden hakkaniyet indirimi yapılamayacağı, maluliyet oranının düşük; dolayısıyla alacaklarının düşük hesaplandığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Sigorta şirketi vekili tarafından özetle aracın uzaklık ve hızını gözetmeden yola çıkan davacıların kusurlu kabul edilmesi gerektiği, maluliyet oranının yanlış Yönetmeliğe göre tespit edildiği, % 1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiği, hesap raporunda, müterafik kusur, mortalite tablosu, muhtemel yaşam süresi, işlemiş dönem hesabının bittiği tarih yönlerinden hatalı değerlendirme bulunduğu, geçici iş göremezlik tazminatından SGK’nin sorumlu olduğu, 10.000 TL geçici ödemenin faizinin hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, sabit ize ilişkin rapor bulunmadığı, sabit ize ilişkin rakamın farazi belirlendiği, sabit ize ilişkin ilerde yapılacak tedavinin masrafından sorumlu olmadıkları, sabit izle ilgili tedaviden SGK’nin sorumlu olduğu, bakıcı gideri ile taksi ücretinden sorumlu olmadıkları ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK Md. 49/1). Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK Md. 50/1). Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK Md. 51/1). Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri, 2. Kazanç kaybı, 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar (TBK Md. 54). Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz (TBK Md. 55/1). Dava konusu olayda davacılar bakıcı giderinin karşılanmasını talep etmiştir. Bilirkişi tarafından dokuz aylık geçici iş göremezlik süresine göre bakıcı gideri hesaplanmış; ilk derece mahkemesince bu rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de davacıların bakıcı ihtiyacı olup olmadığı varsa süresinin doktor bilirkişi tarafından belirlenmesi ve bu süre için bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiğinden alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmamış; dolayısıyla verilen karar, bakıcı gideri yönünden usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. O halde ilk derece mahkemesince dava dosyası Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kuruluna yeniden gönderilerek davacıların bakıcı ihtiyacı olup olmadığına varsa baba oğul olan aynı evde yaşayan davacıların tek bakıcı ile ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacağına ve bakıcılık süresinin kaç gün veya ay olduğuna ilişkin ek rapor alınmalı ve sonucuna göre davacının bakıcı gideri ödenmesi talebi hakkında karar verilmelidir. Kabule göre de zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir (TBK Md. 52). Somut olayda davalı sürücü, yaya geçidinden karşıya geçmekte olan davacılara geçişin bitmesine yakan çarparak onların yaralanmasına neden olmuştur. Kaza tespit tutanağına, bilirkişi raporuna, adli tıp raporuna ve ceza davasındaki bilirkişi raporuna göre davalı sürücü tam kusurludur. Davacılar lehine hükmedilen bakıcı giderlerinden koşulları oluşmadığı halde hakkaniyet indirimi yapılması doğru olmamıştır. Manevi tazminat yönünden, olay nedeniyle davacıların bedensel bütünlüğü zedelendiğinden, TBK’nin 56. maddesi gereğince davacılara uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de TBK’nin 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda olayın oluş şekli, olay tarihi, davacıların dokuz ay boyunca iş göremez halde bulunması, maluliyet oranlarının davacı ... için % 9, davacı ... için % 5 olması, paranın satın alma gücü, talep edilen tazminat miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuştur. Ortadan kaldırma kararından sonra davacılar lehine hakkaniyete uygun daha yüksek manevi tazminata hükmedilmelidir (TBK Md. 56, TMK Md. 4). Bu itibarla istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1-İstinaf başvurularının kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2- Başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvurana iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle 29/01/2026 tarihinde karar verildi. ...