T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 10/07/2023 Davanın Türü: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi) (Alanya İcra .... Esas, ... Esas, ....Esas) Dava Tarihi: 21/10/2021 Karar Yazım T: 23/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonr…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 10/07/2023 Davanın Türü: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi) (Alanya İcra .... Esas, ... Esas, ....Esas) Dava Tarihi: 21/10/2021 Karar Yazım T: 23/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davacının Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazda kain toplam ... bloktan oluşan .... isimli sitenin müteahhitliğini yaptığını, bu kapsamda davacının, söz konusu inşaattaki mutfak dolapları, banyo dolapları, vestiyerleri, bağımsız bölümlerdeki kapılar ve süpürgeliklerin yapımı ile montajı olmak üzere taşınmazlardaki tüm mobilya işlerinin yapımı konusunda davalı ile anlaştığını, bu hususta taraflar arasında akdedilen 30/10/2014 tarihli eser sözleşmesi başlıklı protokol uyarınca yapılacak iş karşılığında toplam bir bedel belirtilmediğini, yapılacak işler için m2 birim fiyatları kararlaştırıldığını, 30/10/2014 tarihli 'Eser Sözleşmesi' başlıklı metinde taraflar arasında kararlaştırıldığı üzere davacı şirkete ait toplam 1.094,489-TL bedelli 24 adet çekin keşide edilerek davalıya teslim edildiğini, söz konusu çeklerden 16 tanesinin davalıya banka yoluyla ödendiğini, bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, ancak bir kısım çekin bankaya ibraz edilerek "karşılıksızdır" işlemine tabi tutulduğunu, bir kısım çekin ise icra dosyalarına konu edildiğini, davacının 30/10/2014 tarihli sözleşme kapsamında keşide edilen çekler dolayısıyla davalıya 679.989-TL ödemede bulunduğunu, bunun yanı sıra sözleşme kapsamında davacının vermeyi taahhüt ettiği dairenin bedelinin 270.000-TL olarak kararlaştırıldığını, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı ve Alanya İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarından aynı hukuki ilişkiden kaynaklı farklı miktarlarda iki farklı takip başlatıldığını, her iki icra takip dosyasının da 30/10/2014 tarihli sözleşme gereğince ödenen satış bedelinin iadesi sebebiyle başlatıldığını, farklı miktarlarda takibe konu edildiğini, ancak icra takip dosyalarında belirtilen 30/10/2014 tarihli sözleşmede Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazdaki dairenin bedelinin 270.000-TL olarak kararlaştırıldığını, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyasında takibin tamamen kötü niyetli olarak başlatıldığını, sözleşmede böyle bir alacak borç ilişkisinin mevcut olmadığını, takip dayanağı sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığını, kanunen geçerli olmadığını belirterek, dava dilekçesinde yazılı çekler ve icra takiplerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın takip konusu alacakların %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, dava dilekçesindeki iddiaların tamamının gerçek dışı olduğunu, davacının borcunu haciz baskısı altında olmaksızın icra dairesinde icra müdürü huzurunda kabul ettiği gibi, aynı borca ilişkin ödeme taahhüdü verdiğini, davacının davalıya karşı olan borcunu resmi dairede icra müdürü huzurunda ikrar ettiğini, davacının icra müdürü huzurunda haciz baskısı altında olmaksızın borcunu kabul etmesi nedeniyle daha sonradan ikrar ettiği borcuna karşı menfi tesbit davacı açamayacağını, davacının, davalıya 30/10/2014 tarihli sözleşmede yazılı olan işler dışında yüklenicisi olduğu iki adet sitesindeki tüm mobilya işlerini de yaptırdığını, ... kasabası ...ada ... parseldeki ... blokluk .... sitesine ilişkin davacı ile 30/10/2014 tarihli mobilya imalat sözleşmesi yapıldığını, bu sitenin tüm mobilya işinin davacının şantiye şefine eksiksiz vaziyette olmak üzere teslim edildiğini, davalının davacıdan üç sitesine yaptığı mobilya işlerinden alacağı olduğunu, dava konusu yapılan çeklerin sadece davacının dayandığı 30/10/2014 tarihli sözleşmeye ilişkin alınmadığını, çeklerin bir kısmının diğer sitelere ilişkin yapılan işlerin karşılığında alındığını, davalıya önce üç sitenin işini yaptırıp, sonrasında iki adet daire satan ve sattığı daireleri teslim etmeyen davacının verdiği çekleri ödemeyerek davalıyı mağdur ettiğini belirterek, davanın reddine ve davacının dava değeri üzerinden %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, davalı tarafından toplam yapılan imalat 2.250.840TL iken, davacı tarafından yapılan ödemenin sadece 617.989,00TL olduğu, bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulmasının, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmayacağı, kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğunun kabul edileceği, dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunduğu, aynı şekilde borcun içeriğinin değiştirilmesinin yenileme olmadığı, yenilemede eski borcun sona ereceği, değiştirmede varlığını sürdüreceği, davacı tarafından çek düzenlenmesinin ifa amacıyla olup, asıl borç ilişkisinin ortadan kalkmadığı, davacının Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... (...)E. sayılı takip dosyasında borcu kabul edip ödeme taahhüdünde bulunması, kural olarak borcun çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürülmeksizin ödenmesi ya da ikrar edilmesinin borcun mevcudiyetinin kabulü anlamına gelecek olması ve bundan sonra menfi tespite ilişkin iddianın dinlenemeyecek olması, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise fatura düzenlenmemesinin alacağın istenmesine engel olmaması, çünkü iş bedelinin talep edilebilmesi için fatura düzenlenmiş olma zorunluluğunun bulunmaması, sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalatın yüklenici tarafından yapıldığının kabul edilmesi, imalatların davalı tarafından yapıldığının tanık anlatımı ve buna ilişkin tutanaklarla belirlenmesi, davalı tarafından yapılan imalat bedelinden fazla alacak için icra takibi yapılmamış olması, kambiyo taahhüdünde bulunulmasının tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmayacak olması, ortada yenileme olmayıp, buna ilişkin iddianın da bulunmaması, tasarrufun iptaline ilişkin Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29/01/2020 tarih ... Esas ...Karar sayılı dava dosyasındaki tarafların beyanlar ve iddiaların mahiyeti nedenleri ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bunun dışında menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolasıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için bir tazminata mahkum edecek olması, dava dosyasında ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması nedeni ile davalı lehine tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının davasının reddine, koşulları oluşmayan davalı lehine tazminat talebin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının, davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalıya yapmış olduğu işin bedelinden fazla tutarda çek keşide edilerek teslim edildiği, imalat bedeli hususunda düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü, ...isimli proje yönünden taraflar arasında sözleşme keşide edildiği, ancak davalının bu inşaatta imalatta bulunmadığı, ...isimli proje yönünden taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı, ... ın davacı şirket bünyesinde daha önce çalıştığını ve halihazırda davacı şirkete karşı davası bulunan husumetli bir kişi olduğu, teslim tutanaklarının delil oluşturmak amacıyla geçmişe dönük ve gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, ikrar edildiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İcra İflas Kanununun 72. maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi (asıl yüklenici), davalı ise yüklenici (taşeron)dir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca mahkemece mevcut delil durumu itibarıyla her üç proje yönünden taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının kabul edilmesinde ve davacı iş sahibince yapılan ödeme miktarının, oluş ve dosya kapsamına uygun şekilde düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden, davalı alt yüklenicinin yaptığı belirlenen imalat bedelinden az olmasına, bu itibarla yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 23/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.