Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2784 E. , 2024/564 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2784 Karar No : 2024/564 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- …Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin Üniversitesi, Tıp Fakü…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2784 E. , 2024/564 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2784 Karar No : 2024/564 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- …Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin Üniversitesi, Tıp Fakültesi, …Anabilim Dalında profesör olarak görev yapmakta olan davacının, kamu görevinden çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işlemi ile bu işlem nedeniyle görevinin üzerinden alınmasına ilişkin Mersin Üniversitesi işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğranılan maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; uyuşmazlıkta, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü … Anabilim Dalında profesör olarak görev yapan davacı hakkındaki disiplin soruşturma raporunda yer alan bilgi ve belgeler ile araştırma görevlisi ve doktorların alınan ifadelerinde; davacının uzmanlık öğrencilerinin hak ettiği ücretleri rızaları dışında aldığı, kendi alabilecekleri maksimum ücret kotasını doldurup, ikinci cerrah olarak ücret alamayacakları ameliyatlarda, uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrencilerini, yanlarında ikinci cerrah olarak ameliyata girmiş gibi yazarak, girmedikleri bu ameliyatlardan ücret hak etmelerini sağladığı, uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrencilerinin gerçekte ameliyata girmediği halde hak edişe esas olan belgeye adı yazıldığı için adlarına tahakkuk eden veya girdiği ameliyatlardan hak ederek adlarına tahakkuk eden paraları, bu kişilerden talep ettiği ve aldığı yönünde verilen ifadeler ve banka hesap hareketleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği açık olup bu nedenle fiiline uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Disiplin soruşturmasının mevzuata uygun yapılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü … Anabilim Dalında profesör olarak görev yaptığı, hakkında; hastane kayıtlarında sahtecilik yaptığı, hastane, SGK ve hastaları zarara uğratmak yolu ile haksız kazanç sağladığı, uzmanlık öğrencilerinin hak ettiği ücretleri rızaları dışında aldığı, kendi alabilecekleri maksimum ücret kotasını doldurup, ikinci cerrah olarak ücret alamayacakları ameliyatlarda, uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrencilerini, yanlarında ikinci cerrah olarak ameliyata girmiş gibi yazarak, girmedikleri bu ameliyatlardan ücret hak etmelerini sağladığı, uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrencilerinin gerçekte ameliyata girmediği halde hak edişe esas olan belgeye adı yazıldığı için adlarına tahakkuk eden veya girdiği ameliyatlardan hak ederek adlarına tahakkuk eden paraları, bu kişilerden talep ettiği ve aldığı, hastaya ameliyatta yapılan işlemin haricinde, "aslında uygulanmayan" işlemlerin de ameliyat kodlarını girerek hastaları zarara uğrattığı, tüm bu yöntemlerle haksız kazanç sağladığı, istediklerini yapmayan uzmanlık yan yal öğrencilerini ameliyatlara almayarak ve uzun süre poliklinikte çalıştırarak cezalandırdığı, yapanları ise ödüllendirdiği, uzmanlık ve yan dal uzmanlık öğrencilerinin eğitimini gerektiği gibi yapmadığı, çalışma ortamında huzur ve güven içinde çalışılmasına engel olduğu iddialarını içeren Bimer ve Cimer'e yapılan şikayetler ile Tıp Fakültesi Dekanlığı'na verilen dilekçeler üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen 10/05/2017 tarihli soruşturma raporunda davacının eylemlerinin subüt bulduğundan bahisle davacının bu eylemlerinin 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 53/b-6 maddesinin (c) alt bendinde düzenlenen "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak", (e) alt bendinde düzenlenen "Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek" suçunu oluşturduğu, bu suçlara karşılık gelen "kamu görevinden çıkarma cezası" verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, kamu görevinden çıkarma cezası teklifi ile dosyanın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na sunulduğu, Yüksek Disiplin Kurulu'nun …tarih ve …sayılı kararı ile davacıya isnat olunan 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 53/b-6 maddesinin (c) alt bendinde düzenlenen "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak", (e) alt bendinde düzenlenen "Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek" disiplin suçu unsurlarının oluştuğu kanaati ile kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ünivesite teklifinin oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, anılan işlem nedeniyle davacının görevinin üzerinden alınmasına ilişkin Mersin Üniversitesi'nin 20.09.2017 tarihli işleminin tesisi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasamızın "suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinin 4. fıkrasında "suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." kuralı yer almaktadır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (4) numaralı bendinde, "Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme: Devlet yükseköğretim kurumlarında bulunulan kademedeki ilerlemenin fiilin ağırlık derecesine göre bir ila üç yıl arasında durdurulması; vakıf yükseköğretim kurumlarında ise fiilin ağırlık derecesine göre üç ila altı ay süreyle brüt ücretinden 1/4 ila 1/2 arasında kesintiye gidilmesidir. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller şunlardır: b) Görevi sebebiyle veya görevi sırasında doğrudan veya dolaylı olarak her ne ad altında olursa olsun menfaat sağlamak, iş sahiplerinden veya öğrencilerden borç para istemek veya almak." düzenlemesi; (6) numaralı bendinde "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: ... c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. ... e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek." düzenlemesi bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı eylemlerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara uzanan disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasanın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır. "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Ölçülülük prensibi gereğince; disiplin yaptırımı gerektiren eylem ile uygulanan ceza arasında adil bir denge bulunması gerektiği açık olup, sabit olan eylem ile uygulanacak ceza normunun uyumlu olmaması, başka bir ifadeyle yanlış madde tatbiki hâlinde işlemin sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı düşeceği Disiplin Hukukunun bilinen ilkeleri arasındadır. Olayda; soruşturma sırasında alınan ifadeler ile soruşturma raporuna ve diğer tüm bilgi-belgelere göre davacının eylemi sabit ise de, davacının sübut bulan bu eylemi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/B-6-(c) ve (e) maddesi kapsamında bulunmamıştır. Davacının uzmanlık öğrencilerinden fiilen girdiği ameliyatlar karşılığında yatan parayı isteme eyleminin, görevi sebebiyle veya görevi sırasında doğrudan veya dolaylı olarak her ne ad altında olursa olsun menfaat sağlamak olarak tanımlanabileceği ve yukarıda değinilen Kanun'un 53/B-4(b) maddesi kapsamında olduğu, bu itibarla anılan eylemin "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasını gerektirdiği kanaatine varılmıştır. Hatalı madde tatbiki suretiyle davacının 53/B-6-(c) ve (e) hükme göre "Kamu Görevinden Çıkarma" cezası ile cezalandırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde kanunilik ve tipiklik ilkeleri ile hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 13/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.