14. Hukuk Dairesi 2016/12066 E. , 2019/4180 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı- karşı davada davalı vekili tarafından, davalı- karşı davada davacı aleyhine 16.11.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 05.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davada davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin …
**14. Hukuk Dairesi 2016/12066 E. , 2019/4180 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı- karşı davada davalı vekili tarafından, davalı- karşı davada davacı aleyhine 16.11.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 05.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davada davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, karşı dava ise müdahalenin men'i, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının 145 ada 164 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise bitişik parsel olan 145 ada 163 parsel sayılı taşınmazın maliki bulunduğunu, davacının kendi taşınmazı üzerine kadastro tespitinden önce 2 katlı bina inşa ettiğini, binanın ruhsatlı olduğunu ve davacı tarafından kendisine ait olarak bilinen alana yapıldığını, iyiniyetli olması nedeniyle TMK'nın 725. maddesi gereğince davalının taşınmazının belli bir bölümünün tapusunun iptali ile adına tescili talebinde bulunmuştur. Davalı vekili ise karşı davasında, davacının iyiniyetli olmadığını, yapmış olduğu tecavüz nedeniyle kendi taşınmazından faydalanamadığını bu nedenle tecavüzün men'i, taşkın yapının kal'i ve ecrimisil isteminde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne; birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nın 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaata konu yapı iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.