2. Hukuk Dairesi 2025/10272 E. , 2026/1933 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/... E., 2025/1747 K. Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının arttırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden, davacı kadın vekili tarafından ise nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz ş…
2. Hukuk Dairesi 2025/10272 E. , 2026/1933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/... E., 2025/1747 K. Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının arttırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden, davacı kadın vekili tarafından ise nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1.Davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam nafakanın yıllık miktarı (13.000,00 TL*12=156.000,00 TL) olup dava tarihi (2023 yılı) itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL' nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesine gelince; Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı kadın yararına yoksulluk nafakasının miktarı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, b)İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.