T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2612 KARAR NO : 2026/233 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2022 NUMARASI : 2018/... Esas, 2022/... Karar DAVACILAR : 1-... - TCK NO:..., 2-... - TCK NO:..., VEKİLLERİ : Av. ... Av. …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2612 KARAR NO : 2026/233 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2022 NUMARASI : 2018/... Esas, 2022/... Karar DAVACILAR : 1-... - TCK NO:..., 2-... - TCK NO:..., VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVACI : ... - TCK NO:..., ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/02/2026 YAZIM TARİHİ : 02/02/2026 İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tek ortaklı olarak pasif durumda iken, tek ortak konumunda olan ...'ın vefatı sebebiyle, müvekkillerİ ile diğer ortaklar arasında ciddi uyuşmazlıkların çıktığını şirketin diğer ortakları muris ...'ın aynı anne ve babasından olma kardeşleri olduğunu, müvekkillerin ise muris ...'ın babasının diğer eşinden olan kardeşleri olduğunu, müvekkili davacılar şirketin diğer ortakları tarafından üvey kardeş muamelesi gördüğünü ve dışladığını, muris ...'ın 15.08.2016 tarihinde vefat etmesinin ardından, diğer ortaklar murisin mirasçılarına intikal edecek miras işlemlerinde hatalı işlemler yapıldığını, muris ...'ın mirasını ret etmiş olması sebebiyle, diğer ortaklar gerekli düzenleyici işlemleri yapmadıklarını, bu sebeple müvekkilinin halen bu şirketin 1/16 hisse oranında ortağı olduğunu; diğer ortaklar tarafından müvekkillere 07.11.2016 tarihinde Noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile 11.11.2016 tarihinde varisler kurulu toplantısı yapılacağı bildirilmiş ise de müvekkil ...'ın fiziki zorlamalar ile toplantıya katılmasına engel olunduğunu, varisler kurulu toplantısı sonrası 22.11.2016 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilan ile 15.12.2016 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısına müvekkilinin katılması fiziken engellendiğini haricen öğrenildiği kadarıyla şirkete ait olan ve değeri 500.000,00.TL olan Manitau marka 2 adet iş makinesi ile ... marka araç ve fabrika ve ofis eşyalarının satılmış olduğunu, bedelinin ne yapıldığı hususunda müvekkillerinin bilgisi bulunmadığını, satılan bu malların dışında ise yine bilindiği kadarıyla, şirkete ait fabrika binasının içinde bulunduğu binanın yer aldığı tapuda ... numaralı bağımsız bölümler ile yine ... Mahallesi ... parsel sayılı ve toplam 50.847,21 metre kare yüzölçümlü arazideki önemli bir hisse ile ... numaralı parsel üzerinde inşa edilmiş olan Zemin 2 numaralı bağımsız bölüm içerisinde bulunan spor kompleksinin şirkete ait olduğunu, bunların yönetim kurulu tarafından satışa çıkarıldığını, bu şekilde şirketin boşaltıldığını, müvekkillerinin ve diğer ortaklardan davalı şirkette 15.08.2016 tarihi itibariyle payedinmiş iseler de, müvekkillerin ne 2016 yılı faaliyet dönemi için ne de 2017 yılı faaliyet dönemi için genel kurul çağrısının müvekkillerine yapılmadığını, bu faaliyet dönemlerine ilişkin kar dağıtımının da yapılmadığını, müvekkillerin Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesi gereğince şirketin haklı sebeplerle feshini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, zira şirketin tek ortağı olan muris ...'ın ölümünden uzun süre önce de pasif durumda olan ve hiçbir ticari faaliyeti olmayan davalı şirketin, müvekkiller ile diğer şirket ortaklarının 15.08.2016 tarihinde pay sahibi olmalarından günümüze kadar hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını belirtilerek, davanın kabulüne, davalı şirketin fesh edilmesine ve tasfiye edilerek ortaklık payları oranında ortaklara ödenmesine, şirketin daha çok zarara uğratılmasının engellenmesi amacıyla, yargılama süresince şirkete kayyum atanmasına, şirketin malvarlığı olan ve tapuda ... numaralı bağımsız bölümler ile yine ... Mahallesi ... parsel sayılı ve toplam 50.847,21 metre kare yüzölçümlü arazideki hisse ile Hatay ili İskenderun ilçesi 2. Mıntıka 2 numaralı parsel üzerinde inşa edilmiş olan Zemin 2 numaralı bağımsız bölüm içerisinde bulunan spor kompleksinin kaydına ve yargılama esnasında tespit edilecek diğer malvarlığına, ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın mirası reddetmiş olması nedeni ile dava açma ehliyet ve yetkisinin bulunmadığını, davalı şirketin taraflarca iradi olarak bir araya gelinerek kurulan bir şirket olmadığını, mevcut ortakların kurucu ...'ın ölümü ile mirasçılarından oluştuğunu, dava konusu şirket mallarının, davacılarında işbirliği içinde oldukları 3. kişi ve şirketlerin ipotek ve hacizlerinin bulunduğunu, çeşitli takipler nedeni ile davalı şirketin mallarının haczedildiğini, ayrıca tüm malların hacizli ve ipotekli olduğunu, davacıların iddialarının yersiz ve haksız olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi arz ve talep edilmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davada haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu, paydaşların şirketten çıkarılması suretiyle veya başkaca bir çözüm bulunarak şirketin devamına karar verilmesi mümkün görülmediğinden, davalı şirketin feshine karar verilmesinin somut olaya uygun düştüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; feshe neden olabilecek haklı sebeplerin varlığı durumunda mahkemenin hareket alanında bir genişleme meydana getirdiğini, artık hakimin feshe oranla duruma uygun düşen ve kabul edilebilir daha yumuşak başka bir çözüm yolunun olması halinde kendilinden başvurabileceğini, böylelikle Kanun koyucunun haklı sebepler gerçekleşmişse de hakime ortaklık ilişkisine son verme veya ilişkinin değiştirilmesi olanağının tanındığını, şirket ortakları ve yetkilisinin şirket ortaklığının intikalinden sonra şirketi borçları ile ipotekleri ile baş etmeye ve borçları tasfiye ederek şirketin faaliyetine devam etmesi için canla başla mücadele ettiklerini, şirketin faaliyeti ve yürütülmesi ile ilgili de tek bir kusur ya da ihmallerinin tespit edilmediğini, şirketin faaliyetine devam edemiyor olması, borçları ve nakit sıkıntısından kaynakladığını, ortakları tarafından yasal süreçler yöneltilerek bu durumun aşılmaya çalışıldığını, bu nedenle geçici olarak faaliyette bulunmamasının fesih nedeni olamayacağını, davacının husumet nedeni ile davanın reddine dair kararında lehlerine avukatlık ücretinin de takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin davacı v e alacaklı olduğu İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... esas sayılı alacak tazminat davasının da derdest olduğunu, halen devam ettiğini, Mahkeme'nin TTK'nin 531 hükmü uyarınca haklı sebep veya sebeplerin mevcut olmaması nedeni ile davanın reddine karar vermesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle haklı sebebin mevcut olması durumunda bile mahkemenin anonim şirketin feshine karar vermeden önce kanun hükmüne dayanarak davacı tarafın çıkmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir alternatif çözüme karar vermesi gerektiğini, bu durumun son çare ilkesinin gereği olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, 6102 sayılı TTK’nın 531. maddesine göre haklı nedenlerle Anonim Şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacı; davalı şirketin tek ortağı olan ...'ın vefatı nedeniyle davacılar ile diğer ortaklar arasında uyuşmazlıklar olduğunu, şirketin pasif durumda olduğunu, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığını belirterek anonim şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, davalı şirket vekili ise, öncelikle borçların yapılandırlmasının ve ödenmesinin amaçlandığı, ardından şirketin faaliyete geçebilmesi için koşulların elverişli hale getirlmesine çalışıldığı, davalı şirketin tüm ortakların da dahil olduğu işbirliği ve ortak çıkar gözetilerek mevcut durumdan çıkabileceğini, şirketin mal varlıklarının pasifleri kolaylıkla karşılayabildiğini, ittifak halinde şirketin faaliyetine devam edebileceği, ortaklar arasında onarılmaz ilişkilerin bulunmadığı, en uygun çözümün tüm ortak menfaatlerinin dikkate alınarak bulunabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, davacı ... yönünden aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesine göre; "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." Kanunda anonim şirketin feshine neden olacak haklı sebeplerin neler olduğu sayılmamıştır. İleri sürülen sebeplerin haklı sebep oluşturup oluşturmayacağı yargısal uygulamaya bırakılmıştır. Bu bağlamda anonim şirketin kötü yönetilmesi; genel kurul toplantılarının yapılmaması, toplantıya katılım olmamasına rağmen imzaların şüpheli şekilde tamamlanması, şirket fiilen iflas etmiş ve borca batık bir durumda olmasına rağmen, Kanunun ilgili maddeleri ısrarla tatbik edilmeyerek bu konuda genel kurulun olağanüstü toplantıya çağırılmaması şeklinde gerçekleşen genel kurul toplantılarındaki usulsüzlükler; şirketin bireysel çıkarlara yönelmesi suretiyle ortaklık amacından uzaklaşması, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin amacını gerçekleştirme doğrultusunda faaliyetlerde bulunmaması, şirketin amacını gerçekleştirmede kullanılan tüm tesis ve teçhizatların satılması nedenleriyle artık amacın gerçekleştirilmesinin mümkün olmaması; paydaşlara ihtara rağmen şirketin mali durumu hakkında bilgi verilmemesi, şirketin gelir ve giderlerinin incelenmesine izin verilmemesi, ortakların şirketin yönetimi, malvarlığı ve kâr-zarar durumu hakkında bilgilendirilmemesi, ortakların denetim ve bilgi edinme haklarının engellenmesi suretiyle bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlanması; uzun süre pay sahiplerine kâr payının dağıtılmaması, paydaşların kâr payı alma hakkının engellenmesi, şirketin yüksek kârlılığa rağmen paydaşlara kâr payı dağıtılmaması; ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmaması, ortağın bakiye borcunu ödemede temerrüdü, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıkların olması ve bunların yargıya intikal etmesi, davacı ile şirketin diğer ortakları olan kardeşleri arasındaki ilişkilerin tamamen bozulmasının aile şirketi niteliğindeki şirketin işleyişine de yansıması suretiyle ortaklar arasında giderilemeyecek ölçüde güvensizlik ve anlaşmazlığın ortaya çıkması gibi sebepler yargısal uygulamalarda şirketin feshi için haklı sebep olarak kabul edilebilmektedir. Hakim her somut olayda haklı sebep bunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. TTK'nın 531. maddesindeki düzenleme uyarınca anonim şirketin feshine son çare olarak başvurmak gerekir. Zira, asıl olanın şirketin devamlılığıdır. Anılan düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Mahkemece, bu yönde bir araştırma yapılmadığı, bu husustaki delillerin yeterince toplanmadığı ve davalı şirket ile yöneticileri haklarında açılmış dava dosyalarının, taraflar arasındaki güven ilişkisi açısından değerlendirilmediği anlaşıldığından, mahkemece, şirketin fesih ve tasfiyesini gerektirecek haklı bir sebebin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden dosyanın, bir Mali Müşavir, bir İşletmeci ve bir Nitelikli Hesap Uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dava konusu şirketin Ticaret Sicil dosyası, vergi kayıtları, banka kayıtları, dava dosyaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, TTK'nun 531 maddeleri gereğince, şirketin feshini gerektiren haklı nedenlerin bulunup bulunmadığının etraflıca araştırılıp ve fesih yerine, davacı pay sahiplerinin, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm yollarını da değerlendirmesi gerekirken, mahkemece, bu hususlar dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılması için mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre bu aşamada sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekili tarafından İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... esas ve 2022/... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... esas ve 2022/... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 02/02/2026 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır