4. Hukuk Dairesi 2024/2163 E. , 2024/4055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2023/602 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılması Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına k
**4. Hukuk Dairesi 2024/2163 E. , 2024/4055 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2023/602 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılması Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.08.2005 tarihinde davalılardan ...'ın idaresindeki aracın yaya kaldırımında bulunan müvekkili ...'a çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin çenesinde ve dişlerinde kırıklar bulunduğunu, uzun süre tedavi gördüğünü, sürekli bir maluliyet meydana gelmesinin büyük olasılık olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.09.2010 tarihli ve 2007/510 Esas, 2010/616 Karar sayılı kararı ile; davacı vekiline usulüne uygun kesin mehil verildiği halde davacı taraf ara kararları yerine getirmeyip davasını ispat edemediğinden açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.05.2015 tarihli ve 2014/1428 Esas, 2015/7653 Karar sayılı kararı ile "Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerektiği, somut olayda, mahkemece kesin mehil verilen 08.06.2010 tarihli oturumda 09.02.2010 tarihli oturumdaki ara kararlara atıfta bulunulduğu, anılan ara kararlarda bilirikişi rapor tebliğ masrafı belirtilmediği gibi ceza dosyasının celbi için gerekli masrafının ne olduğunun da açıkça yazılmadığı, bu durumda mahkemece, soyut ve kesin süre verilerek usülden davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.12.2016, 25.06.2019 ve 22.09.2020 tarihlerinde işlemden kaldırılan dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150/6 ncı maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 20.11.2023 tarihli dilekçe ile Bursa 14. İş Mahkemesinde duruşmalarının bulunması nedeniyle mazereti bulunduğunu bu nedenle mazaretli sayılmalarına karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca e-duruşma talebinde bulunduklarını, duruşma saatinde UYAP sisteminde hazır olunduğunu, fakat e-duruşmanın bağlantı sağlanamadığından yapılmadığını, ancak duruşma tutanağında e-duruşmaya ilişkin hiçbir bilgiye yer verilmediğini, mesleki mazeretinin haklı ve geçerli olduğunu, buna rağmen mazeretinin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 149 ve 150 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” hükmüne, "Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla veya Başka Yerde Duruşma İcrası" başlığını taşıyan 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise "Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un "Hukuki Dinlenilme" başlıklı 27 nci maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdâhiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkânı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip belgeleyerek duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O hâlde, 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da yargılamaya devam olunmasına karar verilecektir. Somut olayda, davacı vekilince 21.11.2023 tarihli son duruşmaya 20.11.2023 tarihinde UYAP sistemi üzerinden e-duruşma talebi gönderilmiş; davacı vekili, e-duruşma istemi kabul görmediği takdirde mazeretli sayılmasını, yeni duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenmelerine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin e-duruşma talebi üzerine 21.11.2023 tarihli duruşmada e-duruşma istemi hakkında herhangi bir karar verilmeden mazeretin reddine karar verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı vekilinin e-duruşma talebi değerlendirilip yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.