T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2322 KARAR NO : 2025/2429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2025 NUMARASI : 2025/437 E - DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2322 KARAR NO : 2025/2429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2025 NUMARASI : 2025/437 E - DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafça açılan itirazın iptaline ilişkin davada ,davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı vekili dava dilekçesi ile, itirazın iptali ile birlikte "...işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı elektrik borcunun tahsili tehlikeye girecektir. İcra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye girecektir. Borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, İ.İ.K. 257. ve devam eden maddeleri uyarınca uygun görülecek teminat karşılığında , borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz " hakkında karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 04/07/2025 tarihli ara karar ile ; " İİK 258. maddesine göre, ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.İİK 257 md ve dosya kapsamı nazara alındığında; alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden yapılacak yargılama sonunda tespit edileceği anlaşılmakla; yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı " gerekçesiyle" davacının ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekil istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "... ihtiyati haciz için gereken tüm şartlar oluşmuştur.;Yaklaşık ispatta hâkim, ispat edilmek istenen olayı muhtemel görmelidir. Diğer bir ifadeyle, iddia edilen olayın doğru olma ihtimali, doğru olmama ihtimaline göre ağır basmalıdır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1.maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, ihtiyati haciz talebini inceleyen mahkeme alacağın gerçekte var olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapmakla yükümlü değildir. Mahkemenin bu ret kararı ile yaklaşık ispat, tam ispat ölçüsüne ulaştırılmakta ve bu durum kanunun konuluş amacına aykırı olduğu gibi bu kararla menfaat dengesi dürüst alacaklı müvekkilimiz aleyhine bozulmuştur.Dava dilekçemiz ekinde de sunduğumuz kaçak elektrik tespit tutanağında da görüleceği üzere somut olayda; Müvekkil şirket yetkililerince 18.07.2024 tarihinde borçluya ait mahalde yapılan kontrolde sayaca müdahale edildiği "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.madde 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü devresine müdahale ederek tüketim hiç ölçülmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespiti yapılarak karşı taraf hakkında h/694488 seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edilmiştir. .. sunduğumuz belgelerden de anlaşılacağı üzere davalı borçlunun kaçak elektrik kullandığı sabittir. ..Ortada resmi belgeyle ispatlanmış bir kaçak kullanım söz konusu iken tüm belgeleri yok saymak müvekkil şirket açısından telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. İhtiyati haciz kararının reddedilmesi ile taraflar arasındaki menfaat dengesi müvekkil şirket aleyhine bozulmuştur. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi ... E. SAYILI dosyasında yapılan takipte,101.468,90 TL asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili için davalı-borçlunun "Tarafımca borçlu olmadığıma dair Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/735 Eşas sayılı dosyası ile borca ilişkin Tespit davası açılmıştır. Diğer taraf kötü niyetli olarak işbu icra takibini açarak haksız kazanç temin etmeye çalışmaktadır." şeklindeki beyanlar ile borca itiraz ettiği görülmüştür.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Tutanağın sözleşmeli-direk bağlantı şeklinde tutulduğu,davalının adının yazıldığı,imzadan imtina ettiğinin belirtildiği görülmüştür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Dosyadaki bilgi, belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre , bu aşamada mevcut delil durumuna göre, somut olayda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği,verilen kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Harçlar Yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2025