a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu danıştay eski başkanvekili ve danıştay eski başsavcısıdır emekliliğini müteakip haziran tarihinde atatürkçü düşünce derneği add genel kurulunca genel başkan seçilmiş ve halen bu görevine devam etmektedir maddesini değiştiren kanun türkiye büyük millet meclisince kabul edildikten sonra cumhurbaşkanı abdullah gül tarafından tarihinde referanduma sunulmuş ve halkoylaması sonucunda anayasa değişikliği kabu
a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu danıştay eski başkanvekili ve danıştay eski başsavcısıdır emekliliğini müteakip haziran tarihinde atatürkçü düşünce derneği add genel kurulunca genel başkan seçilmiş ve halen bu görevine devam etmektedir maddesini değiştiren kanun türkiye büyük millet meclisince kabul edildikten sonra cumhurbaşkanı abdullah gül tarafından tarihinde referanduma sunulmuş ve halkoylaması sonucunda anayasa değişikliği kabul edilmiştir söz konusu değişiklikte başta anayasa mahkemesi ile hâkimler ve savcılar yüksek kurulunun yapısı olmak üzere kamuoyunu yakından ilgilendiren bazı değişiklikler yapılmış anayasa değişikliğine karşı çıkanlar ile değişikliği isteyenler arasında uzunca bir süre tartışmalar meydana gelmiştir başvurucu add hatay şubesi tarafından referandum tarihinden gün sonra tarihinde düzenlenen nereye gidiyor başlıklı panelde add genel başkanı sıfatıyla bir konuşma yapmıştır başvurucu söz konusu konuşmada dinleyicileri türk milletinin bir ferdi olma sorumluluğunu yerine getirip getirmediğini düşünmeye çağırmıştır başvurucuya göre önemli olan emperyalizmin mevcut olduğu bir dünyada emir alarak mı yoksa bağımsız bir şekilde mi yaşandığıdır bu noktada başvurucu herkesi ve onun felsefesini yeniden düşünmeye davet etmektedir başvurucuya göre cumhuriyetin kurucu felsefesi demokrasidir oysa bugün türkiye gibi ülkelere dayatılan demokrasi içi boşaltılmış bir demokrasidir başvurucuya göre kurucu felsefesini bilmeyen kişiler iktidardadır başvurucu konuşmasının bu noktasında daha sonra pek çok dava açılacak olan şu sözleri sarf etmiştir bizlerdedir yani sizlerdedir yani oylarımızdadır o oylar bilinçliyse ne ala bilinçli olmayan yani dışında olan oylar bana göre gaflet delalet ve hıyanet içindedir hıyaneti hepimiz biliyoruz bizi sömürmek üzere kendi menfaatlerine göre buraya gelmiş olanları ben suçlamam onlar kendi ülkeleri için çalışıyorlar bizimkilerde kendi ülkeleri için çalışırlarsa o emperyalist güçlerin emrinde iş birlikçi olmazlar başvurucu konuşmasının devamında kimi zaman bölücü kimi zaman toprak ağalığı ve kimi zaman da siyasi demokratikleşme şeklinde cumhuriyetin ilkelerine ters düşüldüğünü ve bireylerin vurdumduymazlıkları sebebiyle devrim karşıtı güçlerin ülkeyi idare ettiklerini ileri sürmektedir başvurucu daha sonra kuruluş felsefesinin kendisine göre anlamını açıklamaya girişmekte atatürk demokrasinin üstünde olduğunu savunmaktadır başvurucu anayasası ile ülkeye özgürlükçü bir rejimin hâkim olduğunu ve yaşanan geriye gidiş yaşandığını düşünmektedir başvurucuya göre adnan menderes demokrat değildi ve anayasayı ihlal etmekten yargılanmıştı sonunda idam edilmiş olmasını eleştiren başvurucu atatürk ilkelerinden taviz verdiğini düşünmektedir başvurucu bu düşüncelerinden dolayı kendisi hakkında pek çok dava açılmış olmasından da yakınmaktadır başvurucu demokrasi ihracı bahanesiyle bölgeye getirdiğini darbesinden sonra başvuru numarası karar tarihi ve bölücü güçlerin desteklendiğini ileri sürmekte ve kendi bakış açısından sonrası başta yargı üniversiteler bazı anayasal kurumlar olmak üzere meydana gelen değişimleri analiz etmektedir başvurucu daha sonra adalet ve kalkınma partisinin ak parti kuruluşundan sonraki süreci değerlendirmekte ve amerika ile söz konusu parti arasında şüpheli ilişkiler bulunduğunu iddia etmektedir başvurucuya göre ak parti ve gülen cemaati devlet ve yargıda kadrolaşmaktadır ve gibi davalar ise bu kadrolaşmanın neticesidir başvurucu son yapılan referanduma da değinmekte ve oyu verenlerin bilinçli olarak oy verdiklerini ancak milyon kişinin oy vermediğini bunların eğitilmesi gerektiğini ileri sürmüştür başvurucu referandum sonrası değişen anayasa kurallarını değerlendirmiş ve son olarak yapılacak genel seçimlerde ak partinin halkın oyları ile iktidardan uzaklaştırılması halinde yeni anayasa yapımı konusunda siyasilere katkı sunabileceğini iddia etmiştir başvurucu ayrıca tarihinde ulusal yayın yapan haber türk televizyonunda bir programa katılmıştır başvurucu televizyon programında kesim hayır diyor eğitimsiz kesim evet diyor ifadelerini kullanmıştır başvurucunun dosyaya sunduğu belgelere göre bu konuşmasından dolayı farklı ilde toplam adet tazminat davası açılmıştır başvuru tarihi itibarıyla söz konusu tazminat davalarından hakkında ilk derece mahkemelerince ret kararı verilmiş bunlardan tanesi yargıtay tarafından görüşülerek onanmıştır başvurucunun yukarıda zikredilen konuşmasında tırnak içinde alıntılanan sözleri ve referandumda oyu verenleri eğitimsiz olarak nitelendirmesi nedeniyle açılan davalar nedeniyle yapılan bireysel başvurulardan dördü mevcut başvuru ile birleştirilmiştir birinci dava ak parti milletvekili yedi davacı tarafından tarihinde ankara asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında başvurucunun referandumda oyu kullananlara ve dolayısıyla kendilerine hakaret ettiğini iddia etmişlerdir başvurucu derece mahkemesindeki davaya cevabında davacıları hedef almadığını sarf ettiği sözlerin referanduma ilişkin sonuçların değerlendirilmesi safhasında eleştiri sınırları içerisinde olan genel geçer açıklamalardan ibaret olduğunu ileri sürmüştür başvurucu ayrıca oylamanın gizli yapıldığı için kimsenin hangi yönde oy verdiğinin bilinemeyeceğini ve davacının oyunun kendi tasarrufu olduğunu kimseyi ilgilendirmediğini davacının doğrudan zarar görmemesi nedeniyle tazminat isteme hakkının da bulunmadığını davacı açısından matufiyet şartının oluşmadığını savunmuştur derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı kısmen kabul etmiş ve davacılar lehine tazminata hükmetmiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamı ile tazminat yerine tecavüzün kınanmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle oy çokluğu ile bozulmuştur dairenin gerekçesi şöyledir iktidar partisi milletvekili olduğunu üyesi bulunduğu partinin anayasa değişikliği önerisini meclise sunduğunu teklifin yasalaşma sürecinde ve sonraki halk oylaması aşamasında halkı evet oyu kullanmaya davet eden çalışmalar yaptığını halk oylamasında evet oyunun daha fazla çıkması nedeniyle bu halk oylamasından sonra atatürkçü düşünce derneği genel başkanı olan davalının tarihinde hatayda düzenlenen türkiye nereye gidiyor konulu panelde ve buradaki konuşmaların tartışıldığı tarihli habertürk adlı televizyonda yayınlanan adlı programdaki konuşmaları ile kendisi gibi evet oyu kullanan kesimi gaflet delalet hıyanet ve cahillikle itham ettiğini ve kişilik hakkına saldırıldığını belirterek manevi tazminat istemiştir başvuru numarası karar tarihi davalı taraf sözlerin davacıya yönelik olmadığını davacının oyu kullanıp kullanmadığını bilmesinin gerekmediğini bu nedenle sözlerin davacıya yönelik olmadığını tahkir amaçlı olmayan sözlerin bilinçli olarak oy verenler dışında kalan kimselere yönelik olarak kullanıldığını oyunu bilinçsiz olarak kullananların hatasının vurgulandığını kaldı ki siyasi kişilerin eleştiri sınırının geniş olduğunu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını sözlerin hakaretle ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir yerel mahkemece davacının mensubu olduğu siyasi partinin anayasa değişikliği teklifini meclise sunması yasalaşma sürecinde halkı oyu kullanmaya davet eden kampanyalar yürütmesi açık hava toplantıları radyo ve televizyon konuşmaları yapmaları bu itibarla davacının da oyu kullanacağının aşikar olması nedeniyle matufiyet unsurunun bulunduğunu kabul ederek davalı tarafından söylenen delalet hıyanet içinde olmak ve sözlerinin eleştiri sınırlarını aşıp davacıyı aşağılayan kişilik hakkını zedeleyen halkın gözünde küçük düşmesini sağlayan sözler şeklinde olduğundan davayı kısmen kabul etmiştir manevi zarar kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir kişide oluşan manevi zararın giderilmesi bakımından hâkimin olayın özelliklerine fail ve mağdurun durumlarına kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin niteliğine göre manevi tazminat olarak bir miktar paranın ödenmesine veya borçlar kanunu maddesi gereğince tazminat yerine diğer bir tazmin yoluna başvurması mümkündür bahsedilen madde gereği diğer tazmin yöntemleri konusunda örnekseme yapılarak haksız saldırının kınanması ve kınama kararıyla birlikte bu kararın basın yoluyla ilan edilmesi yöntemlerine değinilmişse de bu yöntemler sınırlı olmayıp hakimin takdirine bırakılmıştır bu bağlamda özür beyanı isnadın geri alınması vb bir tazmin şeklinin benimsenmesi de düşünülebilir hd somut olayda tarafların sıfatı sarf edilen sözlerin niteliği sözlerin söylendiği ortam hedef alınan kitle ve potansiyel etkisi ile sözlerde davacı tarafın tek olarak hedef alınmayıp bir topluluğun içinde yer aldığı hususları dikkate alındığında tazminat yaptırımı yerine maddesinde bahsedilen diğer yaptırımlardan olan tecavüzün kınanmasına dair kararla yetinilmesi gerekirken tazminat yaptırımına başvurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir bozma üzerine derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı kabul etmiş ve başvurucunun davacıları hedef almamakla birlikte anayasa referandumunda evet oyu verilmesini sağlayan veya evet oyu veren şahısların hedef alındığı matufiyet unsurunun gerçekleştiği söylenen sözlerin de eleştiri sınırını aştığı gerekçesiyle kınama kararı vermiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamı ile onanmıştır onama kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir dava türkiye büyük millet meclisi sanayi ve ticaret komisyonu başkanvekili olan başka bir davacı tarafından tarihinde ankara asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında başvurucunun referandumda oyu kullananlara ve dolayısıyla kendisine hakaret ettiğini iddia etmiştir davacı birinci davadaki cevabına benzer bir savunmada bulunmuştur derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı kısmen kabul etmiş ve davacı lehine tazminata hükmetmiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamıyla birinci davada belirtilen gerekçeler ile tazminat yerine borçlar kanununun maddesinde belirtilen tedbirlerden birine tecavüzün kınanmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle oy çokluğu ile bozulmuştur bozma üzerine derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı kabul etmiş ve birinci davadaki gerekçeyle kınama kararı vermiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamı ile onanmıştır onama kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvuru numarası karar tarihi üçüncü dava ak parti milletvekili diğer bir davacı tarafından tarihinde ankara asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında başvurucunun referandumda oyu kullananlara ve dolayısıyla kendilerine hakaret ettiğini iddia edilmiştir davacı birinci davadaki cevabına benzer bir savunmada bulunmuştur derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı başvurucunun sözleri ile davacıyı hedef almadığı beğenilmeyen eleştirilere tazminat ödenmesinin demokratik bir toplumda kabul edilemeyeceği kaldı ki başvurucunun da amacının demokrasi olduğunun açık olduğu başvurucunun sözlerine tahammül edilmesi gerektiği gerekçesiyle reddetmiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesi tarihli ilamı ile davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle oy çokluğu ile bozulmuştur bozma gerekçesi şöyledir belgelerden davacının anayasa değişikliğinin halk oylamasına sunulması teklifini meclise sunan bu teklifin komisyon ve genel kurul aşamasında yasalaşması için ve halkın halk oylaması sırasında evet oyu vermesi için çalışmalar yapan kampanya yürüten bu bağlamda açık hava konuşmaları radyo ve televizyon programları ile halkı evet oyu kullanmaya çağıran iktidar partisinin milletvekili olduğu anlaşılmaktadır davalının konuşmalarında geçen ve evet oyu veren kesimin içinde davacının yer almadığını iddia etmek davacının üyesi olduğu partinin eylemleri ve davacının sıfatı ile bağdaşmaz şu durumda davalının sözlerinin anayasa değişikliği teklifini yapan değişiklik için evet oyu kullanılması için kampanyalar düzenleyen partinin milletvekili olan davacıya yönelik olduğunun kabulü sözlerin davacıya da matuf olduğu gözetilerek işin esasına girilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir bozma üzerine derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı birinci davadaki gerekçelere benzer gerekçeler ile kabul etmiş ve tecavüzünün kınanması na karar vermiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamı ile onanmıştır onama kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir dördüncü dava milletvekili olan bir başka bir davacı tarafından tarihinde ankara asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında başvurucunun referandumda oyu kullananlara ve dolayısıyla kendisine hakaret ettiğini iddia etmiştir davacı birinci davadaki cevabına benzer bir savunmada bulunmuştur derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı kısmen kabul etmiş ve davacı lehine tazminata hükmetmiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamıyla birinci davada belirtilen gerekçeler ile tazminat yerine borçlar kanununun maddesinde belirtilen tedbirlerden birine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur bozma üzerine derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı kabul etmiş ve birinci davadaki gerekçeyle kınama kararı vermiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamı ile onanmıştır onama kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir beşinci dava milletvekili olan bir başka bir davacı tarafından tarihinde ankara bursa asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında başvurucunun referandumda oyu kullananlara ve dolayısıyla kendisine hakaret ettiğini iddia etmiştir davacı birinci davadaki cevabına benzer bir savunmada bulunmuştur derece mahkemesi başvuru numarası karar tarihi tarihli kararı ile davayı reddetmiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamıyla üçüncü davada belirtilen gerekçeler ile borçlar kanununun maddesinde belirtilen tedbirlerden birine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur bozma üzerine derece mahkemesi tarihli kararı ile davayı kabul etmiş ve birinci davadaki gerekçeyle kınama kararı vermiştir temyiz üzerine karar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ilamı ile onanmıştır onama kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu birinci dava yönünden tarihinde ikinci ve üçüncü davalar yönünden tarihinde dördüncü ve beşinci davalar yönünden tarihinde anayasa mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur b hukuk tarihli ve sayılı türk borçlar maddesi şöyledir ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren debu zararı gidermekle yükümlüdür sayılı maddesi şöyledir gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler sayılı maddesi şöyledir hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir hâkim bu tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir iv