Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (''SPK'') Kanun (Sermaye Piyasası Kanunu/SerPK) hükümlerine uygun olarak 22.01.2016 yılında geniş yetkili aracı kurum olarak faaliyet izni almış ve mevzuata uygun şekilde aracılık faaliyetlerini sürdüren bir aracı kurum olduğunu, müşterilerine verdiği sermaye piyasaları aracılık hizmetleri için davalı borçlu Banka'nın .... ilindeki ....Şube nezdinde hesabının bulunduğunu, müşterilerin hesaplarının bulunduğu ba
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müvekkili arasında gerçekleşen ticari ilişki sonucu 12.08.2015 tarihli ... ve ... sayılı irsaliyeli faturalarda belirtilen ürünlerin davalıya fiilen teslim edildiğini ve her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiğini, davalının takibin dayanağı faturalara yasal süre içinde itiraz etmediğinden faturalar içeriğini kabul etmiş sayılacağından, borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, müvekkilinin davalıyı defalarca uyarmasına rağmen davalının almış olduğu ürün bedelini ödemediğinden, tahsili için davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının borcu olmadığına ilişkin itirazı üzerine takibin durduğunu, ürünlerin davalıya irsaliyeli faturalar ile fiilen teslim edildiğini, davalının BA formlarının bağlı bulunduğu vergi dairesinden istenmesi ile durumun ortaya çıkacağını, davalının itiraz dilekçesinde faturalara ilişkin bir itirazda bulunmadığı gibi ticari ilişkiyi de inkar etmediğini, borcu bulunmadığını yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu iddia ederek, davalının faize ilişkin itirazı hariç olmak üzere itirazının iptaliyle takibin devamına, davalının borca kötü niyetle itiraz etmesi nedeniyle %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı, yargılamanın devamında ibraz ettiği 17/07/2017 tarihli dilekçeyle 10/08/2015 tarihinde hırdavat dükkanı açtığını, o tarihte spottan topladığı malları resmileştirmek için alt faturaya ihtiyacı olduğunu, davacı şirketin sahibi ...'ın kendisini bularak, elinde fatura fazlası olduğunu söyleyip koçan başı 2.000 TL üzerinden anlaştıklarını ve 2 adet koçan satın aldığını, kendisi dışında başka kişilere de boş fatura koçanı sattığını öğrenmesi üzerine 09/03/2016 tarihinde iade faturası keserek noter aracılığıyla iade ettiğini, davacı taraftan hiçbir ürün satın almadığını ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesince; ''İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, davacının 12/08/2015 düzenleme tarihli 2 adet irsaliyeli faturaya dayalı olarak davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesi davacı tarafa tebliğ edilmediğinden açılan davanın süresinde olduğu, davalının itiraz dilekçesi ekinde sunduğu Üsküdar ... Noterliği'ne ait 06/04/2016 tarihli ihtarnamede davalının davacı adına düzenlediği 2 adet iade faturası olduğu, bu fatura içerikleri ile davacının takibe dayanak yaptığı fatura içerik ve bedellerinin aynı olduğu, davalı taraf ihtarnameyi fatura iadesi olarak düzenlemiş ise de, davacının faturalarının iadesine ilişkin olmayıp 12/08/2015 tarihli davacı faturaları için düzenlenmiş 09/03/2016 tarihli iade faturası oldukları, getirtilen vergi dairesi kayıtlarından her iki tarafın 2015 yılı BA/BS formları ile takip konusu faturaların 47.044,00 TL.olarak bildiriminin yapıldığı, Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile davacının takibe konu ettiği 12/08/2015 tarihli 2 adet irsaliyeli fatura karşılığı malı davalıya satıp teslim ettiği, bu faturalar nedeniyle kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 55.511,92 TL alacaklı olduğu, faturaların her iki tarafça vergi dairesine BA/BS bildirimlerinin yapıldığı, davalının, davacı yandan mal almadığını beyan etmekle birlikte takip konusu faturaların düzenlenme tarihinden yaklaşık 7 ay sonra 09/03/2016 tarihinde davacı adına 2 adet aynı tutar ve içerikte iade faturası düzenleyip gönderdiği, davacının faturalarına yasal süre içinde itiraz etmeyen davalının itiraz süresinden sonra iade faturası düzenleyip göndermesinin kendisi yararına bir sonuç doğurmayacağı, davalıya satılıp teslim edilen mallar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında itirazının 55.511,92 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,50 ve değişen/azalan oranlarda avans faizi yürütülmesine, davalının takibe itirazında haksız ve alacağın likit oluşu göz önünde bulundurularak, hükmedilen tutarın %20'si oranında 11.102,38 TL inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine'' karar verilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; - 17/07/2017 tarihli dilekçede belirtildiği üzere; 10/08/2015 tarihinde hırdavat dükkanı açtığını, spottan toplamış olduğu malları resmileştirebilmek adına alt faturaya ihtiyaç duyduğunu, davacı şirketin sahibi ...'ın elinde fatura fazlası olduğunu belirttiğinden koçan başına 2.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını ve 2 adet koçan satın aldığını, kendisi dışında başka kişilere de boş fatura koçanı sattığını öğrendiğini ve bu nedenle 09/03/2016 tarihinde iade faturası keserek noter aracılığıyla davacı şirkete iade ettiğini, davacı şirketten hiçbir ürün satın almadığını, - İade faturaların kesildiğini yerel mahkemeye sunmuş olduğu beyanda dile getirmiş olsa da, mahkeme ve bilirkişi tarafından iade faturalar incelemeye tabi tutulmadan eksik inceleme ile maddi gerçeğe aykırı, hatalı karar tesis edildiğini, kısaca açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın kaldırılarak, yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dilekçesinde açıkladığı hususlar gereğince müvekkili tarafından söz konusu faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalının ürünleri teslim alarak defterlerine işlediğini, ödeme talep edildiğinde ise ödeme yapmadığını, iade faturası düzenlemek sureti ile borçtan kurtulmayı hedeflediğini, basiretli bir tüccar olan davalının iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, usul ve yasaya uygun hüküm tesis ettiğinden, davalının hukuki dayanaktan yoksun tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafın talebi; Davalı ile arasında gerçekleşen ticari ilişki sonucu 12.08.2015 tarihli .. ve ... sayılı irsaliyeli faturalarda belirtilen ürünlerin davalıya fiilen teslim edilmesine rağmen, bedelini ödemediğinden alacağın tahsili için aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve % 20 icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Davacı/ alacaklının 01/04/2016 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile davalı/ borçlu aleyhine 12.08.2015 tarıhlı ... ve ... sayılı irsaliyeli faturadan dolayı 55.511,92 TL asıl alacak ve 3.720,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.232,74 TL'nın tahsili için takip başlattığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun 7 günlük süresi içindeki 13/04/2016 itirazı ile takibin durduğu, itirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi sebebiyle itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde kaldığı tespit edilmiştir. Mahkemece; Davacının takibe konu ettiği 12/08/2015 tarihli 2 adet irsaliyeli fatura karşılığı malı davalıya satıp teslim ettiği, bu faturalar nedeniyle kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 55.511,92 TL. alacaklı olduğu, faturaların her iki tarafça vergi dairesine BA/BS bildirimlerinin yapıldığı, davalının, davacı yandan mal almadığını beyan etmekle birlikte, takip konusu faturaların düzenlenme tarihinden yaklaşık 7 ay sonra 09/03/2016 tarihinde davacı adına 2 adet aynı tutar ve içerikte iade faturası düzenleyip gönderdiği, davacının faturalarına yasal süre içinde itiraz etmeyen davalının itiraz süresinden sonra iade faturası düzenleyip göndermesinin kendisi yararına bir sonuç doğurmayacağı, davalıya satılıp teslim edilen mallar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı istinaf sebebi olarak; Hırdavat dükkanı açtığında, spottan toplamış olduğu malları resmileştirebilmek için alt faturaya ihtiyaç duyduğunu, davacı şirketin sahibi ...'ın fatura fazlası olduğunu belirtmesi üzerine koçan başına 2.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını ve 2 adet koçan satın aldığını, kendisi dışında başka kişilere de boş fatura koçanı sattığını öğrendiği için 09/03/2016 tarihinde iade faturası keserek noter aracılığıyla davacı şirkete iade ettiğini, davacı şirketten hiçbir ürün satın almadığını, - İade faturaların kesildiğini mahkemeye sunduğu beyan dilekçesinde belirttiği halde, mahkeme ve bilirkişi tarafından iade faturalar incelenmeden eksik inceleme ile maddi gerçeğe aykırı, hatalı karar tesis edildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile; Davacı şirketin incelenen 2015 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının süreleri içinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının bulunmadığı, defterlerin birbirini teyit ettiği, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, Davacı tarafın takip ve dava konusu irsaliyeli faturalarının