8. Ceza Dairesi 2024/13632 E. , 2024/8954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3082 E., 2020/1759 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinc
**8. Ceza Dairesi 2024/13632 E. , 2024/8954 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3082 E., 2020/1759 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 15.04.2017 tarihli eylemine ilişkin; 2017/110879 soruşturma numaralı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dava açıldığı, B- Sanığın 14.01.2018 tarihli eylemine ilişkin; 2018/4419 soruşturma numaralı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında dava açıldığı, Bursa 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/326 Esas ve 2018/687 Karar sayılı kararı ile aralarında fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. C- Sanığın 15.11.2017 tarihli eylemine ilişkin; Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2018 tarihli yetkisizlik kararı üzerine 2018/25627 soruşturma numaralı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2018 tarihli birleştirme kararı ile sanığın 03.12.2017 tarihli eylemine ilişkin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1036889 soruşturma numaralı dosyası ile 18.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında dava açıldığı, Bursa 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarih, 2018/326 Esas ve 2018/687 Karar sayılı dosyasında 15.04.2017-15.11.2017-03.12.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından açılan davanın aralarında fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. D- Sanığın 28.03.2018 tarihli eylemine ilişkin; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında dava açıldığı, İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli 2018/485 Esas ve 2018/1061 Karar sayılı kararı ile aralarında fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/47 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. E- Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/47 Esas ve 2019/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. F- Kararın istinaf edilmesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 01.12.2020 tarih, 2019/3082 Esas, 2020/1759 Karar sayılı kararı ile 15.04.2017-15.11.2017-03.12.2017 tarihli eylemlerin zincirleme suç oluşturduğu, 14.01.2018 tarihli eylemin müstakil suç olduğu, 28.03.2018 tarihli eylemin müstakil suç oluşturduğu anlaşılsa da ilk derece kararını istinaf edenin sıfatı nedeniyle sadece eleştiri konusu yapılmasına ayrıca müsadereye ilişkin karar verilmediği fakat her zaman müsadere kararı verilebilmesi mümkün görülmekle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, 5237 sayılı Kanun'un 32 maddesine ilişkin sevki sağlanmadan, tedavi kararı verilmeden karar verilmesinin bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olaylar, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: İddia, sanık savunması, kollukça olaya ilişkin tutulmuş tutanaklar ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak ele alınması neticesinde; 15.04.2017 günü saat 01:00 sıralarında Selamet Mahallesi, Tütüncü Sokak üzerinde görevli polislerce 16 \*\* 867 plaka sayılı aracın durdurulduğu, araç içerisinde ... ... Sönmez, ..., ... Karabaş ve ... ... isimli şahısların bulunduğu, ... ... isimli şahsın yapılan üst aramasında sağ ön cebinde alüminyum folyo içerisinde uyuşturucu maddenin bulunduğu, araç içerisinde deri kılıf içerisinde hassas terazi, uyuşturucu kullanılan düzenek bulunduğu, sanık ... ...'in kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu maddelerin olduğunun belirtildiği, UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede; sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, birleşen Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/326 Esas, 2018/687 Karar ve bu dosya ile birleşen Bursa 15 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/509 Esas ve 2018/362 Karar sayılı dosyası ve İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/615 Esas, 2018/1061 Karar sayılı dosyalarında sanığın kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma suçu bakımından sanığın cezalandırılmasının talep olunduğu, Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/326 Esas, 2018/687 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.01.2018 olduğu, Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/509 Esas ve 2018/362 Karar sayılı dosyasında suç tarihlerinin 03.12.2017 ve 15/112017 olduğu, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/615 Esas, 2018/1061 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28.03.2018 olduğu, sanığın kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurduğunu kabul ettiği, bu sebeple sanığın mahkemenin dosyasına konu 15.04.2017 tarihli eylemi ile birleşen dosyalarda işlenen 14.01.2018, 03.12.2017, 15.11.2017 ve 28.03.2018 tarihli eylemleri arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Suç ve iddianame tarihlerine göre 15.04.2017, 15.11.2017 ve 03.12.2017 tarihli suçların kendi içinde zincirleme, ayrı ve tek; 14.01.2018 tarihli suçun müstakil, ayrı ve tek; 28.03.2018 tarihli suçun müstakil, ayrı ve tek başına ceza tayinini gerektirdiği gözetilmeden, tüm eylemlerin zincirleme olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi istinaf edenin sıfatına göre eleştiri sebebi sayılmış, gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinden 28.03.2018, 14.01.2018, 03.12.2017, 15.11.2017'nin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak değerlendirilmiş, 29.01.2018, 13.12.2017 ve 01.12.2017 tarihli uzmanlık raporlarına konu şahit numunelerin müsaderesi konusunda bir karar verilmesi ve ayrıca sanığın adli sicil ve arşiv kaydında yer alan 1178-475 sayılı erteli hapis cezası bakımından gereği için mahkemesine ihbarda bulunulması her zaman mümkün görülmekle eleştiri yapılan hususlar haricinde, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada öne sürülen ve re'sen dikkate alınan esasa ilişkin tüm delillerin hukuka uygun yöntemler ile toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanaatin dosyadaki belgeler ile toplanan delillere uyumlu olarak kesin delillere dayandırıldığı, suça konu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, suça konu eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun olduğu, verilen cezanın kanuni bağlamda uygulandığı değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Olayların oluş şekli ve zamanı, sanıktan alınan tahlil sonuçlarının pozitif olması, savunması ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, kararının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca hastahaneye sevkinin yapılmadığı yönündeki temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 01.12.2020 tarih, 2019/3082 Esas, 2020/1759 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.