2. Ceza Dairesi 2023/24627 E. , 2024/5686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90181 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan diğer suç yönünden dosya
**2. Ceza Dairesi 2023/24627 E. , 2024/5686 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90181 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan diğer suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 116/1 ve 151/1. maddeleri uyarınca nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın mala zarar verme suçu ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden nitelikli hırsızlık suçundan beraatine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Uzlaşma" başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yapılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından beraatine, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise mahkûmiyetine hükmedilmiş ise de, sanık hakkında mala zarar verme suçunun yanı sıra, uzlaştırma prosedürünün uygulanmasına engel teşkil eden ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan ".... Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesindeki konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin istinaf edilmeksizin kesinleşen 12.05.2022 tarihli ve 2021/374 Esas, 2022/313 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.