1. Ceza Dairesi 2023/5337 E. , 2024/719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme HÜKÜMLER : Kısmî istinaf başvurularının esastan reddi kararı, kısmî istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yön
**1. Ceza Dairesi 2023/5337 E. , 2024/719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye azmettirme HÜKÜMLER : Kısmî istinaf başvurularının esastan reddi kararı, kısmî istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2018/287 Esas, 2020/89 Karar sayılı kararları ile; a) Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, b) Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/52 Esas, 2023/577 Karar sayılı kararları ile; a) Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin, katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b) Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvurularının "Hükmün (B) bendinin (4). Sırasındaki 53. Maddenin devamına '15/04/2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmesine' ibareleri ile, hükmün (B) bendine '9- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... Politikalar Bakanlığı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca belirlenen 6.810-TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine' ibarelerinin eklenmesi" suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, Karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebebi Sanık ...'in öldürme eylemini sanık ...'ın yönlendirmesi ve yardımları sonucunda fikir eylem birliği içinde gerçekleştirdiğinden sanık ...'ın da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık ...'ın nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın eylemini bir anda gerçekleştirdiğine, pişman olduğuna, ceza ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. SanıK ...'in ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde 103 nolu odada bakım ve tedavisi yürütülen maktul kızı ...'nin, 04.02.2018 tarihinde saat 23.50 sıralarında yüzünün morardığını söyleyerek durumu görevli hemşireye haber verdiği, yoğun bakım ünitesine alınan maktulün muayenesi sonucunda düzenlenen 05.03.2018 tarihli adlî raporda" ... vaziyette boyun üst kısmında çene altında 2,5 cm, boyun sağ ve sol tarafta 2'şer cm’lik kenarlarda daha belirgin, ortası soluk telem (asılarak boğulma durumunda ipin boyunda bıraktığı iz) izi, telem ensede oksibital bölgede birleşmeden yüzeyleşerek sonlandığı görüldü.Boyun lateral ve ön tarafta telem altına uyan bölgede tırnak izleri ile uyumlu abrozyon alanları mevcut. Lezyonların 24 saat 36 saat uyumlu olduğu kanaati mevcuttur." şeklinde boğulmaya yönelik tespitte bulunulduğu, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.04.2018 tarihli raporunda "Çocuğun ölümünün; elle ve bağla birlikte boğma sonucu meydana gelen asfiksi ve komplikasyonları sonucu meydana geldiği" yönünde tespitin yapıldığı, sanık ...'in öz kızı olan maktul ... ile hastane odasında yalnız oldukları sırada maktulün uyumamasına sinirlenerek, kendisine ait kazağın kollarını maktulün boğazına dolayarak sıkmak suretiyle boğduğu ve sanığın maktule yönelik eylemi sonrası maktulün 43 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 19.03.2018 tarihinde vefat ettiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında maktulün uyumamasına sinirlenerek kendisine ait kazakla boğduğuna dair, maktulün ölümünün, elle ve bağla birlikte boğma sonucu meydana gelen asfiksi ve komplikasyonları sonucu meydana geldiği yönündeki adlî tıp raporunu doğrulayan ve ikrar içeren savunmaları, yine maktulü boğarken kullandığı kazağın diğer sanık ...'ın aracında poşetin içerisinde olduğunu beyan etmesi üzerine araçta yapılan aramada suçta kullanılan kazağın sanığın belirttiği yerde bulunması da dikkate alındığında sanığın üzerine atılı maktule yönelik, altsoyu ve beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme suçunu işlediği yönünde tam bir vicdani kanıya varıldığı belirtilmiştir. 2. Her ne kadar sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürmeye azmettirme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de dosya arasında mevcut tutanaklar, maktulün vefatından önce tedavi gördüğü ve olayın gerçekleştiği ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine ait görüntülerin incelendiği 24.02.2018 tarihli görüntü inceleme tutanağında; sanık ...'ın olayın gerçekleştiği gün 04.02.2018 tarihinde saat 22.36.37'de 1. kat çocuk polikliniğinden dışarı çıkış yaptığı (Resim 10), olay sonrası 05.02.2018 tarihinde saat 00.20.39'da (Resim 17) çocuk polikliniği servisine yeniden giriş yaptığının tespit edildiği, kamera görüntülerinin, sanığın mahkemede alınan "...Sonrasında akşam saat 22.00 gibi tekrardan hastaneye gittim. Gittiğimde ... çocuğu hastane koridorunda çocuğu gezdiriyordu. Bende yanlarına gittim, gittiğimde ...'yi koridorda biraz gezdirdim. kendisi ile konuşup şakalaştım. Şakalaşmaktan kastım kendisini güldürmek için onunla oyun oynamamdır. ...'nin serumu bitti. Bu durumu oradaki hemşireye söyledim, hemşire de çocuğu odasına götürün serumu takalım dedi. Bende bu sırada ...'e başımın ağrıdığını eve gideceğim diyerek yanlarından ayrıldım. Son gitmemde ... ve ... ile birlikte kaldıkları odaya girmeden sadece koridorda konuştuk. Eve gittikten sonra gece yarısında telefonum ısrarla çalması üzerine uyandım. Uyandığımda ...'in telefonundan arayan şahıs bana hastane personeli olduğunu çocuğun fenalaştığını, ...'in de bayıldığını hastaneye gelmem gerektiğini söyledi. Bende hastaneye gittim. Hastaneye gittiğimde orada güvenlik görevlisi ile birlikte yukarıya çıktı. Güvenlik görevlisi kendilerinin beni aradığını söyledi. Yukarıya çıktığımda çocuğun havale geçirdiğini yoğun bakımda kaldığını söyledi." şeklindeki savunmasını doğruladığı, sanık ...'in 06.02.2018 tarihli savcılık savunması ile sulh ceza hakimliği sorgusunda sanık ...'ın odada bulunduğu sırada, sanık ...'ın baskısı ve tehditi sonucu kendisini azmettirmesi nedeniyle maktul ...'yi boğduğuna dair beyanlarda bulunmuş ise de sanık ...'in mahkemede alınan savunmasında "...Sonrasında akşam saat 22.00-22.30 arasında kızımı hastanede gezdirirken ... tekrardan elinde meyve poşetleri ile birlikte geldi. Bu sırada ... kızım ile hal hatır soracak şekilde konuşuyordu. Bana da başının ağrıdığını bu nedenle yanımızda fazla kalamayacağını söyleyerek eve gitti. ... gittikten sonra ben kızımı koridorda gezdirmeye devam ettim. Sonrasında birlikte odaya geçtik. Odaya geçtiğimizde diğer hasta ve yakını yatıyordu. Odaya girdikten sonra kızım yatağa uzandı, ancak uyumuyordu ve herhangi bir şekilde ağlamıyordu. O sırada ben yine hamileliğim sebebi ile psikolojik olarak rahatsızlandım sinir krizi geçirdim. O sırada poşette bulunan daha öncesinde kendimle hastaneye getirmiş olduğum kazağı alarak kızımın boynuna dolayarak sıkmaya başladım. Sonrasında pişman olarak sıkmayı bıraktım. Çocuğun boğazını sıkarken çocuk da bende herhangi bir ses çıkarmadık. Sonrasında hemşireyi çağırdım, hemşireye kızımın rahatsızlandığını vücudunun morardığını söyledim. Hemşire çocuğu müşahade odasına getirmemi söyledi, bende bunun üzerine çocuğu müşahade odasına götürdüm. Sonrasında doktorlar gelip çocuğa müdahale etmeye başladılar. Orada bulunan çocuğa ilk müdahale eden hemşire yakınlarınıza haber verin dedi, ancak ben olayın şoku ile konuşamıyordum. Bana telefonu çıkar biz konuşuruz dediler. Bunun üzerine ...'ı aradım telefonu orada bulunan güvenlikçiye verdim. Güvenlikçi ... ile konuştu ve onu hastaneye çağırdı. ... hastaneye geldiğinde çocuğu yoğun bakıma almışlardı." şeklindeki beyanı ile olay sırasında sanık ...'ın yanında olmadığını doğruladığı ayrıca her ne kadar sanık ...'in suçta kullandığı kazak, sanık ...'ın aracında bir poşet içerisinde bulunmuş ise de sanık ...'in Mahkeme huzurunda alınan ilk beyanında "(...)Polisler bizi araçlara bindirmeden önce ben çocuğu boğduğum elbisenin olduğu poşete verdim ...'a bunu arabasına koymasını istedim. O da içinde olan şeyleri habersiz bir şekilde bu poşeti alarak arabasının bagajına koydu. Ben bu durumu gördüm. Ben poşeti o sırada orada bulunan polisler eşyalarını toparla emniyete gideceğiz dediği için yanıma almıştım. Hastaneden inerken de ...'a arabasına koyması için verdim. ... da poşeti verirken herhangi bir şey söylemedim, sadece arabasına koymasını söyledim. ... poşeti benim yanımda bagaja koydu. Sonrasında beni polis aracı ile karakola götürdüler(...)" şeklinde beyanda bulunduğu, sanık ...'ın Mahkemede alınan beyanında "(...)bende ... ve yanındaki bayan polisle birlikte aşağıya indim. Bu sırada bayan polis bir eli ile ...'i tutmuştu, diğer elinde de iki poşet vardı. Aşağıya indiğimizde polis bana bizim araçla birlikte karakola gel dedi. Ancak ben kendi aracımın olduğunu ve onunla geleceğimi söyledim. Bunun üzerine polis bana o zaman bu poşetleri al aracına koy, karakola gel dedi. Bunun üzerine polisin verdiği poşetleri aracımın bagajına koydum ve karakola gittim. Karakoldayken polisler aracımın nerede olduğunu söylediler. Polislerle birlikte aracın yanına gittik. ... polislere aracın bagajında bulunan kazağı gösterdi. Polisler bu kazağı alarak karakola götürdüler. ...'in diğer eşyaları aracın bagajında kaldı. Sonrasında o eşyaları da polislere teslim ettim.(...)" şeklindeki beyanıyla sanık ...'in yukarıda belirtilen beyanını doğruladığı ayrıca suçta kullanıldığı belirtilen kazağın sanığın aracında bulunmasının da tek başına sanık ...'ın mahkûmiyeti için yeterli olamayacağı, bu şekilde sanık ...'in sanık ... aleyhine aşamalardaki iddialarının atfı cürum mahiyetinde kaldığı, sanık ...'ın suçu işlemediğine dair istikrarlı savunmaları dikkate alındığında, sanık ...'in atfı cürüm mahiyetindeki iddiaları dışında sanık ...'ın, sanık ...'i altsoyu ve beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme suçuna azmettirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği belirtilmiştir. 3. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, adlî raporlar, kriminal raporlar, görüşme tutanağı, görüntü inceleme tutanağı, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi raporu, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporu, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden hak yoksunluğu ve vekalet ücretine ilişkin düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, sanık ...'in ceza sorumluluğunun tam olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporları ile maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.04.2018 tarihli raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca mahkûmiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılındığı, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik bulunmadığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan ... vekilinin, katılan ... vekilinin, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/52 Esas, 2023/577 Karar sayılı kararlarında katılan ... vekili, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenleri; 1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. 2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Dava dosyamızın inceleme konusu olan sanığı ... 15.08.1991 doğumlu olup suç tarihi olan 4.2.2018 tarihi itibarı ile 27 ya