(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8144 E. , 2009/11421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.10.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraf da
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8144 E. , 2009/11421 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.10.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraf davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı 1747 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava dışı kayınbiraderi ... ’ın üçüncü kişilere borçlandığını, borçlarını ödeyememesi üzerine maliki olduğu taşınmazı ipotek ederek kredi sağlamak üzere davalıya temlik ettiğini, temlik anlaşması gereği taşınmazın kendisine iade edileceğini ancak iadenin gerçekleşmediğini belirterek 1747 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, taşınmaza tapuda resmi senet düzenlenerek malik olduğunu açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. İddiaya göre, davadaki istemin dayanağı inançlı temlik işlemidir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, inançlı temlik; bir taşınmaz mülkiyetini devreden malikin devralanın bu taşınmazı belli bir amaç için kullandıktan sonra tekrar kendisine veya onun belirleyeceği üçüncü bir kişiye geri vereceği inancıyla taşınmazın mülkiyetini devretmesi demektir. İnançlı temlikte taşınmaz mülkiyetini devralan yeni malik belli koşulların gerçekleşmesi halinde taşınmaz mülkiyetini tekrar iade borcu altına girer. Burada her iki tarafın amacı da mülkiyeti nakletmek olduğundan mülkiyetin alıcıya geçirilmesi muteberdir. Eldeki davada inançlı temlik işleminin tarafları davacı ... ile davalı ...’dur. Ancak, mülkiyet davalıya 15.09.2006 tarihinde tapuda resmi senet düzenlenerek geçirildiğinden, inançlı temlik işleminin aynı güçte delille kanıtlanması HUMK.nun 288. maddesi hükmü gereğidir. Dava konusu miktara göre ilişkinin varlığı tanıkla ispat edilemez. Bu gibi iddiaların senetle ispatı gerektiğinden tanık ancak yasanın 289. maddesindeki olguların varlığı halinde dinlenebilir. Mahkemece değinilen bu usul hükümleri hilafına davacının dinlettiği tanık sözleriyle ve bazı düşüncelerle istemin hüküm altına alınması doğru değildir. Ne var ki, davacı 28.05.2007 tarihli delil dilekçesinde “vs. delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından davacıya yemin teklifi hakkı hatırlatılmalı, bunun sonucuna uygun olarak hüküm kurulmalıdır. Eksik araştırmaya ve yanlış değerlendirmeye dayalı kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 625.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.