10. Hukuk Dairesi 2025/12652 E. , 2025/16131 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/124 E., 2025/163 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi…
10. Hukuk Dairesi 2025/12652 E. , 2025/16131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/124 E., 2025/163 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ... adına ../... tahsis numarası ile davalı Kurumdan ölüm aylığı almakta iken davalı Kurum tarafından davacıya, eski eşiyle muvazaalı olarak boşandıkları ve fiilen birlikte yaşadıklarından bahisle bağlanan ölüm aylığının kesildiğini ve ödenen ölüm aylıklarının faiziyle birlikte geri istenildiğini, davacının almış olduğu ölüm aylığına istinaden davalı Kuruma toplamda 3.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/109 Esas ve 2012/330 Karar sayılı dosyasında yargılandığını, dosya kapsamında tarafların fiilen ayrı yaşadıkları sabit olduğundan davacının beraat ettiğini, bunun üzerine davacının ölüm aylığının yeniden bağlanması için davalı Kuruma yazılı müracaat ettiğini ancak bugüne kadar olumlu bir sonuç alamadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle adli yardım taleplerinin kabulüne, davacının ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, davacının ölüm aylığına hak kazandığının ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, birikmiş her bir ölüm aylığının ödenmesi gereken tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Kuruma ödenen 3.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtlarının tetkiki sonucunda, davacının eşinden boşanması üzerine babasından dolayı yetim aylığı aldığının anlaşıldığını, Kuruma yapılan ihbar üzerine davalı Kurum kontrol memurlarınca davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti hususunda araştırma yapılarak rapor düzenlendiğini, bu raporda davacının boşandığı eşi ile birlikte aynı adreste ikamet ettiklerinin tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi hükmü gereğice sigorta yoklama memurları ile sigorta müfettişleri tarafından tutulan rapor ve tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu ve bu belgelerin aksinin ancak eş değerde yazılı belgelerle ispatı gerekeceğinden, davacının aksini eş değerde yazılı belgelerle ispat etmesi gerekeceğini beyan ederek, davanın reddine, davacının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ... her ne kadar tespite konu dönemde davacının, boşandığı eşi cezaevinde değil ise de, bu dönem öncesi ve sonrasında cezaevinde olduğu da gözetilerek, getirtilen nüfus kayıt sisteminde ki davacı ve boşandığı eşine ait tüm adreslerde, birlikte yaşadıkları iddia edilen dönem 01.08.2011-20.01.2012 tarihleri arasında birlikte yaşayıp yaşamadıkları zabıta marifetiyle araştırılmalı, söz konusu adreslerdeki komşular tespit edilerek ifadelerine başvurulmalı, davacı ve eşinin boşandığı dönemde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile başka yardım kuruluşlarından yardım alıp almadıkları araştırılarak, yardım almış olmaları halinde buna ilişkin durum tespit tutanakları celbedildikten sonra, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından Bozmaya uyularak verilen 10.09.2024 tarihli kararı ile davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; Getirtilen kayıtlarında, davacının yardım sandıklarından yardım almadığının anlaşıldığı, yaptırılan araştırmalar sonucu düzenlenen araştırma tutanakları ile de tarafların birlikte yaşamadıklarının tespit ve rapor edildiği yine bu araştırma tutanakları ile konu hakkında bilgisi bulunan tanık tespitinin yapılamadığının rapor edildiğinin anlaşılmasına göre tarafların fiilen birlikte yaşadıklarına dair yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksini kabul ile davanın reddine dair verilen karar, usul ve yasaya aykırı olup bozulmalıdır, gerekçesi ile karar ikinci kez bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ödediği miktarın istirdatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.