1. Hukuk Dairesi 2009/6420 E. , 2009/7832 K. "" MAHKEMESİ : EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları R...’ın maliki olduğu 39 parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak, rayiç değerin çok altında bir bedelle davalıya satış suretiyle devrettiğini, murisin sağlığında çekişme konusu taşınmazı hataen davalıya devrettiği nedeniyle açtığı davanın murisin ölümü nedeniyle açılm…
**1. Hukuk Dairesi 2009/6420 E. , 2009/7832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları R...’ın maliki olduğu 39 parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak, rayiç değerin çok altında bir bedelle davalıya satış suretiyle devrettiğini, murisin sağlığında çekişme konusu taşınmazı hataen davalıya devrettiği nedeniyle açtığı davanın murisin ölümü nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, murisin gerçekte taşınmazı satmadığını, bakım yapılacağı zannıyla bağışladığını ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, taşınmazı muristen gerçek bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacılar N...ve S...’nın açtıkları davanın feragat nedeniyle reddine, davacı Ömrüye’nin açmış olduğu davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden ise; satış işleminin muvazaalı olduğu ve mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, bir kısım davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacıların miras bırakanı R...’ın maliki olduğu 39 parsel sayılı taşınmazı 03.08.1998 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanın davalıya yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.