8. Hukuk Dairesi 2013/1666 E. , 2013/6514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ve müşterekleri ile Tapu Sicil Müdürlüğü, ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.01.2011 gün ve 349/36 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava konusu 891 ve 8
**8. Hukuk Dairesi 2013/1666 E. , 2013/6514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ve müşterekleri ile Tapu Sicil Müdürlüğü, ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.01.2011 gün ve 349/36 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava konusu 891 ve 895 nolu parsellerin ortak miras bırakan ... adına kayıtlı iken 22.05.2000 tarihinde ölmesi üzerine mirasçılarına intikal ettiğini, davalıların yakın miras bırakanı ...'ın ... 1. Noterliği'nce düzenlenen 22.09.1970 tarih 15641 yevmiye nolu sözleşmeyle dava konusu taşınmazlar üzerindeki miras payından feragat ettiğini, davalıların taşınmazlar üzerinde hakkı bulunmamasına rağmen ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını ileri sürerek, davalılara intikal eden miras paylarının iptaliyle veraset belgesindeki payları oranında vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, mirastan feragat sözleşmesinin yakın miras bırakan ... tarafından düzenlendiğini, vekil edenlerini bağlamayacağını, mirastan feragat sözleşmesinin geçerliliğini yitirdiğini, taşınmazların dedelerinden kalmış olması nedeniyle yasal olarak miras payları bulunduğunu ve ortaklığın giderilmesi davası açmakta bir isabetsizlik olmadığını açıklayarak yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalılar yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır. Davalı ... Müdürlüğü vekili, taraf ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davalı idare hakkındaki davanın husumet yokluğu ve davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamından; davanın miras payından feragat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, ortak kök miras bırakan ... ile davalıların yakın murisi ... arasında ivazlı olarak mirastan feragat sözleşmesi düzenlendiği, feragat eden kişinin sözleşmede ivaz olarak belirtilen taşınmazları edindiği belirlenmiş ise de mirastan feragatin hukuki sonuçlarının terekenin taksimi sırasında gözetilmesi gerektiği, taraflar arasında açılmış ortaklığın giderilmesi davasının sürdüğü, davacıların mevcut davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, TMK'nun 528. maddesinde; miras bırakanın bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabileceği, feragat edenin mirasçılık sıfatını kaybedeceği, bir karşılık sağlanarak mirastan feragatin sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Dava konusu taşınmazlar, ortak kök miras bırakan ... adına kayıtlı olup 13.12.2000 tarihinde miras yoluyla intikal etmiş, aynı tarihte pay birleştirmeleri nedeniyle elbirliği mülkiyeti şeklinde davalılar adına tescil edilmiştir. Davalıların miras bırakanı ..., dayanak noterlik sözleşmesiyle taşınmazlar üzerindeki miras payından feragat ettiğine, feragat nedeniyle sözleşmede ivaz olarak gösterilen taşınmazları edindiğine, feragat eden ... mirasçıları adına elbirliği mülkiyeti şeklinde pay intikal ettiğine ve davalılar tarafından ortaklığın giderilmesi davası açılmak suretiyle taşınmazlar üzerinde hak talep edildiğine göre, davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunduğu hususunda duraksamamak gerekir. Çünkü, davacıların mevcut dava sonunda alacağı kararı ortaklığın giderilmesi davasında ileri sürülebileceğinin düşünülmesi gerekmektedir. Davalılar tarafından Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ortaklığın giderilmesi davası açılmış olması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüme ulaştırılması sonucunu doğurmaz. Eş anlatımla; davalılar tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında, eldeki dosya davacılarının mirastan feragat sözleşmesine dayanması halinde, ilgili mahkemece taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığının giderilmesi için dava açmak üzere taraflara süre ve imkan verilmesi, mülkiyet problemi çözüme kavuşturulduktan sonra ortaklığın giderilmesine karar verilmesini gündeme getirecektir. O halde; mahkemece, mevcut ve toplanacak deliller dikkate alınarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların hukuki yararının bulunmadığı açıklanarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18,40 TL peşin harcın istek halinde davacılara iadesine 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.