Başvuru, görme engelli başvurucunun yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda tutulması sebebiyle kötü muamele yasağının, ceza yargılamasında müdafi yardımından yararlanamama ile ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılım sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının, hürriyeti bağlayıcı ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün temyiz edilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; görme engelli başvurucunun yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda tutulması sebebiyle kötü muamele yasağının, ceza yargılamasında müdafi yardımından yararlanamama ile ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılım sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının, hürriyeti bağlayıcı ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün temyiz edilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca tedbirlerin alınmasını talep etmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun tedbir ve kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 9/7/2019 tarihli tedbir talebi hakkında ara kararı ile adli yardım talebinin kabulüne, tedbir talebinin kabulüne, başvurucunun hastalığına ve fiziksel durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna sevk edilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 8/12/2009 tarihli kararıyla silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmış ve mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi ile 14/3/2013 tarihinde Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilmiştir. Başvurucu, ceza infaz kurumunda bulunduğu sırada Sürmene Asliye Ceza Mahkemesince 8/1/2018 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme suçundan hakkında hükmolunan 5 ay hapis cezası kesinleşmiştir. Yine başvurucu ceza infaz kurumunda bulunduğu sırada Kırıkkale Asliye Ceza Mahkemesince 30/3/2018 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme suçundan hakkında hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezası kesinleşmiştir. Başvurucunun hürriyeti bağlayıcı cezaları toplam 6 yıl 15 ay 15 gündür. Başvurucu, mükerrer olması nedeniyle koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmadan 18/11/2019 tarihinde tahliye edilmiştir. Belirtilen hürriyeti bağlayıcı cezaların infazı sırasında başvurucu, hak ederek tahliye edildiği 18/11/2019 tarihine kadar nakledildiği Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Rehabilitasyon Merkezi) dâhil olmak üzere birden fazla ceza infaz kurumunda tutulmuştur. A. Başvurucunun Sağlık Durumuna İlişkin Belgeler Başvurucu, görme bozukluğu sebebiyle çeşitli tarihlerde muayene edilmiş ve hakkında sağlık raporları düzenlenmiştir. Bu raporlar şöyledir:i. Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 10/6/2010 tarihinde düzenlenen raporda başvurucunun %74 oranında sürekli engelli olduğu tespit edilmiştir.ii. Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 9/12/2014 tarihinde düzenlenen iki ayrı raporda başvurucunun engelliliği nedeniyle başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği, ceza infaz kurumu koşullarında yalnız kalmasının uygun olmadığı, hastalığının sürekli olduğu, %92 oranında engelli olduğu, hastalığının sürekli ve ilerleyici olduğu, tedavisinin olmadığı, bakıma muhtaç olmadığı belirtilmiştir.iii. Başvurucu, cezasının infazının ertelenmesi talebinde bulunmuş; bu talep üzerine Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesine sevk edilmiş; 7/3/2017 tarihli sağlık kurulu raporuyla başvurucunun Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin uygun olduğu bildirilmiştir.iv. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28/3/2017 tarihli sağlık kurulu raporunda başvurucunun %90 oranında malul olduğu, hastalığının sürekli olduğu, göz özrü nedeniyle refakatçi eşliğinde cezasının infaz edilebileceği veya refakatçi olmadan R tipi ceza infaz kurumunda kalabileceği belirtilmiştir. v. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucunun durumunun Anayasa'nın maddesi ile 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi kapsamında sürekli hastalık, sakatlık veya kocama hâli teşkil edip etmediği hususunu 19/4/2017 tarihli yazıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sormuştur. Adli Tıp Kurumunun 24/4/2017 tarihli raporuyla başvurucunun durumunun Anayasa'nın maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında değerlendirilmediği, hayatını yalnız sürdürebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla poliklinik kontrollerinin sağlanarak ceza infaz kurumu şartlarında cezasının infazına devam edilebileceği ifade edilmiştir. vi. Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Hastanesinin 19/12/2017 tarihli raporuyla başvurucunun bakıma muhtaç olduğundan ve hayatını yalnız idame ettiremeyeceğinden Metris R Tipi Ceza İnfaz Kurumuna sevkinin uygun olduğuna, ceza tehiri ile ilgili karar verilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna sevkine karar verilmiştir.vii. Adli Tıp Kurumunun 3/1/2018 tarihli raporuyla başvurucunun görme kaybı olduğu, dosyadaki belge ve bulgulara göre durumunun Anayasa'nın maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında değerlendirilmediği, hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla poliklinik kontrollerinin sağlanarak ceza infaz kurumu şartlarında cezasının infazına devam edilebileceği ifade edilmiştir. B. Başvurucu Hakkında Yapılan Yargılamalara İlişkin Süreç Başvuru formunda belirtilen, Sürmene Asliye Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülen davada, Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığının 1/10/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucunun 17/9/2012 tarihinde hidroelektrik santrali (HES) projesi için işçilerin direk dikmesini engellediği, demir sopayla jandarmanın ve işçilerin üzerine koştuğu, “Defolun lan, görmeyeceğim sizi burada, gelmeyin buraya, pişman ederim sizi, sizden de jandarmanızdan da başlarım.” sözleriyle hakaret ve tehditte bulunduğu iddiasıyla iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılması talep edilmiştir. Mahkemece başvurucunun savunması huzurda alınarak 6/11/2013 tarihinde iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan düşme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Ayrıca hapis cezasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiştir. Başvurucu hakkında verilen HAGB kararları itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kırıkkale Asliye Ceza Mahkemesinin başvurucunun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarı üzerine Mahkemece 13/6/2018 tarihinde dosyanın yeni esas sırasına kaydı yapılarak tensip zaptı düzenlenmiş ve duruşma günü belirlenmiştir. Başvurucunun Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) vasıtasıyla dinlenildiği 11/9/2018 tarihli birinci duruşmada avukatıyla görüşmek ve Mahkemede bizzat savunma yapmak için süre istemesi üzerine yeni bir duruşma günü belirlenmiştir. Mahkemece yapılan ikinci duruşmada başvurucu, SEGBİS'teki arıza sebebiyle hazır edilemediğinden yeni bir duruşma günü belirlenmiştir. Mahkemece yapılan üçüncü duruşmada başvurucunun avukatıyla görüşemediğini beyan etmesi üzerine yeni bir duruşma günü belirlenmiştir. Mahkemece 8/11/2018 tarihli son duruşmada sanık ve müdafii SEGBİS huzurunda dinlenilmiş, başvurucunun denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği belirtilerek kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet hükmü açıklanmıştır. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “Yapılan açık yargılama, toplanan tüm deliller, müşteki ve tanık anlatımları, sanık savunması ve olay yeri görgü tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihi olan 17/09/2012günü [A] Elektrik Santralı A.Ş.'nin Köprübaşı ilçesi Konuklu Mahallesinde HES Projesi kapsamında 28 numaralı elektrik direğinin dikimi sırasında yalan söylemesi için bir neden olmayan ve birbirini tanıyıp danışıklılık içinde olması için bir neden olmayan kolluk görevlileri ile inşaat yetkilileri müştekilerin birbirleriyle tutarlı anlatımlarına göre; hidroelektrik direkleri dikme işlemlerine karşı konulması ihbarı üzerine olay günü kolluk görevlileri [A.], [S.H.] ve [E.Ö.].nün olay yerine intikal ettikleri, olay yerinde bulunan tanık [A.Y.] ile konuşulduğu ve soruşturma işlemlerine başladıldığı sırada, sanığın elinde bulunan demir sopa ile koşarak geldiği, siz kim oluyorsunuz da benim anneme tapu soruyorsunuz, gelin size tapuyu göstereceğim diyerek üzerlerine koştuğu, şahsı annesi [A.Y.] isimli şahsın tuttuğu, işçilerin ve şirket yetkililerini uzaklaştırıldığı, işçilerin ve personelin uzaklaştığı esnada Hasan Basri Yıldız isimli şahsın "defolun lan, görmeyeceğim sizi burada, gelmeyin buraya pişman ederim sizi sizden de jandarmadan da başlarım" şeklinde sözler sarfettiği bu şekilde kolluk görevlilerini "gelmeyin buraya pişman ederim" şeklinde tehdit sözleri ile soruşturma yapmalarına mani olarak üzerine atılı görevli memura etkin direnme ve "defolun lan" sözleri ile alenen hakaret suçlarını işlediği sabit görülerek hüküm kurulmuştur. Sanık hakkında bu hükümle ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de ;sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşıldığından, CMK.nın 231/11 maddesi gereği Sürmene Asliye Ceza Mahkemesi 2012/166 Esas, 2013/180Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen ve açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.” Başvurucunun müdafii kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş olup istinaf dilekçesinde özetle başvurucunun ciddi oranda görme engeli olan ancak yardımla yürüyebilen biri olduğunu, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, atılı suçu işlediği iddia edilen tarihte de ciddi bir görme engelinin olduğunu, görme kaybı nedeniyle olay tarihinde olay yerinde jandarmanın olduğunu görmediğini ve anlamadığını, görme engelli olduğuna ilişkin herhangi bir rapor alınmadığını, sarf ettiği sözlerin Yargıtayca kaba ve nezaketsiz davranış olarak nitelendirildiğini belirterek başvurucunun hakaret suçundan beraatine karar verilmesini, görme engelli ve yardıma muhtaç başvurucunun görevli memura direnme suçunu işlemesinin mümkün olmadığını belirterek anılan suçtan da beraatine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf başvurusunu inceleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesince 27/3/2019 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu yönünden başvurucunun beraatine karar verilmek suretiyle (karar düzeltilerek) istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Başvurucu, nihai karardan 20/6/2019 tarihinde haberdar olduğunu belirterek 27/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Tedbir İstemli Bireysel Başvuru Süreci Başvurucu, başvuru formunda Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Başvurucunun tedbir talebi kapsamında ceza infaz kurumunda sağlık hizmetlerine erişimine ilişkin olarak yazıya verilen cevapta kurum revirinde haftanın belirli günlerinde görevlendirilen hekim ve diş hekimlerince sağlık hizmeti verildiği, üç sağlık memurunun 24 saat vardiya esasına göre görev yaptığı, geçici sağlık memurlarının hükümlü ve tutuklulara reçete edilmiş ilaçların hazırlanarak dağıtımını yaptığı, pansuman ve iğne yapılması gerektiğinde hastanın kalmakta olduğu odasından görevli infaz ve koruma memuru nezaretinde kurum revirine çıkarılarak gerekli müdahale yapıldığı, hükümlü ve tutukluların sağlık sorunlarına göre aciliyet arz eden durumlarda ilk müdahalenin sağlık memuru tarafından yerinde yapılmakta olduğu, acil olarak hastaneye sevk gerektiğinde 112 Acil Servisinin çağrılarak hastaneye sevkin gerekli olduğunun tespit edilmesi hâlinde acil olarak kolluk kuvveti nezaretinde hastaneye sevk işlemlerinin yerine getirildiği bildirilmiştir. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm tarafından verilen 9/7/2019 tarihli ve 2019/21893 başvuru numaralı tedbir talebi hakkında ara kararı ile başvurucunun hastalığına ve fiziksel durumuna uygun gerekli tedbirlerin derhâl alınması ve sağlık durumuna uygun bir ceza infaz kurumuna sevk edilmesi yönünde karar verilmiştir. Kararda, başvurucu hakkında farklı tarihlerde düzenlenen raporlarda başvurucunun en az %90 oranında malul olduğunun belirtildiği, hayatını tek başına ceza infaz kurumunda sürdürebileceği konusunda ise raporlarda çelişkiler bulunduğu, başvurucunun en az %90 oranındaki maluliyet durumu ile yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda tutulduğu dikkate alındığında ceza infaz koşullarının başvurucunun maddi ve manevi bütünlüğü üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin tedbir kararından sonra Kırıkkale Asliye Ceza Mahkemesinin 30/3/2018 tarihli kararıyla görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûm olduğu 7 ay 15 gün hapis cezası yönünden ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulandığından koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanmadan, hak ederek tahliye tarihine kadar tutulduğu ceza infaz kurumundan infazın tamamlanması sebebiyle 18/11/2019 tarihinde tahliye edilmiştir. Başvurucunun tedbir kararından sonra tahliyesinin ardından tekrar ceza infaz kurumuna alınıp alınmadığının bildirilmesi için Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta;i. Başvurucunun 23/3/2020 tarihinde Amasya Asliye Ceza Mahkemesinin 17/1/2019 tarihli kararıyla kamu malına zarar verme suçundan kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumuna alındığı, 5/4/2020 tarihinde COVID-19 tedbirleri kapsamında izne ayrıldığı, 15/4/2020 ile 7/5/2020 tarihleri arasında anılan kurumda mevcutlu olarak barındırılmadığı, 7/5/2020 tarihinde denetimli serbestlik tedbirlerinden faydalandırılmak üzere tahliye edildiği, ii. Başvurucunun 1/7/2020 tarihinde denetimli serbestlik tedbirlerinden faydalandırılmakta iken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 30/6/2020 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma suçlarından tutuklanarak Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, 24/12/2020 tarihinde denetimli serbestlik tedbirlerinden faydalandırılmak üzere tahliye edildiği belirtilmiştir. A. Ulusal Hukuk İlgili ulusal hukuk için bkz. Abdullah Baybaşin, B. No: 2014/5161, 20/9/2017, §§ 28-32; Kamil Erdoğan, B. No: 2017/4023, 19/4/2018, §§ 19-B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Abdullah Baybaşin, §§ 33-