Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...' nin dava konusu taşınmazında içinde bulunduğu Doğuşpark adlı projenin müteahhit olarak yüklenicisi olduğunu, diğer davalı ... Özturan'ın ise 6 adet arsa sahiplerinden birisi olduğunu, müvekkilinin ve ... İnş Teks Gıda Mermer.... San.Tic.Ltd.Şti.'nin, Doğuşpark projesinin mermer imalatlarının uygulamasını yapan şirket olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında 17/08/2008 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme konusu yerin İhsaniye Esentepe Mh. İstiklal Cd. No:37 Nilüfer/Bursa adresinde bulunan Doğuşpark şantiyesindeki tüm projenin mermer imalatından sorumlu olduğunu, davalı ...'nin imalat işlerine karşılık 31/05/2012 ila 15/05/2013 tarihleri arasında 24 adet senet ve muhtelif çek ile ödeme yapacağını bunun haricinde 2 adet dairenin satışını vermeyi de taahhüt ettiğini, bu 2 daireye ilişkin 28/01/2012 tarihli iş bitirme protokolü yapıldığını, dairelerden birinin ... adlı kişiye daha sonra takas edilerek müvekkil şirkete satıldığını, müvekkil şirketin taşınmazı kendi adına tescil ettirmek istediğinde davalı şirket ve diğer davalılar ile aralarında anlaşmazlıklar olduğunu davalı şirketin diğer davalıların yetkilerini azlettiğini belirtildiği, müvekkil şirketin dava konusu taşınmazı tapuda devir alamadığı gibi Doğuşparktaki mermer yükleniciliği sebebi ile 1 milyon TL'yi aşkın alacağını da tahsil edemediğini, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin edimini yerine getirmeyerek çek ve senetleri ödemediğini, bu sebep ile müvekkil şirket tarafından davalı şirket ve senetler üzerindeki davalı şirketin yetkilileri olan şahıslar ve ciranta olan kardeş şirketler aleyhine icra takibi başlattığını, davalı şirket ve diğer kardeş şirketler üzerinde onlarca ipotek ve haciz olduğunu öğrendiklerini, davalı şirket aleyhine gerçek hak sahipleri tarafından açılan başkaca tapu iptal ve tescil davaları bulunduğunu belirterek müvekkilinin hak kaybının önlenmesi için B blok 6 ve K blok 12 nolu bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Bursa ili Nilüfer ilçesi, İhsaniye Mh. 2214 ada h21c05c2a pafta , 9 nolu parselde kayıtlı B blok 6 nolu bağımsız bölümün tapu iptali ile müvekkil şirket adına tapuda tesciline, B blok 6 nolu bağımsız bölüm üzerinde müvekkilden daha üstün ve korunması gereken bir hakkın varlığının anlaşılması halinde terditli talebinin değerlendirilerek, Bursa ili Nilüfer ilçesi, İhsaniye mh. 2214 ada h21c05c2a pafta , 9 nolu parselde kayıtlı K blok 12 nolu bağımsız bölümün tapu iptali ile müvekkil şirket adına tapuda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, müvekkilinin davaya konu olan K Blok 12 numaralı dairenin sahibi olduğunu, davalı ... İnş Tah. ve Tic Ltd.Şti ile aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı ... İnş Tah. ve Tic Ltd.Şti edimlerini eksiksiz olarak tamamlaması halinde müvekkilinin K blok 12 daireyi davalı adına tapuda devir teslim işlemlerini gerçekleştireceğini, ancak davalı edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinden müvekkilinin tapu da devir işlemini gerçekleştirmediğini, zira müvekkilinin borcunun henüz muaccel hale de gelmediğini, davalı şirketin müvekkilinin uğramış olduğu zararların giderilmesi ve eksik imalatların tamamlanması halinde müvekkilim K 12 numaralı daireyi davalı şirkete devredeceğini, delil listesinde belirtilen davalı müteahhit firma aleyhine açılmış yapının halen tamamlanmadığının tespiti istenilen davaların mevcut olduğu, iş bu dava tarihi itibarıyla halen eksiklikler tamamlanmadığı,tamamlanmasının da mümkün görülmediği, davacı diğer davalı ile aralarında satış vaadi sözleşmesi yapıldığını iddia etse de aralarında akdedilen dilekçenin adi yazılı olduğu, TBK madde 237/2 uyarınca "Taşınmaz satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz". Sözleşmenin taraflarının tacir olması nedeniyle her ikisinin de TTK uyarınca basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, akdedilen sözleşmenin taraflarca şekil şartlarını bilmesi gerektiğinden, şekil şartlarına uymayan satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğine katlanması gerektiği, davacının dava dilekçesinde belirtildiği şekliyle B 6 numaralı dairenin tüm tasarrufları ile kullandığını beyan ettiğini, davanın terditli olarak açılmasında bir hukuki yararın bulunmadığı, zira husumet konusu dairenin B 6 numaralı daire olduğu, davacının tapu iptal ve tescil davası açtığını, ancak öncelikle bu davanın ayni hakka ilişkin bir dava olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şirket temsilcisi tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle , açılan davayı kabul etmediğini, davacı şirketin edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getiremediğini,bunun üzerine taraflar arasında imzalan 28/01/2012 tarihli iş bitirme protokolünde belirlenen eksiklikleri de yerine getirmediği ve protokol takvimine uymadığını, işi bitiremediği gibi bundan sonra da bitirmesinin mümkün olmadığını,protokoldeki ödemeler tablosunun işin zamanında ve eksiksiz bitirilmesi karşılığı ve işin sonunda kesilecek faturanın KDV tutarını da içeren işin tamamı için yapılacak toplam ödemeleri kapsadığını, taşeronun davalının işi bitirebilmesi için çek ve senetlere ihtiyacı olduğunu bildirmesi üzerine taşeronun işi bitirebilmesi ve malzeme alabilmesi için güvene dayalı olarak protokolde listesi sunulan senetlerin taşerona avans ödemesi olarak verildiğini, protokolden bir gün önce 27/01/2012 tarihli cari hesap dökümüne göre davacıdan 851.273,21 TL alacaklı olduklarını,ancak davacının yaptığı işi bitiremediği için fatura tanzim edemediğini, B Blok 6 numaralı daire için 19/11/2009 tarihinde imzalanan sözleşmenin iptal edildiğini, bu dairenin davacı taşeronun bankadan aldığı kredinin teminatı olarak ipotek olarak verildiğini ve ipoteğin fekkinin taşeron tarafından yapılacağının protokolde açıkça yazıldığını, iyiniyete dayanan bu ipotek işlemi için davacıdan teminat senedi alındığını, K Blok 12 numaralı dairenin ise 28/01/2012 tarihli iş bitirme protokolünde belirtildiği üzere yapılacak işlerin karşılığı ve işlerin sonunda kesilecek faturanın KDV si karşılığı peşinen verilmiş senetlerin iadesi karşılığında dairenin verileceğinin kararlaştırıldığını, davacının protokol şartlarını yerine getirmeyerek protokolü hükümsüz hale getirdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verildiğini ve hatta davacıdan olan 778.164,25 TL için Bursa 10.İcra Müdürlüğünün 2017/14236 esas sayılı dosyalarında icra takibi başlattıklarını bildirmiştir.BİRLEŞTİRİLEN 2018/733 ESAS SAYILI DAVADA:DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan 778.164,25 TL.alacağının ödenmemesi üzerine davalı hakkında Bursa 10.İcra Müd.'nün 2017/14236 esas sayılı dosyasında icra takibine başlanıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.