22. Hukuk Dairesi 2017/28002 E. , 2017/14548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde 01.07.1994-01.07.2011
**22. Hukuk Dairesi 2017/28002 E. , 2017/14548 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde 01.07.1994-01.07.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesine kendi isteği ile son verdiğini, yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek fazla mesai ve yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 01.08.1995 tarihinde çalışmaya başladığını, şirket genel müdürü iken kendi isteğiyle işten ayrıldığını, işten ayrılırken işveren tarafından kendisine başka şirketlerden hisseler verildiğini, ayrıca hiçbir yasal zorunluluk bulunmamasına rağmen kıdem tazminatı, ayrılma ikramiyesi ve başkaca ayni ödemeler yapıldığını, davacının tüm işçilik alacaklarının fazlası ile ödendiğini, genel müdür olarak davacının yıllık izne ne zaman çıkacağına kendisinin serbestçe karar verdiğini, işyeri yöneticisi olduğu için çalışma düzeninin de kendisi tarafından belirlendiğini, işyerinde genel olarak fazla çalışma yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasındadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının genel müdür olarak atandığı döneme kadar davacı tanık beyanlarına göre davacının bir hafta sekiz saat bir hafta onbir saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Taraf tanık beyanlarına göre davacı genel müdür olmadan önce genel müdür yardımcısı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu dönem bakımından da üst düzey yönetici olduğu ve mesai saatlerini kendisinin belirlidiğinin kabulü ile fazla mesaisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hesaplama yapılan dönem dikkate alındığında davacının genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak çalıştığı, ücretinin buna göre belirlendiği, yaptığı işin niteliğine göre üst düzey yönetici olduğu, çalışma saatlerini, mesai düzenini kendisinin ayarlayabildiği delil durumundan anlaşıldığından, fazla mesai ücreti talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık davacının yıllık izin hakkı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Somut olayda; Mahkemece davacının tüm hizmet süresine göre bakiye yıllık izin alacağının hesaplandığı bilirkişi raporuna göre yıllık izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı yemininde kendisine ait olduğunu kabul ettiği e-postasında “geriye kalan izinlerin ödenmesi ya da yasal süresinin kullanılması(2 hafta)” şeklinde yazılı beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca söz konusu beyanın davacı tarafı bağlayıcı nitelikte olduğu, buna göre davacının iki haftalık yıllık izin alacağının bulunduğu gözetilmeksizin alacağın yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.