Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/566 E. , 2024/3290 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/566 Karar No:2024/3290 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 5809 …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/566 E. , 2024/3290 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/566 Karar No:2024/3290 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca bildirim kapsamında altyapı işletmeciliği hizmeti sunmak, şebekesini sağlamak ve altyapısını kurup işletmek amacıyla davalı idareye yetkilendirme talepli olarak yapılan 11/11/2021 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu uyuşmazlıkla ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2020 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu'nun "Diğer Bulgular" bölümünde yer alan 7. bulguda da belirtildiği üzere mobil işletmecilerin kendileri kurması gereken altyapıyı grup şirketleri aracılığıyla kurarak devir yükümlülüğüne aykırı davranıldığı, ayrıca yapılacak imtiyaz sözleşmelerinin devre ilişkin hükümlerinin uygulanmasında belirsizliklere sebebiyet verilebileceği, öte yandan davacı şirkete 2010 yılında altyapı işletmeciliği yetkilendirilmesinin verilmiş olduğu ve davalı idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirme yapmasında Sayıştay raporlarına göre işlem tesis edecek oluşunun idarenin işleyişi mantığında olması gereken bir olgu olduğu da göz önüne alınarak davacı şirketin yetkilendirme isteminin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak/ortadan kaldıracak şekilde görüş açıklanan Sayıştay raporuna sorgusuz itibar edilerek verilen Mahkeme kararının Bölge İdare Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunmasının hatalı olduğu, mevzuata aykırı görüş açıklayan Sayıştay raporuna mevzuat karşısında üstünlük tanınmasının hukuka aykırı olduğu, yetkilendirme talepli başvurusunun zımnen reddedilmesi karşısında, ortada bir idari işlem bulunmamasına rağmen idarenin takdir hakkının kullanıldığı değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalının ... Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.'nin 2007 tarihli yetkilendirmeyle gösterdiği faaliyete hiçbir müdahalede bulunmayarak Sayıştay raporundaki görüşü yalnızca kendi şirketleri bakımından uygulamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu iddiası yönünden Bölge İdare Mahkemesi'nce hiçbir hukuki değerlendirme yapılmamasının gerekçeli karar hakkını ihlal eder nitelikte olduğu, şirketlerine yetkilendirme verilmemesi sebebiyle yetkilendirmesi olan şirketin tekelci fiyat uygulayarak yüksek bedellerle kiralama yaptığı, bu hizmetten alınan toplumsal faydanın azaldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının yapmak istediği faaliyetlerin tamamen halihazırda davacının iştiraki ...Mobil Telekomünikasyon A.Ş. tarafından yürütülen faaliyetlerden oluştuğu, bir taraftan davacının faaliyet alanının mobil işletmecilerin faaliyet alanı ile örtüştüğü, bir taraftan da halihazırda mobil iştiraki tarafından söz konusu faaliyetlerin yürütülmeye devam edildiği, Sayıştay raporunda da bulgu konusu edilen ve Kurumca düzenleme yapılması istenen hususta, konuya ilişkin bir düzenleme yapılmadan doğrudan yetki belgesi verilmesinin telafisi güç zararlara sebebiyet verebileceğinin değerlendirildiği, mevcut ve bundan sonraki yetki belgesi taleplerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalara devam edildiği, yeni başvuru talebi bulunmayan ve önceki başvuru taleplerini tekrarlayan davacının ... tarih ve ... sayılı yazısının 15/12/2021 tarihinde zımmen reddedildiği, yetkilendirme başvuruları kapsamında Kurumca yapılan inceleme ve değerlendirmelerin sadece yetkilendirme mevzuatı bakımından değil, ilgili diğer tüm mevzuat hükümleri de dikkate alınarak yapıldığı, Sayıştay raporunda, mobil işletmecilerin kendilerinin kurabileceği altyapıları, grup şirketleri aracılığıyla kurarak devir yükümlülüğünü aşındırdığı tespitinin yapıldığı, haberleşme hakkının milli güvenlik meselesi haline dönüşeceği, ... Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.'nin 5809 sayılı Kanun öncesinde mülga “Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği” kapsamında yetkilendirilmiş bir işletmeci olduğu, Sayıştay’ın idari nitelikte olan düzenlilik denetimi sonucunda hazırlanan raporun Kurum işlemlerinde dikkate alınmasının gerektiği, sektör ihtiyaçlarına yönelik yapılacak düzenleme ve denetlemelerde milli güvenlik, kamu düzeni, tüketici hak ve menfaati vb. hususların gözetilmek zorunda olduğu, mevcut mevzuatta davacı şirket de dahil mobil şebeke işletmecilerinin iştiraklerinin yetkilendirilmesinin kısıtlanmasına yönelik bir düzenleme/hüküm bulunmadığı, tüm işletmecilerin tesis paylaşımı yükümlüsü olduğu, bu alanın tekel olduğu iddialarının doğru olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, 25/01/2021 tarihinde davalı idareye Altyapı İşletmeciliği Hizmeti (AİH) yetkilendirilmesi almak üzere başvuruda bulunulmuş, idare tarafından başvurusunun incelenmesi sonucunda 26/03/2021 tarihli yazı ile “Bildirim Formu'ndaki ve "Şirket Faaliyet Programı ve İş Planı" dokümanına yönelik bir kısım eksikliklere yer verilerek, bunların yanı sıra yetkilendirme süreleri sonunda altyapının Kurum'a Kurum'un göstereceği kuruluşa devrine ilişkin yapılacak işlemler saklı kalmak kaydı ile, şirketin yetkilendirilmesi halinde bu kapsamda kuracağı altyapıların grup şirketi olan mobil işletmecinin altyapı devri yükümlülüğüne bir etkisi olup olmayacağı hususunda da Kurum'a bilgi verilmesi gerektiğine yer verilerek eksik olduğu tespit edilen bilgi ve belgelerin Kurum'a gönderilmesi halinde yetkilendirme başvurusunun yeniden değerlendirileceği" belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından davalı idareye 30/06/2021, 01/07/2021 ve 11/08/2021 tarihlerinde istenilen hususlara ait bilgi ve belgeler sunularak, Kurum tarafından verilen imtiyaz ve yetkilendirmeler ile yetki sahibi Grup şirketi olan ...Telekomünikasyon A.Ş.'nin mevcut yetkilendirmesi çerçevesinde altyapı devri yükümlülüğüne bir etkisi olmayacağı da belirtilmiş, bu bilgi ve belgelerin sunulması akabinde idare tarafından cevap verilmemesi üzerine 15/11/2021 tarihli başvuru ile taraflarına herhangi bir eksiklik/uygunsuzluk bildirilmemiş olması nedeniyle tüm şartların sağlanmış olduğu göz önüne alınarak altyapı işletmeciliği hizmeti sunmak, şebekesini sağlamak ve/veya altyapısı kurup işletmek amacıyla şirketin yetkilendirmesini, yetkilendirme şartlarını sağlamış olduğunun taraflarına bildirilmesini ve kayıtlama işleminin gerçekleştirilmesi talebinde bulunulmuş, idare tarafından bu talebe de cevap verilmemesi üzerine zımnen ret işleminin iptali talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davalı idarece, savunma dilekçesinde dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2020 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu’nun “Diğer Bulgular” bölümünde yer alan 7. bulguda, “Bununla birlikte, mevcut mevzuat hükümleri kapsamında mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilmiş işletmecilerin doğrudan veya dolaylı iştiraklerine alt yapı işletmeciliği hizmeti alanında verilmiş yetkilendirmeler sonucunda ortaya çıkan hâlihazırdaki fiili durumun, imtiyaz sözleşmelerinin devre ilişkin hükümlerinin uygulanmasında da belirsizliklere sebebiyet vereceği değerlendirilmektedir. Söz konusu fiili durumun neden olacağı sonuç; imtiyaz sözleşmelerinde yetkilendirmenin sona ermesi halinde yapılacak işlemleri düzenleyen “İşletmenin devri” hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde daha iyi anlaşılmaktadır. İmtiyaz sözleşmelerinde yer alan söz konusu hüküm, imtiyaz sürelerinin dolması veya başka herhangi bir nedenle işletmecilerin yetkilendirmelerinin sona ermesi halinde, bahse konu işletmeciler tarafından kurulmuş bulunan tüm elektronik haberleşme şebekesi altyapısı (her türlü yazılım ve donanım dâhil) ve teçhizatı ile bu teçhizatın üzerinde kurulu bulunduğu işletmecilerin kullanımında olan taşınmazların, Kuruma veya Kurumun göstereceği kuruluşa her türlü rehin, ipotek, haciz ve benzeri hukuki takyidattan ari, bedelsiz ve bütün fonksiyonları ile çalışır vaziyette devredilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle, imtiyaz sözleşmesi hükümleri kapsamında yetkilendirilerek faaliyet gösteren işletmecilerin doğrudan veya dolaylı olarak tamamına sahip oldukları şirketlere, Kurum tarafından tamamlayıcı nitelikteki elektronik haberleşme hizmet alanlarında yetkilendirme verilerek faaliyet göstermelerine izin verilmiş olması nedeniyle, bu işletmecilere ait varlıkların yukarıda yer verilen olası bir devir halinde nasıl bir işleme tabi tutulacağı hususunda hukuki bir belirsizliğe sebebiyet verilmiş olduğu düşünülmektedir. Sonuç itibariyle, anılan Yönetmelik kapsamında mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilmiş işletmecilere getirilen yetkilendirme kısıtının bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinin tamamına sahip oldukları şirketlere de getirilmesi gerektiği ve şu anki mevcut durumun gelecekte sebebiyet verebileceği hukuki ihtilafların önüne geçilebilmesine yönelik düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmektedir.” tespitlerine yer verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6. maddesinin (1) bendinde, “Yürütülecek elektronik haberleşme hizmetleri, şebeke ve/veya alt yapısı ile ilgili olarak yapılacak yetkilendirmelere ilişkin hüküm ve şartları belirlemek, uygulanmasını ve yetkilendirmeye uygunluğu denetlemek, bu hususta gereken iş ve işlemleri yürütmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.”, (s) bendinde “Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak.”, (ş) bendinde “Elektronik haberleşme sektörüne yönelik olarak, milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.”, (y) bendinde “Bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak” Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış; “Yetkilendirme usulü” başlıklı 9. maddesinde, “(1) Yetkilendirme, bildirim veya kullanım hakkının verilmesi yoluyla yapılır. (2) Elektronik haberleşme hizmeti sunmak ve/veya şebekesi veya alt yapısı kurup işletmek isteyen şirketler faaliyete başlamadan önce Kurum düzenlemeleri çerçevesinde Kuruma bildirimde bulunurlar. (3) Kuruma bildirimde bulunan şirketler, sunmak istedikleri elektronik haberleşme hizmeti ve/veya işletmek istedikleri elektronik haberleşme şebekesi veya altyapısı için numara, frekans, uydu pozisyonu gibi kaynak tahsisine ihtiyaç duymuyorlar ise Kurumun belirlediği usul ve esaslara uygun bildirimle birlikte; kaynak tahsisine ihtiyaç duyuyorlar ise Kurumdan kullanım hakkı kılınması kaydıyla yetkilendirilirler. (...) (13) Bildirim ve kullanım hakkı ile ilgili usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” kuralına yer verilmiştir. Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin (EHSİYY) "Bildirim" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Elektronik haberleşme hizmeti sunmak ve/veya şebekesi veya altyapısı kurup işletmek isteyen ve 7'nci maddedeki koşulları sağlayan şirket, faaliyete başlamadan önce, Kurum tarafından belirlenen bildirim formunu doldurmak suretiyle Kuruma bildirimde bulunur. Bildirim yazılı olarak veya elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile yapılır. (2) Kaynak tahsisi gerektirmeyen elektronik haberleşme hizmetini sunmak, şebekesini veya altyapısını kurup işletmek için bildirimde bulunan şirket, yetkilendirme şartlarını sağlamış olduğunun Kurum tarafından kendilerine bildirildiği tarih itibariyle yetkilendirilmiş sayılarak işletmeci statüsü kazanır ve Kurum tarafından belirlenen ve Kurumun resmi internet sitesinde yayımlanan Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve Sürelerindeki Bildirim Kapsamında Sunulan Kaynak Tahsisi İçermeyen Hizmetler bölümünde yer alan hükümler çerçevesinde ilgili hizmetin sunumuna başlayabilir. Kurum resmi internet sitesinde güncel olarak yayımlanan işletmeci listesinde söz konusu işletmeciye ilişkin gerekli bilgileri yayımlamak suretiyle kayıtlama işlemini gerçekleştirir. Kayıtlama işletmecinin Kuruma kayıtlı olduğu süre boyunca geçerlidir. (3) Kurum, bildirimin bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını teyit eden ve işletmecinin hak ve yükümlülüklerini içeren bir yazıyı işletmeciye gönderir. (4) Kurum kayıtlarına giren bildirim başvuru formunda eksiklik/uygunsuzluk tespit edilen şirkete, söz konusu eksiklik/uygunsuzlukları gidermesi hususu bildirim başvuru formunun Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren en geç altmış gün içinde bildirilir. (5) (Mülga:RG-1/5/2021-31471) (6) Başvurunun ilgili mevzuata uygun olmaması nedeniyle doğabilecek her türlü zarardan işletmeci sorumludur. (7) (Mülga:RG-11/6/2016-29739) (8) Milli Frekans Planı kapsamında serbest kullanıma yönelik olarak ayrılan frekans bantları kullanılmak suretiyle sunulacak olan elektronik haberleşme hizmeti veya kurulup işletilecek olan şebeke ve altyapıları bildirim ile yetkilendirilir. (9) Sabit ve mobil uyduya çıkış (up–link) cihazının yayıncı kuruluşları ve haber ajansları tarafından kendi faaliyetleri dışında, üçüncü şahıslara elektronik haberleşme hizmeti verilmesinde kullanılması ve/veya ticari amaç güdülmesi halinde yetkilendirmeye tabi olur."; Geçici 4. maddesinde, "(1) Görev ve İmtiyaz Sözleşmesi sahibi işletmeciler, sözleşmelerindeki hükümler yanında 19 uncu ve 20'nci maddelerdeki hak ve yükümlülüklere tabidirler. Görev ve imtiyaz sözleşmesi sahibi işletmecilerin bunlara ek olarak tabi olduğu özel hususlar aşağıdaki şekildedir: (a) Yetkilendirmeye ilişkin kısıtlama: İmtiyaz ve görev sözleşmesi ile yetkilendirilmiş işletmeciler, ilave bir yetkilendirme alamaz. Ancak, bu işletmecilerin, sayısı sınırlandırılmış kullanım hakkı kapsamındaki hizmet ve altyapılara ilişkin ihalelere girip giremeyecekleri ilgili mevzuat ve ihale şartnamesinde belirtilir. Söz konusu belirleme yapılırken, ihale konusu hizmet ve altyapının, imtiyaz veya görev sözleşmesi sahibi işletmecinin ilgili imtiyaz veya görev sözleşmesi kapsamında yetkilendirildiği hizmetin devamı ve gelişmişi niteliğinde olup olmadığı dikkate alınır. (1) GSM İmtiyaz Sözleşmesinin süresi sonunda yenilenmemesi halinde İmtiyaz Sözleşmesinin “işletmenin devri” başlıklı hükmü uyarınca Kuruma devri gereken tesislerden, IMT–2000/UMTS ve IMT hizmetinin verilmesi için gerekli olanların kullanılmasına, Kurumun belirleyeceği bedel ve şartlarda Kurum tarafından izin verilebilir. (2) İşletmecinin GSM hizmetlerine ilişkin imtiyaz sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshedilmesi halinde, Kurum tarafından tarafı olduğu IMT–2000/UMTS hizmetine dair imtiyaz sözleşmesi feshedilebilir, IMT hizmetine ilişkin Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi iptal edilebilir. (...)" kuralları yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, altyapı işletmeciliği hizmeti sunmak, şebekesini sağlamak ve/veya altyapı kurup işletmek amacıyla davacı şirket tarafından yapılan yetkilendirme başvurusunun davalı idarece cevap verilmeyerek (zımnen) reddedilmesinden kaynaklanmakta olup, dava konusu işlemin gerekçesi olarak davalı idarenin savunma dilekçesinde, 2020 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu'nda imtiyaz sözleşmesi imzalayarak mobil haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen şirketlerin (Vodafone, Turkcell, TT Mobil) doğrudan yahut dolaylı olarak ortak oldukları şirketlerin altyapı işletmeciliği hizmeti ile yetkilendirilmelerinin, imtiyaz sözleşmelerinde yer alan altyapıların devri hükmünü aşındırdığı ve imtiyaz sözleşmelerinin sonu itibarıyla altyapıların devri gerçekleştiğinde belirsizliklere sebebiyet vereceğinden hukuki ihtilafların önüne geçebilecek düzenlemeler yapılması gerektiği tespitlerine yer verilerek, yeni yasal düzenleme yapılmadan doğrudan davacıya yetki belgesi verilmesinin telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet verebileceği belirtilmiştir. Dairemizin 24/04/2024 tarihli ara kararı ile, "Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davalı idareden, 1- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2020 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu, davacının başvurusu ve Hukuk Müşavirliklerinin ... tarih ve ... sayılı yazısı dikkate alınarak, davacının başvurusu hakkında nihai bir karar verilip verilmediğinin ve konuya ilişkin olarak Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde değişiklik yapılıp yapılmadığının sorulmasına, bu hususlarda açıklama yapılmasının istenilmesine, 2- İmtiyaz Sözleşmesi uyarınca hizmet veren diğer işletmecilerin iştiraklerinden, davacının başvurusuyla elde etmek istediği yetkilendirmeyi haiz olarak hizmet vermekte olan şirketler olup olmadığının ve Sayıştay Raporu ile Hukuk Müşavirliği görüşü doğrultusunda bunlar (Ör. ... Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.) hakkında herhangi bir işlem tesis edilip edilmediğinin sorulmasına, (...)" karar verilmiştir. Davalı idarece 29/05/2024 tarihinde kayda giren ara kararına ilişkin cevabi yazıda özetle, "1- Sayıştay'ın konuya yönelik bulgusunun ilk defa 2020 yılında yapıldığı, tespit edilen konuya 2022 yılı Sayıştay Denetim raporunda yer verilmemiş olmakla birlikte, bu konuda çalışma yapılmaya devam edildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2020 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu'nda özetle, imtiyaz sözleşmeleriyle yetkilendirilen işletmecilerin doğrudan ya da dolaylı olarak sermayelerinin tamamına sahip oldukları şirketlerin yetkilendirilmeleri nedeni ile EHSİYY'nin Geçici 4. maddesinin (a) bendinin konuluş amacını sağlama (mobil şebeke işletmecilerinin ilave yetkilendirme kısıtı) konusunda yetersiz kaldığı ve serbest rekabet ortamının tesisini teminen mevzuat boşluğunun giderilmesinin gerektiği, ayrıca söz konusu boşluk nedeniyle imtiyaz sözleşmelerinin devre ilişkin hükümlerinin uygulanmasında belirsizliklere sebebiyet verilmesi nedeni ile görev ve imtiyaz sahibi şirketlerin doğrudan ya da dolaylı olarak hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlere de yetkilendirme kısıtı getirilmesi gerektiği ve şu anki mevcut durumun gelecekte sebebiyet verebileceği hukuki ihtilafların önüne geçilebilmesine yönelik düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç bulunduğunun belirtildiği, Sayıştay Raporu'nda imtiyaz sahibi işletmecilerin iştiraklerinin kurduğu altyapıların hukuki durumunu netleştirmeye yönelik bir düzenleme yapılması önerildiği, ancak bu sorunun ortadan kaldırılması için yapılacak düzenlemeye yönelik bir yönlendirme yapılmadığı, söz konusu raporda yer alan tespit de dikkate alınarak işletmecinin yetkilendirme talebi değerlendirilirken, işletmeci tarafından iş bu dava açıldığı; Sayıştay raporu üzerine çalışma yapıldığı ve imtiyaz veya sayısı sınırlandırılan kullanım hakkı yetki belgesi sahibi işletmecilerin iştirakleri/ortakları aynı grup çatısı altındaki şirketlerin yetkilendirmelerinin değerlendirilmesine ilişkin Yetkilendirme Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan ...tarih ve ... sayılı Takrir'in Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'na arz edildiği, akabinde, Kurul İşleri ve Kararlar Dairesi Başkanlığı'nın... tarih ve ... sayılı yazısı ile, "İlgide yer alan 'İmtiyaz veya Sayısı Sınırlandırılan Kullanım Hakkı Yetki Belgesi Sahibi İşletmecilerinin İştirakleri/Ortakları/Aynı Grup Çatısı Altındaki Şirketlerin Yetkilendirmeleri' konulu Takrir'e ilişkin Hukuk Müşavirliği'nin koordinesinde ve 'Devir Komisyonu' marifeti ile daha detaylı bir çalışma yapılması"nın istenildiği, akabinde, konunun Yetkilendirme Daire Başkanlığı'nca tekrar değerlendirildiği ve çalışmanın Hukuk Müşavirliği koordinesi ile Kurul'a arz edileceği; 2- Turkcell'in ... İletişim Hizmetleri A.Ş. ve ... Hizmet ve İşletmecilik A.Ş., Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin ... A.Ş. olarak AİH yetkilendirmesine sahip iştirakleri bulunduğu, konuya ilişkin çalışmalar devam ettiğinden ve yapılacak bir düzenleme halihazırda yetkili olan iştirakleri de etkileyeceğinden, henüz ... Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. hakkında herhangi bir işlem tesis edilmemiş olmakla birlikte, davacının aynı grup şirketlerinden ...Telekomünikasyon A.Ş.'nin iştiraki olan ...Net İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin de AİH yetkilendirmesi bulunduğu, tıpkı ... Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. gibi bu iştirakinin de ..., direk vb. elektronik haberleşme altyapısı ve tesislerini kurabilme yetkisi halihazırda bulunduğu, (...) " belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu yetkilendirme başvurusunun ilk olarak 25/01/2021 tarihinde yapıldığı, davalı idarenin 26/03/2021 tarihli yazısında belirtilen eksik bilgi ve belgelerin davacı şirket tarafından davalı idareye 30/06/2021, 01/07/2021 ve 11/08/2021 tarihlerinde sunulduğu, idare tarafından bu yazılara cevap verilmemesi üzerine 15/11/2021 tarihli başvuru ile taraflarına herhangi bir eksiklik/uygunsuzluk bildirilmemiş olması sebebiyle yetkilendirme taleplerinin tekrarlandığı, bu yazıya cevap verilmemesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri de hukuki belirlilik ilkesidir. Hukuki belirlilik ilkesi, hukuk düzeniyle ilişki içindeki kişilere devlet gücü tarafından yapılacak uygulamaları önceden görme imkanı sunacak düzeyde açık, anlaşılır, erişilebilir, devamlı, düzenli, tutarlı ve kamusal gücün kullanımını hukuk kurallarına bağlayarak öngörülebilirliği sağlamaya hizmet eden bir ilkedir. Bu ilke gereğince bireylerin kendilerine uygulanacak kuralların içeriğini ve bu kuralların kapsamını önceden bilmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuk devletinin bir diğer unsuru olan hukuki güvenlik ilkesiyle de yakından ilgilidir. Hukuki güvenlik ilkesinin amaçlarından biri de hukuk normlarının öngörülebilir olmasıdır. İyi idare ilkesi gereği, idare ilgililer hakkındaki idari işlemleri hızlı bir şekilde tesis etmeli, makul bir süre içinde karar almalıdır. İdarenin başvuruları makul sürede cevaplamaması halinde ilgililerin yargı yoluna başvurabilmesini sağlamak amacıyla hukukumuzda “zımni ret” müessesesi kabul edilmiştir. Zımni ret müessesesi, hukuki belirlilik ve idari işlemlerin gerekçeli olması ilkelerinin uygulanmasına imkan vermediğinden, bu müessesenin idareye başvuruları cevaplama yükümlülüğüne aykırı hareket etme imkanı tanıdığı şeklinde yorumlanmaması gerekmektedir. Kaldı ki, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 8. maddesinde, elektronik haberleşme hizmeti sunmak ve/veya şebekesi veya altyapısı kurup işletmek isteyen ve Yönetmeliğin 7. maddesindeki koşulları sağlayan şirketin, faaliyete başlamadan önce Kurum tarafından belirlenen bildirim formunu doldurmak suretiyle Kuruma bildirimde bulunacağı, bildirim başvuru formunda eksiklik/uygunsuzluk tespit edilen şirkete, söz konusu eksiklik/uygunsuzlukları gidermesi hususunun bildirim başvuru formunun Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren en geç altmış gün içinde bildirileceği, bildirimin bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını teyit eden ve işletmecinin hak ve yükümlülüklerini içeren bir yazıyı Kurumun işletmeciye göndereceğine yer verildiği; dolayısıyla anılan Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca bildirim başvuru formunun verilmesi üzerine davalı Kurum tarafından başvuru sahibine bir cevap verilmesinin gerektiği anlaşıldığından ve bu başvuruların süresiz olarak bekletilebileceği şeklindeki kabulün hukuk devleti ilkesine aykırı olduğundan, bu bildirimlerin davalı Kurum tarafından makul bir süre içinde cevaplandırılmasının gerektiği açıktır. Bu bağlamda, dava konusu zımni ret işlemine dava aşamasında gerekçe olarak gösterilen; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2020 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu'nun üzerinden yaklaşık 4 yıl, davacının yekilendirme başvurusunun üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen davalı idarece bir kısım takrirler hazırlanmakla birlikte halen Sayıştay raporunda belirtilen hususlara ilişkin olarak herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, mevcut düzenleme uyarınca da davacı şirkete yetkilendirme verilmesine engelin bulunmadığı dikkate alındığında, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu anlaşılan dava konusu zımni ret işlemininde hukuka uygunluk görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu işlemin iptali, davacıya altyapı işletmeciliği hizmeti hususunda yetkilendirme verileceği sonucunu doğurmamakta olup, davalı idarenin mevcut hukuki duruma göre yetkilendirme verilip verilmeyeceği hususunda yeniden değerlendirme yaparak karar vermesine hukuken bir engel bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan 704,50-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 12/09/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.