10. Hukuk Dairesi 2024/6365 E. , 2024/6710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1119 E., 2023/2452 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/561 E., 2022/18 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulü ile bir kısım istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın
**10. Hukuk Dairesi 2024/6365 E. , 2024/6710 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1119 E., 2023/2452 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/561 E., 2022/18 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulü ile bir kısım istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 29.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 26.07.2014 tarihinde Tire Devlet Hastanesi bünyesinde taşeron olarak faaliyet gösteren Radyotek Özel Sağlık ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti.’nde tomogrofi teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, 01.01.2016 tarihinden itibaren ise arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere, şirket yetkilisi Radyotek ile aynı kişi olan davalı taşeron firma ... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.’de çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin 24.07.2018 tarihinde firma yetkilisi ... Uzundere ile yeni dönem maaşına yapılacak zammı ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi ile çalıştığı dönem boyunca kendisine kullandırılmayan “şua izninin” kullandırılması için görüşmeye gittiğini ancak şirket yetkilisince müvekkiline hem hukuki hem de hukuk dışı yollarla kendisi ile mücadele edileceği söylendiğinden şirket yetkilisinin yanından ayrılmak zorunda kaldığını, bu hususların davalı şirket yetkilisi ... ile davacı müvekkili arasındaki yazışmalar ile sabit olduğunu, müvekkilinin 25.07.2018 tarihinde tomogrofi nöbetini tuttuktan sonra 26.07.2018 tarihinde sabah nöbet çıkışı şirket yetkilisi ... Uzundere’nin Tire Devlet Hastanesine geldiğini ve müvekkiline istifa etmesini, aksi taktirde davacı müvekkilinin günler öncesi 02.07.2018 tarihinde tomogrofi teknisyeni arkadaşı ile arasındaki mesai saatleri dışındaki şahsi tartışmayı ve mesajlaşmayı bahane ederek savunma vermekten imtina ettiğinden bahisle tutanak tutularak iş sözleşmesinin ahlak ve iyi niyet kapsamında feshedileceğini söylediğini, müvekkilince istifa etmeyeceğinin söylendiğini, iş sözleşmesinin feshine sebebiyet veren asıl olayın müvekkilinin 4 yıl boyunca özveri ile yasal çalışma saatlerinin çok üzerinde bir çalışma yapmasına rağmen kullandırılmayan şua izinlerinin kullandırılması talebinden kaynaklandığını, oysa 3153 sayılı Kanun ve bu kanun uyarınca çıkartılan Radyoloji, Radyum ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Tüzük’te özel ya da kamu ayrımı yapılmaksızın “Röntgen ve radyom laboratuvarlarında çalışan bütün mütahassıs ve müstahdemleri” kapsadığını, Tüzüğün 24 üncü maddesinde tanımlandığı gibi; “senede dört hafta muntazaman devamlı tatil yapması mecburidir” düzenlenmesinin yer aldığını, şua izninin, sağlık kuruluşlarının radyolojik ışınlara maruz kalınan veya maruz kalma riski yüksek olan bölümlerinde çalışan sağlık personeline , sağlık hakkını dikkate alarak yıllık izin hakkına ek olarak dört hafta tatil hakkı veren izin olduğunu, müvekkilinin insan sağlığı için oldukça zararlı olan ışınlara gün boyu maruz kalarak çalıştığını, davacının çalışmakta olduğu Tire Devlet Hastanesinin normal koşullarda en az 4 teknisyen bulundurması gerekirken müvekkili ile birlikte toplam iki teknisyen çalıştığını ve ayda 15 gün nöbet tutulduğunu, müvekkilinin davalı bünyesinde 26.07.2014 tarihinden iş akdinin davalı işverence haksız feshedildiği tarih olan 26.07.2018 tarihine kadar hiçbir uyarı ya da kınama cezası almaksızın çalıştığını, davacı müvekkilinin tomogrofi teknisyeni olarak davalı işyerinde çalışması sebebiyle meslek kodunun “3211.13-Röntgen Teknisyeni Bilgisayarlı tomografi (BT)” olarak bildirilmesi gerekirken “3211.09-Radyoloji Teknisyeni-Radyodiagnostik” ve “3211.03-röntgen teknisyeni” olarak bildirildiğini, Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun 12.04.2011 tarihli ve 5010 sayılı Radyoloji Cihazları Lisansları konulu görüş yazısında “Sağlık alanında kullanılan başlıca iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklan radyolojide tek tüplü röntgen, mobil tek tüplü röntgen, çift tüplü röntgen, c-kollu skopi, u-kollu skopi, o-kollu skopi, mamografi, anjiyografi, kemik yoğunluk ölçüm, bilgisayarlı tüm vücut tomografi, bilgisayarlı beyin tomografi, mikrotomografi, mikrofilm cihazlan, panaromik cihazlar ile panaromik diş periaprikal diş, periapikal mobil diş, volümetrik diş tomografi cihazları, radyotreapide teleterapi, lineer hızlandırıcı, braki terapi, x ışını tedavi, cyberknife , gama knife, simülatör, ct simülatör, kan ışınlama cihazları ve (prostat, göz vb.) tedavi uygulamalarının yapıldığı ameliyathanelerde kullanılan kapalı radyoaktif kaynaklar; nükleer tıpta PET, PET/CT, SPECT, SPECT/CT cihazları ile 1-131 tedavi odaları ve RIA Labratuvarlarında kullanılan radyoaktif kaynaklardır. Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan röntgen teknisyenleri ile bu kapsamda çalışan diğer sigortalılar Kanun'un 40 ncı maddesinin 11 inci bendinde de yer alan işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için 90 gün fiili hizmet süresi zammından yararlanması gerekmektedir.” ancak davacı müvekkilinin meslek kodu gerçeğe aykırı olarak girildiği için müvekkilinin fiili hizmet zammı, diğer yasal haklarından yararlanamadığını, İş Kanunu uyarınca davalı işverenin müvekkilinin gerçek maaşı ve meslek kodu üzerinden sigorta primlerini yatırması gerekirken sigorta primlerini eksik yatırdığını, işveren tarafından müvekkilinin primleri asgari ücret üzerinden yatırılmış gerçek maaşının asgari ücret kadar olan kısmının banka yolu ile şirket hesabından yatırıldığını, kalan bakiyenin ise davalı şirket muhasebecisi ... ve şirket müdürü olarak tanıtılan ... tarafından müvekkilinin banka hesabına her ay yatırıldığını, davalı işverenin müvekkilinin sigorta primini aldığı gerçek ücret üzerinden tam olarak ödemek zorunda olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesine göre işçinin aldığı çıplak ücret dışında parayla ölçülebilir bazı menfaatlerin de sigorta primine esas tutulduğunun düzenlendiğini, müvekkilinin TR910001002179*** *** ****02 iban numaralı hesabına çalıştığı süre içerisinde net, 2014 yılı Ağustos ayında 2.000,00 TL, Eylül ayında 1.826,00 TL, Ekim ayında 1.683,00 TL, Kasım ayında 2.000,00 TL, Aralık ayında 2.000,00 TL, 2015 Ocak-Şubat-Mart aylarında 2.000,00 TL, Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz aylarında 2.150,00 TL, Ağustos ayında 2.228,54 TL, Eylül ayında 1.903,54 TL, Ekim ayında 1.947,54 TL, Kasım ayında 2.120,54 TL, Aralık ayında 1.977,54 TL, 2016 yılı Ocak ayında 1.940,99 TL, Şubat ayında 1.731,99 TL, Mart ayında 2.169,99 TL, Nisan ayında 1.990,99 TL, Mayıs ayında 21525,99 TL, Haziran ayında 1.862,99 TL, Temmuz ayında 2.126,89 TL, Ağustos ayında 1.941,99 TL, Eylül ayında 1.987,99 TL, Ekim ayında 2.068,99 TL, Kasım ayında 2.196,99 TL, Aralık ayında 2.225,99 TL, 2017 yılı Ocak ayında 2.247,06 TL, Şubat ayında 2.131,56 TL, Mart ayında 2.142,06 TL, Nisan ayında 2.331,06 TL, Mayıs ayında 2.368,56 TL, Haziran ayında 2.293,56 TL, Temmuz ayında 2.259,06 TL, Ağustos ayında 2.685,06 TL, Eylül ayında 1.683,06 TL, Ekim ayında 2.254,52 TL, Kasım ayında 2.413,52 TL, Aralık ayında 2.568,06 TL, 2018 Ocak ayında ise 2.361,62 TL, Şubat ayında 2.389,12 TL, Mart ayında 2.533,12 TL, Nisan ayında 2.411,62 TL, Mayıs ayında 2.491,12 TL, Haziran ayında 2.313,12 TL, Temmuz ayında ise çıkışını yaparak sadece asgari ücret karşılığı ücretinin yatırıldığını, ancak SGK primlerinin bu mikatrlar üzerinden değil asgari ücret üzerinden yatırıldığını, bu nedenlerle müvekkilinin prime esas ücretinin ve meslek kodunun tespitine, SGK kayıtlarının bu tespite göre düzeltilmesine ve eksik yatırılan primlerin işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ve Radyotek Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tıbbi görüntüleme teknisyeni olup 26.07.2014 tarihinde Tire Devlet Hastanesi bünyesinde görüntüleme hizmet alımı yüklenicisi olarak faaliyet gösteren Radyotek Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.’de radyoloji teknisyeni olarak işe başladığını, bu şirkette 2 yıllık ihale süresinin sona erdiği tarih olan 31.12.2015 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihten sonra ise yeni yapılan ihaleyi dava dilekçesinde ima edilenin aksine tüzel kişiliği, ortak yapısı, ortak sayısı, tescil tarihi vs. tamamiyle farklı olan ... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.’nin kazanması üzerine bu kez bu işyerinde işe başladığını ve iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 25/2 nci maddesi uyarınca feshedildiği tarih olan 26.07.2018 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, dava dilekçesinde müvekkili şirketin itibarını zedeleyen iddia ve beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının işten ayrılma sürecine ilişkin beyanlarının gerçeklikten uzak olduğunu, davacıyla yapılan sözleşmede de açıkça görüleceği üzere davacının asgari ücretle çalıştığını, bu durumun davacıya ait bordrolarda, SGK kayıtlarında ve ödeme dekontlarında görüleceğini, dava dilekçesinde belirtilen asgari ücretin üstündeki ödemelerin ise iş yerinde kullanılan havlu, sabun ve steril eldivene ilişkin olduğunu, bu ödemelerin ücret ve benzeri ödemelerden tamamen farklı nedenlerle işin karşılığı olmaktan ziyade personelin görevi sırasında ihtiyaçlarını karşılama amacına dayalı olduğunu, müvekkilinin davacıya ücreti dışında çektiği her film ve tomografi başına malzeme ödemesi yaptığını, müvekkili şirketlerin merkezi Gaziantep’te bulunup sürekli hastane bölgesinde bulunmadıklarından hastane binalarına depo edilen bu malzemelerin çalındığı veya haddinden fazla kullanıldığı tecrübe edildiğinden bu malzemelerin filmi çekilen her bir hasta başına ücretinin çalışanlara ödenmesi suretiyle temini yolunun seçildiğini, bu bedelin de SGK primine tabi tutulamayacak kazançlar arasında olduğunu, Yargıtay kararlarında kıdem tazminatının hesabında işçiye sağlanan koruyucu elbise, iş yerinde kullanmak üzere verilen havlu, sabun yardımı, arizi fazla çalışma, ulusal ... genel tatili, hafta tatili alacaklarında dikkate alınmayacağının düzenlendiğini, kaldı ki bu ücretlerin davacının iddia ettiği gibi prime esas bir ücret olsaydı banka kanalıyla yapılması yerine ispatı mümkün olmayacak şekilde elden verileceğini, davacı yanın çalışma koşullarının ağırlığı ve çalışma saatlerine yönelik iddialarının da iş bu davanın konusu olmamakla birlikte kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından meslek kodunun gerçeğe aykırı olarak girildiği şeklinde asılsız beyanlarda bulunulmuş ise de davacının diplomasında da belirtildiği şekliyle tıbbi görüntüleme teknisyeni olduğunu, yani her türlü tıbbi görüntüleme cihazını kullanmaya yetkili olduğunu, müvekkili şirketlerin her ikisinin de Tire Devlet Hastanesi bünyesinde yapılan MR ve tomografiye ilişkin görüntüleme hizmet alımı ihalesini alarak faaliyetlerine başladıklarını, davacının da bu iş kapsamında işe alınması nedeniyle hastanede hem MR hem tomografi çekebilecek şekilde bildiriminin yapıldığını, SGK’ya yapılan bildirimin hatalı olmadığını, müvekkili şirketlerce bildiriminin 3211.09-Radyoloji Teknisyeni-Radyodiognostik ve 3211.03-Röntgen Teknisyeni olarak bildirildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ve iddialarının yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili 22.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca dava açılmadan önce ...’na başvurulmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle öncelikle bu eksikliğin giderilmesi, aksi halde dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun husumet yaratmaması nedeniyle davacının bu davayı ikame etmekte hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, hak düşürücü sürenin irdelenmesi gerektiğini, müvekkil Kurumun işveren bildirimlerine göre sigorta primine esas kazanç miktarlarını dikkate aldığını, bu nedenle Kurum işlemlerinde mevzuata aykırılık bulunmadığını, prime esas kazançların eksik bildirildiği iddiasının yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, bu nedenle imzalı olan dönem bordrolarındaki kazançlar yönünden talebin reddi gerektiğini, davacının davalı işyerinde ayrı ayrı olmak üzere fiilen ne iş yaptığının/fiili görevinin, hangi cizahlarda görev yaptığının, çalışma şeklinin, koşullarının, çalışmasının niteliğinin tereddüte yer vermeyecek biçimde tespiti gerektiğinin, davacının iddia ettiği çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un 40 üncü maddesinde düzenlenen işlerden olup olmadığının somutlaştırılıp bireyselleştirilerek tespit edilmesi gerektiğini, Kurumun işveren bildirimlerine göre gösterilen meslek kodunu dikkate aldığını, davacının da Kuruma aksi yönde bir müracaatı bulunmadığını, davacının iddiaları karşısında meslek kodunun değişmesi gibi bir durumun söz konusu olması halinde dahi davacının işyerindeki fiili çalışmasının/görevinin özelliği, durumun teknik bir inceleme sonucu belirlenebilecek nitelikte olması, davacının bu konuda Kuruma hiçbir müracaatının bulunmaması nedeniyle Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının başvurusu üzerine Kurum tarafından yapılan denetim sonrasında davacının eksik bildirilen prime esas kazançların tespit edilerek davalı işverene prim borcu olarak tahakkuk ettirildiğinden davanın bu yönü ile konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacının meslek koduna dair yapılan inceleme de, Tire Devlet Hastanesi 14.10.2020 tarihli yazısında ...’ın hastanede sorumlu olarak kullandığı cihazın “Bilgisayarlı Tomogrofi Sistemi” GE Optima CT520 marka 16 kesit özelliğine sahip olduğunu, Bilgisayarlı Tomogrofi sistemlerinin hastanelerin radyoloji departmanlarında kullanıldığını, hastalardan radyolojik inceleme amaçlı, radyoloji uzmanlarının sorumluluğunda kesitsel görüntüler alarak teşhis amaçlı kullanılan bir sistem olduğu bildirilmiştir. İncelenen hizmet alım sözleşmelerinde, Kamu Hastane Birliği (Güney) Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ve ... Özel Sağlık ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. arasında 01.01.2016-31.12.2018 süresi için imzalanan sözleşmede işin tanımının; 2016-2017-2018 yıları görüntüleme ve raporlama hizmet alımı olduğu, yine Radyotek Özel Sağlık Hiz. Ltd. Şti. ile 2013-2014-2015 yılları süresi için imzalanan sözleşmede işin tanımının; Tire Devlet Hastanesine cihaz kurulum ile 2013-2014-2015 yılları 32 ay 16 Kesitli BT Görüntüleme hizmeti/Tire Devlet Hastanesine cihaz kurulum ile 2013-2014-2015 yılları 32 ay 1,5 Tesla Mr Cihazı ile görüntüleme olduğu görülmüştür. 26.07.2014-31.12.2015 tarihleri arasında ve 01.01.2016-31.12.2018 tarihleri için yapılan belirli süreli iş sözleşmesinde, yapılacak iş belirlenmemiş, asgari ücret üzerinden sözleşme imzalandığı görülmüştür. Dosya kapsamında toplanan deliller, tanık beyanları ve yapılan keşif sonrasında davacının tomogrofi teknisyeni olarak davalılara ait işyerinde çalıştığı ve meslek kodunun “3211.13-röntgen teknisyeni bilgisayarlı tomografi (BT) olarak bildirilmesi gerektiği halde Tire Devlet Hastanesi’nde 26.07.2014 olan işe giriş tarihinde meslek kodunun SGK sistemine “3211.03- Radyoteknolog/Röntgen teknisyeni” olarak belirtildiği, 01.01.2016 olan işe giriş tarihinde ise “3211.09- Radyoloji Teknisyeni-Radyodiagnostik” olarak belirtildiği görülmüştür. 5510 sayılı Kanun'un 102/n maddesince sigortalının fiilen yaptığı işe uygun meslek kodunun bildirilmesi gerektiğinden tomogrofi teknisyeni olan davacının meslek kodunun 3211.13-röntgen teknisyeni bilgisayarlı tomografi (BT) olarak düzeltilmesine karar verildiği" gerekçesi ile "1-Davanın meslek kodunun tespiti yönünden kabulü ile davacının davalı iş yerinde 3211.13-röntgen teknisyeni bilgisayarlı tomografi (BT) olarak çalıştığının tespiti ile davacının 3211.03 Radyoteknolog kodu ve 3211.09 Radyodiagnostik kodu ile bildirilen çalışmalarının 3211.13-röntgen teknisyeni bilgisayarlı tomografi (BT) olarak meslek kodunun düzeltilmesine, Davacının SGK ya başvurusu sonrasında, Kurum tarafından eksik bildirilen prim alacaklarının tahsili için prim borcu tahakkuk ettirildiğinden konusuz kalan prime esas ücretin tespitine dair talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf kanun yoluna başvuran davalı şirketler vekili davacının meslek kodunun değiştirilmesine yönelik SGK'ya herhangi bir başvurusu bulunmadığını, davacının yaptığı işe uygun olarak meslek kodunun belirlendiğini ve SGK'ya bildirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, Kuruma müracaat şartının gözetilerek Kuruma müracaat söz konusu değil ise dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddine karar verilerek, Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının iddiasını yazılı belgelerle ispatlaması gerektiği beyanla usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere, davacının işyeri devri hükümlerine göre aynı işyerinde, aynı işi yapmasına rağmen davalı işverenlerin kamudan almış oldukları ihale kapsamında davacıyı çalıştırdıkları görülmekle işyeri devri hükümlerinin uygulanacağı iş bu davada davalılar hakkındaki davanın birlikte görülmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının davalı Kuruma 27.07.2018 tarihinde başvuru yaparak meslek kodunun hatalı bildirildiği gibi prime esas kazancının da eksik bildirildiğini beyanla gereğinin yapılmasını talep ettiği, Kurum tarafından 01.07.2021 tarihli denetmen raporu esas alınarak işverenden prime esas kazancın eksik kısmının bildirilmesinin istenmesine karşın işverenin süresinde bildirim yapmaması üzerine 10.10.2021 tarihinde resen prim tahakkukuna dair işlem yapıldığı görülmekle Kurumun 60 günlük yasal süre içinde işlem yapmadığı gibi davacıya bir cevap verilmediği görülmekle davacının prime esas kazanç konusundaki davasını açmakta haksız olduğu iddia edilemeyecektir. Davacının söz konusu talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Prime esas kazanç tespitine ilişkin davanın konusuz kaldığına ilişkin tespit aleyhine tarafların istinaf yasa yoluna başvurmadıkları görülmekle davalı işverenler açısından da prime esas kazanç konusunun kesinleştiğinin kabulü gerekmiştir. Bu nedenle davanın konusuz kaldığına dair İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiş; bu isteme bağlı meslek kodunun düzeltilmesine ilişkin talep konusunda dava açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Davalının istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirketler vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirketler vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının prime esas kazancının ve meslek kodunun Kuruma hatalı bildirildiğinin tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci 5510 sayılı Kanun'un 102/n maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.