4. Hukuk Dairesi 2019/457 E. , 2019/4666 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 11/10/2018 gün ve 2016/9984-2018/6092 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tar…
**4. Hukuk Dairesi 2019/457 E. , 2019/4666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 11/10/2018 gün ve 2016/9984-2018/6092 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer karar düzeltme istemine gelince; Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... yönünden feragat nedeniyle, diğer davalılar yönünden istemin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, Dairemizin 11/10/2018 gün, 2016/9984 esas ve 2018/6092 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir. Davacı vekili; davalılardan ...’nun yayın sahibi, ...’nun müessese müdürü olduğu...Gazetesi'nin 10/09/2015 günlü nüshasında davalılardan ... tarafından kaleme alınan "Fabrika Ayarlarına Geri Dön MHP! Aç Gözünü Bahçeli” başlıklı haberde kullanılan söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarına haksız şekilde saldırıda bulunulduğunu beyan ederek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, yapılan haberin basın özgürlüğü ve eleştiri hakkı sınırlarında kaldığı ve tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine; Dairemizin, 11/10/2018 gün, 2016/9984 esas ve 2018/6092 karar sayılı ilamı ile yayında öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu, eleştiri sınırlarının aşıldığı, kişilik haklarına ağır saldırı oluşturduğu ve davacı yararına uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davacı yararına hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13. maddesine göre “Basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcı müştereken ve müteselsilen sorumludur.”