4. Hukuk Dairesi 2022/5233 E. , 2023/5009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/6471- 2018/6471 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2018/İHK-6714 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Kısmen Kabulü-Başvurunun Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/29492 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İ
**4. Hukuk Dairesi 2022/5233 E. , 2023/5009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/6471- 2018/6471 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2018/İHK-6714 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Kısmen Kabulü-Başvurunun Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/29492 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteğinin, 12.06.2016 tarihinde yolcu konumunda bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını, davacıların desteği yolcunun bulunduğu aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... şirketi tarafından zararlarının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.04.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, davacı ... ... için 13.376,00 TL ve davacı ... için 160.424,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davalı ... şirketi tarafından desteğin anne ve babasına yeterli ödeme yapıldığını, davacı ... ...'nin desteğin kardeşi ve davacı ...'ın desteğin nişanlısı olması nedeniyle tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yasal faize ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 12.06.2016 tarihli kaza sonucu davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıkları, davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, aktüer raporu ile tazminatın PMF 1931 Tablosuna göre usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ... ... için 13.376,00 TL, davacı ... için 160.424,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 173.800,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, davacı lehine tam nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki dekontlar incelendiğinde desteğin ölümünden önce davacılara düzenli şekilde para gönderdiği, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiği, hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi uygulanmamasının isabetli olduğu, vekalet ücreti belirlemesinin doğru bulunduğu gerekçeleri ile davalının itirazlarının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, davacı ... ... için 13.376,00 TL, davacı ... için 116.243,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu ve ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacı lehine tam nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı ve davalının da her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre davacılar tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmemek suretiyle desteğin kardeşi olan davacı ... ... bakımından dava değerinin 13.376,00 TL ile sınırlandırıldığı ve davalı aleyhine davacı ... ... yönünden hüküm altına alınıp davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktarın da 13.376,00 TL olduğu anlaşılmakla İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Davacı taraf, davaya konu 12.06.2016 kazada ölen ...'nin nişanlısı olan davacılardan ...'ın ölenin desteğinden yoksun kaldığı iddiası ile tazminat istemli dava açmış; İtiraz Hakem Heyetince de ölenin davacı/nişanlı ...'a destek olduğu kabul edilerek davacı ...'ın bakiye ömrü boyunca tazminat hesabı yapılarak davacı lehine tazminata karar vermiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK'nın 53 üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla ölen eşinden destek alan eşin evlenmesi halinde bu kişinin desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Somut olaya bakıldığında; davaya konu 12.06.2016 tarihli kazada ölen ...'nin, 2015-2016 yılları arasında nişanlısı olan davacı ...'a banka aracılığıyla düzenli şekilde para gönderdiği, bu ödemelere ilişkin banka havale dekontlarının dosyaya sunulduğu, bu bağlamda davacı ...'ın destekten yoksun kaldığının ispatlandığı, ancak nüfus kayıtlarına göre davacı ...'ın 20.07.2019 tarihinde evlendiğinin görüldüğü, Hakem Heyetince hükme esas alınan hesap raporunda ise davacı ... için muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için %40 evlenme ihtimaline göre tazminat hesabı yapıldığı, raporla hesaplanan bedel olan 116.243,00 TL'nin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı gözetilerek destek alacaklısı davacı nişanlı ...'ın desteğin ölüm tarihi olan 12.06.2016 tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği tarih olan 20.07.2019 tarihi aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilip dosya kapsamında bulunan dekontlar incelenmek suretiyle destek miktarı da belirlenerek yeniden hesaplama yapılmalıdır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince; davacı ... bakımından davaya konu kaza tarihi ile yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için tazminatın hesaplanması hususunda, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. 4. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... vekilinin temyiz dilekçesinin ve davalı vekilinin, davacılardan ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin daha uygun olacağına karar verilmiştir. Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı gereği, tazminat hesabında yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Somut olayda; davacı ...'ın hak kazanabileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak, işleyecek devre bakımından "devre başı ödemeli belirli süreli rant" yöntemi kullanılarak tazminat hesaplanmış; bu rapordaki hesap tekniğini ve İtiraz Hakem Heyeti kararını davacı taraf temyiz etmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen karara esas alınan rapordaki hesap tekniği (TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi) Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun değildir. Yerleşik uygulamalarımız gereği hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile yapılması gereklidir. Ne var ki; davacı taraf, İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda tazminat hesabının PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine göre yapılmasını talep etmiş olmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesindeki taleple bağlılık ilkesi gereği anılan hesaplama yönteminin kullanılması gerekir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; 6100 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesindeki taleple bağlılık ilkesi ile davacı yanın hesap yöntemine ilişkin temyizindeki talep ve kabulü nedeniyle davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakların korunması gerektiğinden, hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle yapılması için kararın davacı ... yararına bozulması gereklidir. Adı geçen davacının tazminat talebi bakımından kararın sadece davalı yararına bozulması ve davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmemesinin yargılamanın uzamasına neden olacağı kanaatinde olduğumdan, davacı ...'ın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığı yönündeki sayın çoğunluğun (4) numaralı bentteki kararına katılmıyorum.