T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/437 - 2026/393 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/437 KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2025 NUMARASI : 2024/432 Esas - 2025/167 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/03/2026 Mahalli mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/437 - 2026/393 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/437 KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2025 NUMARASI : 2024/432 Esas - 2025/167 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.08.2023 tarihinde davacı ... plakalı araçta yolcu olarak sevk halinde iken sürücü Derya Serin'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile Ankara ili, Sincan ilçesi sınırları içerisinde tek araçlı trafik kazasına karıştığını, bu kaza sonucunda ağır olarak yaralandığını, kazadan sonra Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne götürüldüğünü, kazaya bağlı yaralanmasına ilişkin tedavileri Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde yapıldığını, görmüş olduğu tedavilere ilişkin kayıtların Kamu Hastaneleri Birliği ve Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nden istenilmesi ile müvekkilin yaralanmasının ciddiyeti anlaşılacağını belirterek, fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik için 1.000,00TL'nin (belirsiz alacak) sigorta şirketinden alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik için 1.000,00TL'nin (belirsiz alacak) sigorta şirketinden alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla geçici bakıcı gideri için 1.000,00TL'nin (belirsiz alacak) sigorta şirketinden alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla tedavi giderleri için 2.000,00TL'nin (kısmi alacak) sigorta şirketinden alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 09/01/2025 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini 75.693,65TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 673.167,50TL'ye, bakıcı gideri talebini 26.829,00TL'ye; tedavi gideri yönünden talebini ıslah etmiş ve 12.626,45TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri, yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, trafik kazaları sonucu oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olarak 08.02.2012 tarihinde SGK tarafından yayımlanan Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri konulu 2012/5 sayılı genelgenin 2-6111 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce verilen hizmetler başlıklı 1.maddesinde; “Trafik kazasının oluş tarihine ve kazazedenin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın 25.02.2011 tarihinden önce üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca verilmiş olduğunu, “Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası" kapsamında olmadığından (kusur oranı, araç işletenin tedavisi tek taraflı kaza vs.) dolayı sigorta şirketlerince ödemesi yapılmayan sağlık hizmet bedelleri SUT hüküm ve ekleri esas alınarak Kurumca karşılanacaktır" denildiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 09/08/2023 tarihinde, dava dışı ... Koruma ve Güvenlik Limited Şirketi'nin maliki olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi'nce sigortalı olan, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, Ankara ili Sincan ilçesi Çimşit mahallesinden Polatlar mahallesi istikametine seyir halindeyken sol arka amortisörün kırılması sonucu aracın hakimiyetini sağlamakta zorlanan sürücünün yolun karşı şeridine geçmemek için sağa manevra yaparak yoldan çıkması ve şarampole düşerek takla atıp ters vaziyette duruşa geçmesi sonucu somut olaya konu tek taraflı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, anılan kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralandığı, ...'ın işe gitmek için araçta bulunduğu, aracın ise çalıştığı işyerine ait olduğu, bu sebeple hatır taşımasının bulunmadığı, kaza tespit tutanağında davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin bir tespitin yer almadığı, bu sebeple davacının kazada müterafik kusurunun bulunmadığı, aracın amortisör arızası sebebiyle kontrolden çıktığı, aracın bakımlarının dava dışı işleten tarafından zamanında yapıldığının davalı tarafça ispatlanamadığından tek taraflı kazada davacının oluşan zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, ... plakalı aracın 17/07/2023 - 17/07/2024 tarihleri arasında trafik sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketince sigortalı olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu, poliçe teminat limitinin sakatlanma ve ölüm kişi başına 1.200.000,00TL olduğu, davacının oluşan zararının tazmini için davadan önce davalı sigorta şirketine 23/02/2024 tarihinde mail ile başvurduğu, tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin 07/03/2024 tarihinde temerrüde düştüğü, başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli maluliyet raporunda, davacının yaralanmasına göre sürekli maluliyetinin %20 olduğu, 6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 2 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu, davacının sürekli maluliyetine göre talep edebileceği sürekli işgöremezlik tazminatının 673.167,50TL olduğu, geçici süreyle işgöremez kaldığı döneme ilişkin talep edebileceği geçici işgöremezlik tazminatının 75.693,65TL olduğu, geçici bakıcı giderinin 26.829,00TL olduğu, SGK'nın sorumluluğu dışında kalan ve davacının tedavisi için gerekli olan tedavi giderlerinin toplam 12.626,45TL olduğu gerekçesiyle; "Davanın kabulü ile, 75.693,65TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 673.167,50TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 26.829,00TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 12.626,45TL tedavi gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava şartı yokluğu yönündeki itirazların değerlendirilmediğini, müvekkil şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı yönünden sorumluluğu bulunmamasına rağmen ilgili giderlerden mahkum edilemeyeceğini, davacının bakiye ömrünün hatalı hesaplandığını, davacı kaza tarihinde 61,02 yaşında olup, kaza tarihi itibariyle bakiye ömrü 16,87 yıl olduğundan başvurucunun 77,89 yaşına kadar yaşayacağı, bilirkişi tarafından ise hesap tarihi itibariyle bakiye ömür tespiti yapılarak başvurucunun 78,02 yaşına kadar yaşayacağının belirlendiğini, bu bağlamda bilirkişi tarafından 0,13 yıl için fazladan hesaplama yapıldığını, bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanamayacağını, davacının hastanede kaldığı günlerin tenzil edilmediğini, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, kaza tespit tutanaklarına göre başvurucunun kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususu belirsiz olup, ancak hastane kayıtlarına göre başvurucunun burnu kırılmış olup, baş bölgesinden yaralandığını, Yargıtay kararları gereği başvurucunun baş bölgesinden yaralanmış olmasının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olamayacağına işaret ettiğini, tedavi giderlerine yönelik verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, maluliyet durumu hatalı tespit edilmiş olup, rapora yönelik itirazlarının hukuka aykırı olarak reddedildiğini, 03.09.2024 tarihli Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporunda vertebra kırıklarına istinaden engellilik oranı tayin edildiğini, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Ek- 2’de bulunan Omurgaya ait sorunlarda engellilik başlığında “Engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır” ibaresi bulunduğunu, kişinin Torakal ve Lomber vertebra kırıklarının stabil ve kalıcı olduğuna ve son 12 ayda değişiklik olmadığına dair radyolojik tetkik bulunmadığını, bu durumda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engellilik oranının tayin edilebilmesi ve torakal +lomber vertebra kırıklarının stabil ve kalıcı olduğunun ortaya konulması için güncel Torakal+Lomber Vertebra Tomografi tetkiki ve klinik muayenesi ile değerlendirilmesi gerektiğini, bu noktada huzurdaki davada, davacının maluliyet durumu net bir şekilde tespit edilemeden eksik bir inceleme ile rapor tayini yoluna gidildiğini, hatır taşımacılığı indirimi uygulanmadığını, arabulucuk ücreti hatalı şekilde müvekkile yüklendiğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18. fıkrası gereği özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin itirazının reddi ile işin esasına girilmesi uygun bulunduğunu (Emsal: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin, 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı), davacı tarafın faiz talebinin de reddi gerektiğini ileri sürerek, geçerli bir başvuru bulunmadığından, eksik evrak tamamlanmadığından ve temerrüt gerçekleşmediğinden, davacı tarafça başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğinden kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşına göre tespit edilmesi gerekmesine , kaza tarihi itibarıyla TRH 2010 Tablosuna göre 17 yıl bakiye ömrünün bulunduğunun anlaşılmasına göre bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir. Usulüne uygun olarak belirlenen bakıcı ihtiyacı nedeni ile brüt asgari ücret üzerinden bakıcı gideri hesaplanması, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına uygun olup, bakıcı ücreti konusunda da, davacı hastanede yatsa dahi, bakıcıya ihtiyacı belirlenen dönem için bakıcı giderine hükmedilmesi yerindedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27.11.2018 tarih ve 2016/1395 Esas - 2018/11311 Karar sayılı ilamı). Davalı vekili tarafından hatır taşıması ileri sürülmüşse de, davacının çalıştığı işyerine ait araçta iş arkadaşları ile birlikte taşındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle hatır taşımasına ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Maluliyete ilişkin olarak ise, davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmında; “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3). Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiş olup, hükme esas alınan raporun da 23/8/2024 tarihinde torokal ve lomber vertebra grafisinin çektirildiği, kaza tarihi 9/8/2023 olup, 12 aylık sürenin de geçtiği anlaşılmakla raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12908 E., 2025/5387 K. Sayılı ilamı). Faiz başlangıcının ve arabuluculuk ücretinin de doğru olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 53.849,90 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 13.463,00TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 40.386,90 TL harcın istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf talebinde bulunan tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip 257419 * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.