Başvuru, ceza davasının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 16/12/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1954 doğumlu olan başvurucu olayların geçtiği tarihte EGS Bank A.Ş. isimli Bankada Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) 9/7/2001 tarihli kararı ile adı geçen Banka, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmiştir. Devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra BDDK murakıpları tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 9/10/2001 tarihli raporda bazı banka görevlilerince usulsüz kredi kullandırıldığı tespit edilmiş ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının muhtelif tarihli iddianameleri ile başvurucunun da aralarında yer aldığı şüpheliler hakkında 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu'na muhalefet, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, özel banka parasını zimmete geçirme ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme yapma suçlarından kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 23/12/2013 tarihli kararı ile bir kısım kredi ile ilgili olarak başvurucunun zimmet suçundan mahkȗmiyetine hükmedilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 30/12/2015 tarihli kararı ile mahkȗmiyet hükmünün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir. Kararda, başvurucu tarafından kullandırılan bazı krediler ile ilgili olarak herhangi bir hüküm verilmediği tespit edilerek zamanaşımı süresi içinde mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin 26/4/2016 tarihli kararı ile bahsi geçen kredilerle ilgili olarak başvurucuya isnat edilen suça ilişkin zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 1/11/2016 tarihli kararı ile hüküm onanmıştır. Başvurucu 5/12/2016 tarihinde onama kararından haberdar olduğunu beyan ederek 16/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.