3. Hukuk Dairesi 2023/2160 E. , 2023/3834 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve d…
**3. Hukuk Dairesi 2023/2160 E. , 2023/3834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'un hamileyken davalı şirkete ait ... Hastanesinde Op.Dr ...'a kontrollere gittiğini ve her şeyin normal olduğunu, 14.06.2015 tarihinde doğumun başladığını, doğum süresinin çok uzun olması üzerine davalı doktorun, kordonun dolanması nedeniyle bebeğin kritik travmalar geçirdiğini söylediğini, müvekkili Hasan'ın, doğumun ısrarla sezeryanla gerçekleştirilmesini talep ettiği halde dikkate alınmadığını, hastanede anestezi uzmanının bulunmadığından bu yola başvurulduğunu nefes alamayan bebeğin 3/5 apgarlı olarak dünyaya geldiğini daha sonra alınan raporlarda bebeğin %98 özürlü olduğunun tespit edildiğini, davacıların, maddi ve manevi çok büyük kayıp içerisinde bulunduklarını belirterek, fazlaya ilşkin haklarını saklı tutmak suretiyle 2.000,00 TL maddi, anne için 200.000,00 TL, baba için 190.000,00 TL manevi, tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacı ...'ın 04.06.2015 tarihinde saat 14.00 de hastaneye başvurduğunu tetkiklerin normal doğuma uygun olduğunu nst ve kalp atışlarının normal olduğunu, 23.20 de rahim ağzının tam açık olduğunu, 23.30 da doğum masasına alındığında hastanın ıkınamaması üzerine vakum uygulandığını, başarılı şekilde doğum gerçekleştiğini, çocuğun başı göründüğünde kordon dolandığının görüldüğünü, 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, sezeryan doğumu gerektirecek hiç bir tıbbi endikasyon olmadığından normal doğum tercih edildiğini, kordon dolanmasının sık görülen komplikasyon olduğunu, bu durumda hastanın ameliyata alınmasının daha çok zaman alacağından, bebeğin daha fazla oksijensiz kalmaması için vakum uygulamasının tercih edileceğini, burada da bu yöntemin tercih edildiğini ve endikasyona uygun olduğunu, doktora ve hastaneye bir kusur yüklenemeyeceğini kordon dolanması sonucu davacının bebeğinde gelişen okisjen yetmeziğinin, kordon dolanmasının nadir görülen komplikasyonlarından olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI