Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki bir kısım uygulama nedeniyle de masumiyet karinesi ve savunma hakkı bağlamındaki adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki bir kısım uygulama nedeniyle de masumiyet karinesi ve savunma hakkı bağlamındaki adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/11/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ile eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) 2017/136301 Soruşturma sayılı dosya ile başvurucu hakkında Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılmış ve Başsavcılığın talimatıyla başvurucu 19/9/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başsavcılık 28/9/2017 tarihinde başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği aynı tarihte başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Başsavcılık 8/5/2018 tarihli iddianameyle anılan suçtan cezalandırılması istemiyle başvurucu hakkında aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 4/6/2018 tarihinde iddianameyi kabul etmiş ve E.2018/116 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme aynı tarihte yaptığı tensip incelemesiyle birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 21/9/2018 tarihinde resen yaptığı inceleme sonucunda, başvurucu hakkındaki dosyanın tefriki ile başvurucunun çeşitli suçlardan (terör örgütü propagandası yapma, görevi yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, toplantı ve gösteri yürüyüşünde görevlendirilenlerin görevlerini yapmalarına engel olma, toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, toplantı ve yürüyüşlere silah ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hale getirerek katılma, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından) daha önce yargılamasına devam edilen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki E.2016/90 sayılı dosyasıyla hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi ayrıca başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 8/10/2018 tarihinde davaların birlikte görülmesinin zorunlu olmadığı gerekçesiyle birleştirme kararının reddine karar vermiştir. Anılan karar üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 9/10/2018 tarihinde oluşan uyuşmazlığın çözümü için dosyayı ortak yüksek görevli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine göndermiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 14/11/2018 tarihinde yaptığı incelemede davanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2016/90 sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 29/11/2018 tarihinde dosya üzerinden resen yaptığı inceleme sonucunda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 7/2/2019 tarihinde ilk duruşmada başvurucunun ve müdafilerinin esasa ilişkin savunmalarını almış, ayrıca tutukluğa dair söyleyeceklerini dinlemiş ve duruşma sonunda tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından başvurucunun Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla katılmak istemediği ve müdafilerinin hazır bulunduğu 11/4/2019 tarihli duruşmada tanık beyanı alınmış ve duruşma sonunda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 10/5/2019 tarihinde başvurucu yönünden dosya tefrik edilerek E.2019/106 sayılı dosya üzerinden 20/5/2019 tarihli kararla davanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2015/315 sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince E.2015/315 sayılı dosya üzerinden devam eden yargılamada 14/6/2019 tarihinde yapılan inceleme sonucunda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince 16/10/2019 tarihli duruşmada başvurucu yönünden dosya tefrik edilmiş ve aynı Mahkemenin E.2019/506 sayılı dosyası üzerinden verilen 25/12/2019 tarihli kararla davanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/173 sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 20/1/2020 tarihinde birleştirme kararı öncesinde kendilerinden muvafakat alınmadığını belirterek İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince verilen birleştirme kararının kaldırılması talebiyle, oluşan birleştirme uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyayı Yargıtay Ceza Dairesine göndermiştir. Yargıtay Ceza Dairesi tarafından 3/3/2020 tarihinde davaların birlikte yürütülmesinde yarar görülmediğinden davaların ayrı ayrı yürütülmesine ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2015/506 sayılı dosyası üzerinden verdiği birleştirme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince E.2015/315 sayılı dosya üzerinden devam eden yargılamada 12/6/2020 tarihli dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun SEGBİS yoluyla katıldığı 18/6/2020 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun SEGBİS yoluyla katıldığı ve müdafiinin de hazır olduğu 7/10/2020 tarihli duruşmada başvurucu yönünden dosyanın ayrı bir esasa kaydedilmek üzere tefrik edilmesine ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun anılan tutukluluk hâlinin devamına dair karara karşı yaptığı itiraz, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 20/10/2020 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu itirazın reddine dair kararın 26/10/2020 tarihinde tebliğ edildiğini beyan ederek 23/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2020/226 sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılamada 5/11/2020 tarihli tensip incelemesi neticesinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince E.2020/226 sayılı dosyada, başvurucu ve müdafiinin hazır olduğu 3/12/2020 tarihli duruşmada başvurucunun konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle tahliyesine karar verilmiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Yavuz Cengiz, B. No: 2019/37138, 15/6/2021, §§ 23-