4. Hukuk Dairesi 2021/26299 E. , 2023/6993 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/109 E., 2021/228 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme k…
**4. Hukuk Dairesi 2021/26299 E. , 2023/6993 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/109 E., 2021/228 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı araç ile davalının kullandığı aracın çarpışması sonucu müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, kaza sonrası İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesin nezdinde kusur tespiti, İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde de hasar tespiti yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak araçta oluşan hasar, değer kaybı ve araç kiralama bedeli olmak üzere toplam 5.172,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Sompo Japon Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini, kazada asli kusurun davacıda olduğunu, bilirkişinin kusur tespitini kabul etmediklerini, davacı ters şeritte giderken kazanın gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.05.2016 tarihli ve 2015/169 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararıyla; iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; meydana gelen trafik kazasında davacının tali oranda %30, davalının ise %70 oranında kusurlu olduğu, araçtaki toplam hasar bedeli, araç değer kaybı ve aracın iş kaybının toplam 6.340,00 TL olup davalının %70 kusuruna isabet eden miktarın 4.438,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.438,00 TL tazminatın dava tarihi olan 30.04.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 10.10.2017 tarih ve 2016/17623 Esas, 2017/8867 karar sayılı ilamında; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarına ilişkin açık çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre kusur yönünden meydana gelen çelişkileri gideren rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve değer kaybının tespitinin aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyularak yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilamına uyularak alınan kusur raporunda dava konusu edilen kaza nedeniyle davalı araç sürücüsünün %70 kusurlu, davacı araç sürücüsünün ise %30 kusurlu olduğu, bu kusur oranına göre dava konusu edilen aracın onarılıp eski haline gelmesi için KDV dahil parça ve işçilik olarak 3.038,00 TL, araç kazanç kaybı bedelinin 1.050 TL, araç değer kaybı bedelinin 1.071 TL olduğunun rapor edildiği belirtilmiş, neticede de davalının %70 kusuru dikkate alınarak 1.071,00 TL tazminatın 30.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olay nedeniyle taleplerin kazanç kaybı, araçta meydana gelen zarar ve değer kaybı tazmini istemine ilişkin olduğu, ancak mahkemece taleplerden yalnızca araç değer kaybına ilişkin zararın hüküm altına alındığını, kararın gerekçesinden diğer iki kalem talep yönünden neden karar verilmediğinin anlaşılamadığını, hal böyle olunca vekalet ücretinin de hatalı olduğu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası alınan raporda ihtilafa konu değerlerin eski raporun aynısı ve hatta fazlası olarak tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan hiçbir itirazın değerlendirilmediğini, kusur raporunda kamera kaydı izlenmesine rağmen davacının aracının hız sınırını aştığının dikkate alınmadığını, davacının kaza sonrasında apartmanın demir kapısını yıkıp binanın duvarına çarparak durmasının en az 80 – 90 km. hızla gittiğini göstereceğini, mahkemece kusur tespitinin bilirkişi tarafından yapılması ve bu tespitin hükme aynen esas alınmasının kanuna aykırı olduğunu, kusura ilişkin tespitin hâkim tarafından yapılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının kullandığı araçla davacıya ait aracın karıştığı 15.01.2014 tarihli trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli ile araçtan yoksun kalma zararı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları, 439 uncu maddesi ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamından, mahkemece ilk kararda davalının kusuruna karşılık gelen ve araçta meydana gelen hasar, araç değer kaybı ile araçtan mahrumiyeti sebebiyle oluşan zararın toplamı olan 4.438,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, verilen bu kararın yalnızca davalı tarafça temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesi sonucunda kusur incelemesi yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ve değer kaybı zararının Daire içtihatlarına uygun şekilde hesap edilmemiş olması sebebiyle kararın bozulmasına karar verildiği, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında değer kaybının hesaplama biçimin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulduğu, diğer tazminat istemleri yönünden (araçta oluşan hasar ve araç mahrumiyeti) davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yönde ilk verilen hükümdeki miktarların kesinleştiği ve davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu sabittir. Mahkemece bu durum gözetilmeksizin davacının usuli kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde yalnızca değer kaybı tazminatına hükmedilmesi, diğer zarar kalemleri olan araçta oluşan hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.