22. Hukuk Dairesi 2011/419 E. , 2011/995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya İş Mahkemesi TARİHİ : 18/01/2010 Davacı vekili, davacının çok iyi bir sicile sahip olduğunu, son olarak müşteri hizmetleri yönetmeni olarak görev yaptığını, ancak A.Ö....isimli kredi pazarlama yönetmeni olan kişinin karıştığı yolsuzluk olayı sonucu haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin iş akdinin de feshedildiğini, gerçekte bu kişinin karıştığı olayda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek müvek
**22. Hukuk Dairesi 2011/419 E. , 2011/995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya İş Mahkemesi TARİHİ : 18/01/2010 Davacı vekili, davacının çok iyi bir sicile sahip olduğunu, son olarak müşteri hizmetleri yönetmeni olarak görev yaptığını, ancak A.Ö....isimli kredi pazarlama yönetmeni olan kişinin karıştığı yolsuzluk olayı sonucu haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin iş akdinin de feshedildiğini, gerçekte bu kişinin karıştığı olayda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının görev tanımında belirlenmiş olan denetim sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmediğini, kontrol koordinasyon faaliyetini ihlal ettiğini, müşteri hizmetleri servislerine gelen müşteri talimatlarındaki imzaların doğruluğunun kontrol etmesi gerekirken bunu yapmadığını, soruşturma raporunda davacının bu konudaki ağır kusurunun belirlendiğini, iş akdinin de rapordaki bu bilgiler doğrultusunda feshedildiğini, davacının beyanında müşterilerin A.Ö.'nın yakından tanıdığı müşteriler olduklarından imza kontrolünü yapmadığını kendisinin de kabul ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının amir olarak şube müdürüne bağlı bulunduğu, fişlerdeki müşteri imzalarını kontrol etmemesinin ihmali bir davranış olarak kabul edilebileceği, bu durumu çeşitli toplantılarda müdürüne ilettiği, şube müdürünün müşteri memnuniyetine dikkat çekerek idare edilmesi gerektiğini söylediği, A.Ö. isimli çalışanın, şube müdüründen sonra en yetkili kişi olduğu, işlemlerin onun talimatı ve yönlendirmesi ile yapıldığı, davacının eyleminin iş akdinin feshedilmesini gerektirecek ölçüde kusurlu bir davranış olmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, işyerinde müşteri hizmetleri yönetmeni olarak çalışmaktadır. Görev tanımı belirlenmiştir. İş sözleşmesi, şubede gerçekleşen soruşturma konusu işlemlerde müşteri imzasını kontrol etmeyerek belirlenen tutarları şube eski kredi pazarlama yönetmeni A.Ö.’a ödemesi sonucu banka zararına yol açması nedeniyle, 4857 sayılı Kanunun 25/ll.maddesi gereği tazminatsız olarak feshedilmiştir. Dosya arasında gerçekleştirilen disiplin soruşturması ve ekleri, davacı ile A.Ö. isimli diğer çalışanın beyanları, söz konusu kişi hakkında devam eden ceza yargılamasına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Yargılama sırasında taraf tanıkları da dinlenmiştir. Öncelikle fesih nedeni ve dayanağındaki işlemler dikkate alındığında, kararın eksik incelemeye dayalı olduğu açıktır. Mahkemece konusunda uzman iki bankacı ve bir akademisyenden oluşan bir bilirkişi kuruluna, fesih nedeni yapılan eylem ve işlemlerin tek tek neler olduğu, davacının görev tanımı karşısında işçinin sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davacıya atfedilebilecek bir kusurun olup olmadığı ve derecesi kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.9.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.