DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/284 E. , 2024/2605 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/284 Karar No : 2024/2605 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...Odası VEKİLİ: ... 2- ... Odası VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/10/2021 tarih ve E:2018/3376, K:2021/11098 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/284 E. , 2024/2605 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/284 Karar No : 2024/2605 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...Odası VEKİLİ: ... 2- ... Odası VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/10/2021 tarih ve E:2018/3376, K:2021/11098 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin "gerektiğinde binaların arka bahçeleri de kullanılarak" ibaresinin, 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin, 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "Yol, meydan, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibaresinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, 6. maddesinin 4. fıkrasının ve Geçici 3. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 11/10/2021 tarih ve E:2018/3376, K:2021/11098 sayılı kararıyla; Usul yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren altmış gün içinde -dava açma süresinin son günü resmi tatil gününe denk geldiğinden izleyen gün olan- 24/04/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı, Kanunlara, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı işlemleri kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava konusu yapma ehliyetine sahip olan TMMOB Şehir Plancıları Odası ve TMMOB Mimarlar Odasının, imar mevzuatıyla doğrudan ilişkili olan Otopark Yönetmeliği'nin yukarıda anılan hükümlerinin iptali istemiyle açtığı davada ehliyetli olduğu, Esas yönünden; Yönetmeliğin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 25/03/2021 tarih ve 31434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik yapılmış ise de dava konusu hükümdeki değişikliğin, anılan hükme yönelik olarak yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin Dairelerinin kararına karşı yapılan itiraz incelemesi neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 06/11/2019 tarihinde verilen ve ilgili hüküm bakımından yürütmenin durdurulmasına ilişkin hüküm içeren karardan sonra gerçekleştiği görüldüğünden, yargı kararının uygulanması niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, idarenin yargı kararlarını uygulamaktaki yükümlülüğünün, Anayasa ve kanunlara dayandığı, bu yükümlülük gereği yapılan işlemlerin davayı konusuz bırakmasının mümkün olmadığı, Öte yandan, Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 6. maddesinin 4. fıkrasında ve geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında, 25/03/2021 tarih ve 31434 sayılı ve 31/05/2018 tarih ve 30437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişikliklerin yapıldığı görülmekte ise de bu değişikliklerin davacıların hukuka aykırılığını ileri sürdüğü hükümlerin yeniden düzenlenmesi niteliğinde olduğu ve davacıların davayı açarken ileri sürdüğü iddiaları ortadan kaldırmadığı, Bu itibarla, incelemenin dava konusu işlemin tesis tarihi itibarıyla yapılması, iptali istenilen hükümlerde yapılan değişikliklerin davacıların davayı açarken ileri sürdüğü iddialarını ortadan kaldırmaması ve değişikliklerin bir kısmının da yargı kararının uygulanması amacına dayanması nedeniyle bu kısımlara yönelik olarak davanın konusuz kalmayacağı sonucuna ulaşılarak uyuşmazlığın esası değerlendirilerek hüküm kurulmuş, Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin "gerektiğinde binaların arka bahçeleri de kullanılarak" ibaresi yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; “Ada içi otoparkı: Elverişli imar adalarında, gerektiğinde binaların arka bahçeleri de kullanılarak ada içlerinde, imar planlarında düzenleme yapılmak suretiyle ilgili parsellerin ortak kullanımına yönelik düzenlenen otoparkları,” ifadesine yer verildiği, davacılar tarafından bu bendin "gerektiğinde binaların arka bahçeleri de kullanılarak" ifadesinin iptalinin istenildiği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasında; “Tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında kalmak ve parsel sınırları dışına taşmamak kaydıyla, ön bahçe statüsünde olmayan yan ve arka bahçe mesafelerinde su deposu, otopark ve mevzuatı gereğince zorunlu miktardaki sığınaklar yapılabilir. Ayrıca ön bahçelerde de tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında; parsel sınırına 3.00 metreden fazla yaklaşmamak şartıyla ön bahçe mesafesinin yarısına kadar zorunlu otoparklar yapılabilir. Ancak sit alanları ve özel çevre koruma alanlarında, koruma amaçlı uygulama imar planı hükümlerine uyulur.” kuralına, Otopark Yönetmeliği'nin "Bina ve parsel otoparklarının düzenlenme esasları" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "Otopark ihtiyacının tamamının bodrum katlarda karşılanamaması halinde, tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalmak ve üzeri yeşillendirilerek bahçe vasfının ortadan kaldırılmaması şartıyla binaların öncelikle arka ve yan bahçe altlarının tamamı ile gereken durumlarda idarenin uygun görmesi halinde ön bahçe zemin altının parsel sınırına 3 metreden fazla yaklaşmamak suretiyle ön bahçe mesafesinin yarısını geçmeyen kısımlarında otopark yapılabilir. Otopark giriş çıkışı ön bahçe mesafesi içinden de sağlanabilir. Otopark rampası parsel sınırı dışından başlatılamaz." kuralına, Otopark Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise: “Otopark ihtiyacının tamamının bodrum katlar ile tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında karşılanamaması halinde, yeşil dokuya uygun ve su geçirimli malzeme ile bina arka ve yan bahçelerinde açık otopark yeri tefrik ve tesis edilebilir. Ancak arka bahçede otopark yeri tefrik ve tesis edilebilmesi için yan bahçenin en az 3,00 metre olması veya bina içinden en az 2,75 metre genişliğinde geçiş yolu düzenlenmesi şarttır. Yan bahçede otopark yeri de tesis edilecekse bunun için yan bahçe mesafesine 2,50 metre daha ilave edilir ya da 3 üncü maddenin birinci fıkrasının ı) bendinde tanımlanan ortak otopark uygulaması ile en az 2,50 metre eninde geçiş yolu sağlanır.” kuralına yer verildiği, Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasının ve Otopark Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, imar adaları içindeki binaların arka bahçelerinde zemin altında kapalı otopark yapılmasını; (c) bendinin binaların arka bahçelerinde açık otopark yapılmasını olanaklı kıldığı, Otopark Yönetmeliği'nin iptali istenilen 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ise binaların arka bahçelerinde gerektiğinde açık veya kapalı (yer altı) otoparkı yapılmasına ilişkin olduğu, Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, binaların arka bahçelerinde otopark yapılmasına ilişkin olarak, gerek dava konusu Yönetmeliğe göre konu itibarıyla daha genel niteikte bir düzenleyici işlem olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde gerekse dava konusu Yönetmeliğin bina ve parsellerde yapılacak olan otoparklara ilişkin esasları düzenleyen devam eden maddelerinde, birbirine paralel düzenlemelere yer verildiği, Uyuşmazlık konusu madde ile düzenlenen ada içi otoparkların, imar planında düzenleme yapılmak ve imar planı ve plan kararlarıyla uygunluk sağlanmak suretiyle yapılabilen ve birden çok imar adasının kullanımına yönelik otoparkları ifade ettiği, bu bağlamda, ada içi otoparkların, öncelikle imar planına işleneceği, imar planındaki bu fonksiyon doğrultusunda yapılacak olan parselasyon ile uygulamaya geçirileceği, ada içi otopark olarak belirlenen yerin, bu otoparktan faydalanacak olan imar adalarının bulunduğu alanda hesaplanacak olan düzenleme ortaklık payına (DOP) konu yerlerden olduğu, İmar planlarının, plan onama sınırları içinde kalan taşınmazların fonksiyonlarını belirleyen düzenleyici nitelikte işlemlerden olduğu, imar planında yer verilen fonksiyonlar ve plan kararlarının, parselasyon, ifraz, tevhid gibi uygulama işlemleriyle hayata geçirildiği, mülkiyete ilişkin sorunların da imar planlarından ziyade parselasyon gibi imar uygulamaları ile çözümlenmesi gereken problemler olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ada içi otoparklar bakımından, mülkiyete ilişkin muhtemel sorunların parselasyon benzeri imar uygulamaları ile çözüleceği, dolayısıyla dava konusu düzenlemenin, ada içi otopark uygulamasının yapıldığı alanda mülkiyet hakkı sahibi olan kişiler bakımından hak ihlaline neden olacak bir sonuç meydana getirmeyeceği, Bu durumda, Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "gerektiğinde binaların arka bahçeleri de kullanılarak" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; “Ortak otopark uygulaması: İmar adasındaki komşu parsellerin bahçelerinin daha etkin kullanılabilmesi amacıyla; ilgili her bir parsel için parsel maliklerinin en az beşte dördünün muvafakati alınmak, her bir parsel sınırı korunmak ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanmak kaydıyla, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaksızın ve parseller tevhit edilmeksizin vaziyet planı idarece onaylanarak ve tapuda beyanlar hanesine “ortak otopark alanı vardır” şeklinde belirtme yapılarak, açık veya tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla kapalı olarak yapılan otopark uygulamalarını,” hükmünün yer aldığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin “İfraz ve tevhit” başlıklı 7. maddesinde; “İmar adasındaki aynı veya farklı yapı nizamı bulunan parsellerin bahçelerinin daha etkin kullanabilmesi amacıyla; ilgili parsel maliklerinin muvafakati alınmak, her bir parsel sınırı korunmak ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanmak kaydıyla, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaksızın ve parseller tevhit edilmeksizin vaziyet planı idarece onaylanarak ve tapuda beyanlar hanesine şerh düşülerek açık veya tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla kapalı, ortak otopark uygulaması yapılabilir.” kuralına, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun "Ortak yerler" başlıklı 4. maddesinde; "Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır. a) Temeller ve ana duvarlar, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar, b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri, c) Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri. Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de (Ortak yer) konusuna girer." kuralına, "Ortak yerler üzerinde" başlıklı 16. maddesinde; "Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar. Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler; bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır." kuralına, "Anagayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk" başlıklı 19. maddesinde; "Anagayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk: Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. (Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir…" kuralına, faydalı nitelikteki yenilik ve ilaveleri düzenleyen 42. maddesinde; "Kat malikleri,anagayrimenkulün ortak yerlerinde kendi başlarında bir değişiklik yapamazlar; ortak yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarıyacak bütün yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır." kuralına, "Temliki tasarruflar ve önemli işler" başlıklı 45. maddesinde; "Temliki tasarruflar ve önemli işler: Ana gayrimenkulün bir hakla kayıtlanması veya arsanın bölünmesi ve bölünen kısmın mülkiyetinin başkasına devrolunması gibi temliki tasarruflar veya anayapının dış duvarlarının, çatı veya damının reklam maksadiyle kiralanması gibi önemli yönetim işleri ancak bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabilir." kuralına yer verildiği, Otopark Yönetmeliği'nin "Genel esaslar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ve devam eden 1) sayılı alt bendinin dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde, otopark ihtiyacının bir kısmı veya tamamının parselinde karşılanamadığı binalarda, karşılanamayan otopark miktarının mümkünse komşu parsellerle ortak otopark ya da ada içi otopark uygulaması yapılmak suretiyle karşılanacağına, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise ortak otoparka ilişkin uyuşmazlık konusu Yönetmelik maddesinin ne şekilde uygulanacağına dair düzenlemelere yer verildiği, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu edilen 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin, yalnızca birbirine komşu olan iki parselin kullanımına yönelik otoparklara ilişkin olarak düzenlendiği, davaya konu maddede ortak otoparkların ön, arka ve yan bahçede yahut açık ve (tamamen gömülü olmak kaydıyla) kapalı olması yönünden bir kısıtlamaya yer verilmediğinden birbirine komşu iki parsel arasındaki ön, yan veya arka bahçelerde açık ya da kapalı otopark yapılmasını olanaklı kıldığının görüldüğü, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin yukarıda anılan “İfraz ve tevhit” başlıklı 7. maddesinde de benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verildiği, Yönetmeliğin dava konusu maddesiyle getirilen ortak otopark uygulaması ile binaların bahçelerinde oluşturulması planlanan otopark alanlarının, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4. maddesinde belirtilen ortaklaşa kullanma, korunma ve faydalanma için zaruri olan yerlerden ve aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca kat maliklerinin üzerinde arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olduğu alanlardan olduğu, Uyuşmazlık konusu madde ile getirilen ortak otopark uygulaması yapılabilmesi için parsel maliklerinin beşte dördünün muvafakatinin yeterli olduğuna ilişkin hükmün, Kat Mülkiyeti Kanunu'na aykırı olup olmadığını belirlemek için öncelikle Yönetmeliğin iptali istenilen incelemeye konu maddesi ile getirilen ortak otopark uygulamasının parsel malikleri bakımından önemli işlerden mi yoksa faydalı işlerden mi olduğunun tespit edilmesinin gerektiği, Ortak otopark uygulaması bulunan parsellerin, tapunun beyanlar hanesine “ortak otopark alanı vardır” şeklinde şerh düşülmesi gerekmekte ise de bu kaydın, ana gayrimenkulün bir hakla kayıtlanması, arsanın bölünmesi, bir kısmının devri veya binanın bir bölümünün kiralanması niteliğinde bir işlem olmadığı, bu nedenle Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 45. maddesi kapsamında sayılamayacağı, bununla birlikte, ortak otopark uygulamasının, kat maliklerinin ortak kullanımında olan bir alanın, bu kişilerin kullanımına ve yararlanmasına hizmet edecek şekilde düzenlenmesini sağladığı düşünüldüğünde; Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında faydalı işler olarak sayılan düzenlemeler kapsamında bulunduğu ve bu nedenle de ortak otopark yapılabilmesi için anılan Kanun'un 19. maddesinde belirtildiği üzere, kat maliklerinin beşte dördünün yazılı muvafakatinin alınması gerektiği, Bu durumda, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu maddesinde de Kat Mülkiyeti Kanunu'nun anılan hükmündeki beşte dört çoğunluğun sağlanması şartı öngörüldüğünden, Kat Mülkiyeti Kanunu'na aykırı bir yönü bulunmayan Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "Yol, meydan, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibaresi ve 6. maddesinin 4. fıkrası yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; "Yeraltı otoparkı: Yol, meydan, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin, tamamen tabii zemin veya tesviye zeminin altında kalmak üzere, uygulama imar planı kararı ile belirlenmek ve mevcut ağaç dokusu ve zemin yapısı dikkate alınarak, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılmak, mevcut dokuya zarar vermemek ve ilgili standartları sağlamak şartı ile yapılan kapalı otoparkları,” tanımına yer verildiği, yer altı otoparkların uygulanmasına ilişkin olarak da Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında; “Ana arter yollarda cadde altı, imar mevzuatının izin verdiği meydan, yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinde; tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarda, otopark giriş ve çıkışlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması, giriş ve çıkışların bu alanların giriş ve çıkışlarından ayrı olması ve kullanımını etkilememesi koşullarıyla, mevcut ağaç dokusu dikkate alınarak; korunması gerekli ağaçlara hiçbir şekilde zarar verilmemesi, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılması ve standartların sağlanması kaydıyla bölge ve genel otopark yapılabilir. Yer altı otoparkları, her durumda trafik tedbirleri alınarak ve yerel trafik etütleri yaptırılmak kaydıyla; trafik yükü hesaplanarak planlanır ve projelendirilir. Bu tür otoparkların yapımı için kurumlar arası (idare ve ilgili kurum) mutabakat ve konuyla ilgili UKOME ya da trafik/ulaşım komisyonu kararı alınması gerekir.” düzenlemesine yer verildiği, anılan iki madde birbiri ile sıkı biçimde ilişkili olduğundan birlikte incelendiği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ddd) bendinde; “Meydan, yerleşme dokusu içerisinde şehirdeki yaya sirkülasyonununu yönlendiren; halkın toplanma, bir araya gelme, kutlama gibi toplumsal davranışlarına imkân vererek sosyal yaşama hizmet eden, imar planında belirlenmek kaydıyla alanın özelliği bozulmadan özel mülkiyete konu edilmeksizin ve meydan kullanımı engellenmeksizin altı otopark olarak kullanılabilen alanlar" tanımına yer verildiği, Ulaşımda Enerji Verimliliğinin Artırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. fıkrasında; "Kent içinde yetersiz kalan yollarda sıkışan trafiği rahatlatmak üzere; yol genişletmesi, kavşak düzenlemesi ve otopark kurulması gibi önlemler alınır." hükmü ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 12. fıkrasında; "İmar planlarında araç trafiğinin azaltılması, toplu taşıma ve yaya öncelikli bir ulaşımı sisteminin kurgulanması esastır. Toplu taşım araçlarının kullanımının teşvik edilmesi amacıyla park et - devam et sisteminin yaygınlaştırılmasına ve toplu taşım duraklarının veya istasyonlarının bulunduğu etki alanında otopark alanları ayrılması ve birbirine entegre olmasına ilişkin imar planlarında kararlar getirilir." hükmüne yer verildiği, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu edilen 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer verilen yeraltı otoparkı düzenlemesinin, otopark ihtiyacının en çok yoğunlaştığı yer olan kent merkezlerinde yaşanan trafik yoğunluğunun ve park problemlerinin önüne geçilmek üzere getirildiği, yeraltı otoparklarının, kent içindeki ulaşımın ve yaya sirkülasyonunun olumsuz biçimde etkilenmemesi için getirilebilecek olumlu kullanımlardan olduğu, otopark yeri arayan araçların oluşturduğu trafikten kaynaklanan zararlı emisyon, gürültü ve güvenlik sorunlarının önüne geçilmesini sağlayarak karbon ayak izinin azaltılmasına olumlu katkı sağlayabilecek bir düzenleme niteliğinde olduğu, ayrıca meydan alanlarının altında yeraltı otoparkı yapılmasına cevaz veren ilk düzenlemeye dava konusu Yönetmelik'ten önce Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ddd) bendinde yer verildiği, dava konusu Yönetmeliğin de Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde belirlenen esaslara uygun olarak hazırlandığı, Uyuşmazlık konusu 3. maddenin 1. fıkrasının (k) bendinde yer alan düzenlemenin, umumi hizmet alanı olarak imar planında belirlenen yerlerde yine umumi hizmet niteliğinde olan bir faaliyetin yürütülmesine yönelik olduğu, bu yönüyle kamu yararına uygun olmasının yanı sıra, tanımda sayılan kamusal alanların altında otopark yapılması için durumun imar planında belirtilmesi şartına bağlandığı, böylelikle imar planının ana kararlarıyla uyumlu olacak şekilde imar planına işlenen otopark alanı kullanımı doğrultusunda uygulamaya geçileceği görüldüğünden Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "Yol, meydan, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendindeki yeraltı otoparklarına yönelik uygulamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin olarak düzenlenen Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında; altında yeraltı otoparkı yapılacak olan kamu kurumunun uygun görüşünün alınması, otopark giriş ve çıkışlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması ve ilgili kurumun giriş ve çıkışlarının bu alanların giriş ve çıkışlarından ayrı olması, mevcut ağaç dokusu dikkate alınarak, korunması gerekli ağaçlara zarar verilmeksizin, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılması ve standartların sağlanması şartlarının gerçekleşmesi gerektiği kuralına yer verilmiş ve bu alanda yapılacak yeraltı otoparkları için gerekli tüm trafik önlemlerinin alınması, yeraltı otoparkına yönelik etütler ile trafik yüküne ilişkin hesaplamalar yapılarak yeraltı otoparkı projesinin hazırlanması gerektiği, bunun yanı sıra ilgili kurumlar arası mutabakat sağlanması ve yetkili trafik ulaşım komisyonunca karar alınması şartlarının da birlikte gerçekleşmesinin arandığı, diğer bir deyişle, kamu yararı gözetilerek yapılması planlanan yeraltı otoparklarının hayata geçirilebilmesinin çok sayıda sıkı koşula bağlandığı, Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasının, esasen DOP olarak kesilen ya da kamulaştırılarak edinilen ve umumi kullanıma ayrılan taşınmazların altlarının, kural olarak umuma açık kullanım için tahsis edilmesini öngördüğü, anılan düzenlemede, altında otopark yapılabilecek alanlar sayılırken "imar mevzuatının izin verdiği" ifadesi kullanıldığından imar planı ve mevzuatına uygunluğun sağlanmasının yanında DOP kesintisi olarak ayrılan yerlerin DOP için kullanılması gerektiği yönündeki imar hukuku ilkelerinin de dikkate alınması şartlarının arandığı, Öte yandan, yeraltı otoparkı yapılması için ilgili idareden yapı ruhsatı talep edilmesi halinde projelerde, afet, deprem, yangın, otopark, enerji verimliliği, sığınak, asansör, yapı malzemeleri, gürültüye karşı korunma, ısı ve su yalıtımı, yapı denetimi, iş güvenliği, iskele, erişilebilirlik ve çevre gibi hususları düzenleyen imar mevzuatı hükümlerine uyulmasının aranacağı, buna aykırı olarak projelendirilmiş yeraltı otoparkları için yapı ruhsatı düzenlenmeyeceği, Bu durumda Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendi yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde; “Yol üstü otoparkı yapılacak yerler ile yapımına ve işletilmesine ilişkin usul ve esaslar, büyükşehir belediyelerinde UKOME, diğer belediyelerde yerel trafik/ulaşım komisyonu kararı alınarak idarelerce belirlenir, buna göre yol üstü otopark düzenlemeleri, uygulaması ve işletmesi yapılır.” hükmüne yer verildiği, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; "Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu- yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek." ve (l) bendinde "Yolcu ve yük terminalleri, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat vermek." büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasında sayıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde; "Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek." faaliyetlerinin belediyelerin yetkilerini arasında sayıldığı, Otopark Yönetmeliği'nin “Genel esaslar” başlıklı 4. maddesinde; “(1) Otoparkla ilgili genel esaslar aşağıda belirtilmiştir: (...) k) Varsa ulaşım ana planı ve/veya otopark ana planına uygun olmak koşuluyla ilgili idarenin uygun görüşü ve ilgili trafik veya ulaşım komisyonunun kararı ile yapım şekline göre açık, katlı ve kapalı otoparklar için geçerli hükümler yerine getirilmek kaydıyla işletme amaçlı otopark yapılabilir.(...) r) 5216 sayılı Kanun uyarınca büyükşehir belediyelerince ulaşım ana planlarının yapılması veya yaptırılması ve uygulanması esastır.” düzenlemesinin bulunduğu, Uyuşmazlık konusu madde ile yol üstü otoparkların nerelerde yapılacağı ile yapılmasına ve işletilmesine ilişkin usul ve esasların ne şekilde belirleneceğine yönelik düzenleme yapıldığı, bu düzenlemeye göre, yol üstü otoparkların yapımı ve işletilmesinin idare tarafından, ilgili trafik/ulaşım komisyonu veya UKOME tarafından karar alınmak suretiyle gerçekleşeceği, Otopark Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde de dava konusu maddede yer verilen düzenlemeyi tamamlayacak biçimde, açık, katlı ve kapalı otoparklar için geçerli hükümler yerine getirilmek kaydıyla işletme amaçlı otopark yapılabileceği, ancak bu otoparkların, varsa ulaşım ana planı ve/veya otopark ana planına uygun olması, ilgili idarenin uygun görüşü ve trafik/ulaşım komisyonu kararı alınması gerektiği düzenlemesinin getirildiği, 5216 ve 5393 sayılı Kanun'ların yukarıda anılan maddelerinde karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek bakımından belediyelere görev ve yetki verildiği, Kanunlar ile kendisine verilen yetkileri kullanmakta takdir yetkisi olan belediyelerin, bu yetkiyi kullanırken imar mevzuatına ve planlama yapılan alanda yürürlükte bulunan imar planı notlarına ve plan esas kararlarına uygun hareket ederek görevinin gereğini yerine getirmesi gerektiği, Uyuşmazlık konusu maddede, belediyelerde trafik ve ulaşım konusunda yetkili karar mercii olan UKOME veya trafik/ulaşım komisyonu tarafından, belediyelerce hazırlanan ulaşım ana planlarına uygunluk bakımından değerlendirme yapılarak yol üstü otoparklarının, imar planlarına uygun, bütüncül biçimde ve belirli bir düzen içerisinde planlanmasının öngörüldüğü anlaşıldığından, Otopark Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin 5. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde; “Otopark ihtiyacının tamamının bodrum katlarda karşılanamaması halinde, tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalmak ve üzeri yeşillendirilerek bahçe vasfının ortadan kaldırılmaması şartıyla binaların öncelikle arka ve yan bahçe altlarının tamamı ile gereken durumlarda idarenin uygun görmesi halinde ön bahçe zemin altının parsel sınırına 3 metreden fazla yaklaşmamak suretiyle ön bahçe mesafesinin yarısını geçmeyen kısımlarında otopark yapılabilir. Otopark giriş çıkışı ön bahçe mesafesi içinden de sağlanabilir. Otopark rampası parsel sınırı dışından başlatılamaz.” hükmünün yer aldığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasında; “Tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında kalmak ve parsel sınırları dışına taşmamak kaydıyla, ön bahçe statüsünde olmayan yan ve arka bahçe mesafelerinde su deposu, otopark ve mevzuatı gereğince zorunlu miktardaki sığınaklar yapılabilir. Ayrıca ön bahçelerde de tabii veya tesviye edilmiş zeminin altında; parsel sınırına 3.00 metreden fazla yaklaşmamak şartıyla ön bahçe mesafesinin yarısına kadar zorunlu otoparklar yapılabilir. Ancak sit alanları ve özel çevre koruma alanlarında, koruma amaçlı uygulama imar planı hükümlerine uyulur.” hükmüne ve aynı maddenin 3. fıkrasında; “Ön bahçe mesafesi 7.00 metreye çıkarılmak kaydıyla, bina cephesinden itibaren 2.00 metre dışında kalan kısım ön bahçede açık otopark yapılabilir." kuralına yer verildiği, Uyuşmazlık konusu maddenin, bina ve parsel otoparklarının düzenlenmesine ilişkin esasları düzenleyen 5. madde içerisinde düzenlendiği ve binaların arka, yan ve ön bahçelerinde, kapalı (yer altı) otoparkı yapılmasına yönelik esasları belirlediği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 23. maddesinde de dava konusu edilen maddeye paralel olacak şekilde düzenleme yapıldığının görüldüğü, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne uygun olarak getirilen Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; otopark ihtiyacının bodrum katlarda karşılanamaması durumuna ilişkin bir düzenleme yapılarak otopark ihtiyacının öncelikle parsel içinde karşılanması gerektiği yolundaki ilkeye uygun olarak hareket edildiği, bodrum katların, otopark ihtiyacını karşılamakta yeterli olmaması halinde, ayrılması gerekli otopark alanının, bahçe vasfı ortadan kaldırılmamak amacıyla yeşillendirilen ve tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan alanlardan olan arka, yan ve ön bahçelerin zemin altlarında olacak şekilde, uyuşmazlık konusu maddede belirtilen esaslara uygun olarak karşılanmasının mümkün olduğu, bahçelerin ne şekilde kullanılacağının da dava konusu maddede, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, buna göre; öncelikle yan ve arka bahçelerin zemin altının tamamı, gereken hallerde ise ilgili idarenin uygun görüşü de alınmak koşuluyla ön bahçe zemin altında, parsel sınırına 3 metreden fazla yaklaşmamak ve ön bahçe mesafesinin yarısını geçmemek şartıyla otopark yapılabileceği, Uyuşmazlık konusu düzenleme ile; otopark alanı ihtiyacı karşılanmaya çalışılırken bahçelerin yeşil niteliğinin korunmasının ve otopark ihtiyacının parsel içinde çözümlenmesinin hedeflendiği ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin yukarıda anılan hükmü uyarınca düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, Otopark Yönetmeliği'nin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; “Ticaret alanları, ticaretin yapılabildiği karma kullanımlar ile ticaretin yapılabildiği konut alanlarında, binanın ihtiyacı olan otoparkını parsel veya bina bünyesinde karşılamak, otopark dışında hiçbir kullanım getirmemek, bahçe mesafelerini korumak şartıyla bağımsız bölüm olarak bodrum katlarında ve girişi zemin kattan da olabilen ticari amaçlı otoparklar yapılabilir. Ticari amaçlı dışa dönük olarak kullanılan otoparklarda 634 sayılı Kanun uyarınca parsel maliklerinin muvafakatı ve UKOME ya da trafik/ulaşım komisyonu görüşü alınarak uygulama yapılır. Bu otoparkların, giriş ve çıkışlarının binanın kullanımına ait otoparklardan ayrı düzenlenmesi, tavan döşemelerinde ve diğer bağımsız bölümlere bitişik duvarlarında ilgili mevzuatına göre ses, ısı ve su yalıtımı yapılması, dışa bakan cephelerinin bina estetiğiyle uyumlu olması zorunludur.” hükmüne yer verildiği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının g) bendinde; "Ticaret alanı: Bu alanlarda; 1) İş merkezleri, yönetim binaları, banka, finans kurumları, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, otoparklar, alışveriş merkezleri, konaklama tesisleri, (...) yapılabilir.", aynı maddenin ğ) bendinde ise; "Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret, Turizm+Ticaret+Konut gibi karma kullanım alanları: Tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla, ticaret, turizm, konut kullanımlarından konut hariç sadece birinin veya ikisinin veya tamamının birlikte yer aldığı alanlardır. (...) 2) Bu alanlarda ayrıca plan kararı gerekmeden gerçek ve tüzel kişilere veya kamuya ait; yurt, kurs, ticari katlı otopark, sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir." kuralının yer aldığı, Uyuşmazlık konusu maddede; ticaret alanlarında, ticaretin yapılabildiği karma kullanımlar ile ticaretin yapılabildiği konut alanlarında, bağımsız bölüm olarak bodrum katlarında, girişi zemin kattan da olabilen ticari amaçlı otoparklar yapılabileceğinin düzenlendiği, ticari amaçlı otoparklar yapılırken hangi hususlara uyulması gerektiğinin de yine aynı madde içinde yer aldığı, buna göre; binanın ihtiyacı olan otopark alanının karşılanması, ticari amaçlı otopark yapılması planlanan alanlara otopark fonksiyonu dışında başka bir kullanım getirilmemesi, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği uyarınca ayrılmış olan bahçe mesafelerinin korunması, otoparkların, giriş ve çıkışlarının binanın kullanımına ait otoparklardan ayrı düzenlenmesi, tavan döşemelerinde ve diğer bağımsız bölümlere bitişik duvarlarında ilgili mevzuatına göre ses, ısı ve su yalıtımı yapılması, dışa bakan cephelerinin bina estetiğiyle uyumlu olacak şekilde düzenlenmesi gerektiği, Dava konusu madde uyarınca parselde ticari otopark yapılabilmesi için öncelikle binanın ihtiyacı olan otopark alanının karşılanması şartı arandığından ticari amaçlı otopark kullanımı getirilmek istenildiği halde bina için yeterli otopark alanı bulunmuyor ise ticari otopark kullanımı getirilmesinin mümkün olmayacağı, parsel içinde ihtiyaç duyulan park alanının karşılanması, ticari otopark yapılabilmesi için gerekli koşullardan biri olduğu kadar bu alandan sürekli olarak faydalanacak olan maliklerin, parklanmaya ilişkin olarak yaşadığı problemlerin çözülmesini de sağladığı, böylelikle, uyuşmazlık konusu maddede bir öncelik sıralaması yapılarak parselde ticari amaçlı otopark getirilerek gelir elde edilmesindense parsel maliklerinin ihtiyacı olan otopark alanının ayrılmasının önemli olduğunun ifade edildiği, diğer bir deyişle, parsel bünyesinde ihtiyaç duyulan otopark alanı karşılanmadıkça ticari amaçlı otopark yapılmasının mümkün olmadığı, Uyuşmazlık konusu maddede, ticari amaçlı olarak dışa dönük biçimde kullanılması planlanan otopark alanlarında yapılacak uygulamanın, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat maliklerinin muvafakati ve UKOME veya trafik/ulaşım komisyonu görüşü alınarak yapılacağı belirtildiğinden binanın kendi ihtiyacı sağlandıktan sonra, taşınmaz üzerinde hak sahibi konumunda olan kat maliklerinin talebi doğrultusunda ve bölgede alınmış olan ulaşım ana kararlarına uygun olacak şekilde ticari otopark yapılmasına imkan sağlandığı görüldüğünden Otopark Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin “İşlemleri devam eden yapılar” başlıklı geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında; “Kamu kurum ve kuruluşlarınca bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ihale kararı veya ihale tarihi alınmış veya ihalesi yapılmış olan ancak ruhsat düzenlenmemiş yapıların ruhsat işlemleri ihaleyi yürüten kurum ve kuruluşların talebi halinde bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce yürürlükte olan Yönetmeliğe göre sonuçlandırılır.” hükmüne yer verildiği, Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanmasının, hukuk devleti ilkesinin zorunlu koşullarından olduğu, yapılan düzenlemelerde hukuki güvenliğin; istikrar, belirlilik ve öngörülebilirlik hususları göz önünde bulundurularak sağlandığı, bu kapsamda, Devletin, hukuk kurallarını açık ve belirgin biçimde hazırlamak, yürürlüğe koymak ve bunları uygulamakla yükümlü olduğu, Hukukun sürekli bir gelişim ve değişim içerisinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, gelişen koşullara ayak uydurmak zorunda olan yasal metinlerin Kanunkoyucu ya da yetkili idare tarafından, Anayasa'ya ve kanunlara uygun olacak şekilde, değiştirilmesi gerektiği, Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, idarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, her zaman yönetmelik, tebliğ, genelge çıkarabilme ve bu düzenlemelerle, değişen koşulları dikkate alarak, daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olduğu, ancak, idarelerin, bu konudaki yetkilerini kullanırken önceki düzenlemeler kapsamında kişilerin kazanılmış haklarını ve haklı beklentilerini korumak zorunda olduğu, Haklı beklentinin, yönetimin bir düzenleyici işlemine, bir taahhüdüne veya uzun süren bir uygulamasına güvenerek, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olduğu, Davalı idarenin, imar politikaları, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarını gözeterek imar mevzuatına uygun olacak şekilde dava konusu Yönetmelik'ten önce yürürlükte bulunan Otopark Yönetmeliği'nin yerine yeni bir yönetmelik getirmekte yetkili olduğunda kuşku bulunmadığı, ancak, idarenin, bu değişiklikleri yaparken ilgililerin haklarını ihlal etmeksizin haklı beklentileri koruyucu düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğu, Bu kapsamda, bir alanda yürürlükte olan mevzuat değiştirilirken yahut hiç düzenleme yapılmamış bir alanda ilk kez düzenleme yapılırken yürürlüğe girecek hükümlerin hangi tarihten itibaren uygulanmaya başlanacağının belirlenmesi için geçici hükümler getirilmesinin mümkün olduğu, Geçici maddelerin, düzenleme yapılmak istenilen alanda, yetkili idari merci tarafından hazırlanan yeni mevzuat metni içerisinde yer alan ve yeni getirilen düzenleme uygulanmaya başlayıncaya veya yürürlüğe girinceye kadar geçecek süre içinde yapılacak işlem ve düzenlemeler ya da uyulacak ilke ve kurallar ile daha önceki düzenlemelerden doğan hakların korunmasına ilişkin hususları barındıran düzenlemeler olduğu, Yürürlüğe girecek mevzuat bakımından geçici maddeler getirilmesinin, düzenleme yapılan alanda hukuki eylem ve işlemlerle muhattap olan şahıslar bakımından hukuki öngörülebilirlik ilkesinin gerçekleştirilebilmesi, diğer bir deyişle, hukuk devleti ilkesinin gereği gibi yerine getirilmesi bakımından önem arz ettiği, 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 07/09/2018 tarih ve 30528 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile yürürlüğü 15/09/2018 tarihine ertelenen uyuşmazlık konusu Otopark Yönetmeliği'nden önce yürürlükte bulunan 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği'nin hükümlerinin hangi tarihe kadar uygulanmaya devam edilebileceğinin, uyuşmazlık konusu Otopark Yönetmeliği'nin geçici maddeleri aracılığıyla açıklığa kavuşturulduğu, İşlemleri devam eden yapılar bakımından düzenlemeler getiren dava konusu geçici 3. maddenin 2. fıkrasında; uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce ihale kararı veya ihale tarihi alınan ya da ihalesi yapılmış ancak henüz yapı ruhsatı düzenlenmemiş otopark projeleri bakımından, ihaleyi yürüten ilgili kurum ve kuruluşlarca talepte bulunulması halinde yapı ruhsatına ilişkin işlemlerin dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce uygulanmakta olan Yönetmelik hükümleri uyarınca sonuçlandırılacağı düzenlemesine yer verildiği, böylelikle, dava konusu geçiş hükmü ile; idarelerce yapı ruhsatına uygun olarak başlatılmış olan ihale süreçlerinin tekrarlanmasının bir zorunluluk olmaktan çıkarıldığı, idarenin talebi halinde, geçiş dönemine özgü olmak kaydıyla, önceki Yönetmelik hükümleri uygulanarak kamusal faaliyetlerin sekteye uğratılmasının önüne geçildiği, kamusal yararı sağlamak adına öngörülmüş olan Otopark Yönetmeliği'nin geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, kentlerin her an büyümekte olan trafik ve otopark sorununun dava konusu Yönetmelik'te olduğu gibi parsel bazında noktasal, genel otopark kararları verilerek çözülmesinin mümkün olmadığı, Yönetmelik ile getirilen ada içi otopark tanımının mülkiyet problemlerine neden olacağı, yeşil alan ve sosyal yaşam alanı olabilen arka bahçelerin ada içi otoparkına dönüştürülerek ortadan kaldırılmasının insanların yaşam kalitesini ve sağlığını olumsuz etkileyeceği, ortak otopark uygulamasının Kat Mülkiyeti Kanunu'na aykırı olduğu, Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde ve 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan hükümler ile kamusal alanların altının otoparka dönüştürüldüğü, kamusal alanların altında otopark yapılmasına ve bu otoparkların 3. şahıslar tarafından işletilmesine olanak veren anılan düzenlemelerin hem halk sağlığı ve güvenliği hem de kamusal fonksiyonların korunması açısından çok ciddi sorunlara sebep olacağı, kamusal alanların rant alanı olarak tanımlanması suretiyle yok edilmesi riskinin doğacağı, kentin nefes almasını sağlayan park ve meydanların altında otopark yapılması durumunda üzerindeki mevcut ağaç dokusunun korunmasının mümkün olmayacağı, bu alanlarda otopark yapılması halinde araçların şehir merkezine daha çok yönlenmesi nedeniyle yeni ulaşım sorunlarının doğacağı, dava konusu Yönetmelik'te, konut alanlarında ticari amaçlı otopark yapılmasına ilişkin getirilen hükmün araç sirkülasyonu ve egzoz gazı salınımı nedeniyle binada yaşayanların sağlık ve güvenlikleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturacağı, Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 2. fıkrasının, Yönetmeliğin bazı maddeleriyle yapılan iyileştirmelerin kamu yapılarında uzunca bir süre uygulanmaması sonucunu doğuracağı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Otopark Yönetmeliği'nin, dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi yönünden; Dava konusu Yönetmelik hükmü ile düzenlenen ortak otopark uygulamasının, binaya ait yapı ruhsatının eki mimari projenin bir parçası olan vaziyet planında değişiklik gerektireceği ve tapuda beyanlar hanesine “ortak otopark alanı vardır” şeklinde şerh düşülmesinin, mülkiyet hakkını doğrudan etkilediği dikkate alındığında, 634 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile öngörülen "önemli işler" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, 634 sayılı Kanun'un önemli işler kapsamında olan ortak otopark uygulaması, anılan Kanun uyarınca bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabileceğinden, söz konusu uygulama, faydalı iş olarak kabul edilerek, kat maliklerinin beşte dördünün yazılı muvafakatinin alınmasının yeterli görülmesine ilişkin Daire kararında isabet bulunmamaktadır. Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibareleri yönünden; Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin yeşil saha, parklar ile resmi binaları tanımlayan hükümlerinde, bu kullanımların tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında yeraltı otoparkı yapılabileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamıştır. Oysa Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ddd) bendinde; meydan tanımı yapılırken, bu kullanımın altının otopark olarak kullanılabileceği düzenlenmiş iken, anılan Yönetmelik'te, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin altında kalan kısımlarında, bu haliyle otopark yapılabilmesinin mümkün olmadığı görülmektedir. Bu durumda, genel düzenleme niteliğindeki Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile tanımlanan kullanımları aşacak nitelikte, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin altında otopark kullanımı öngören, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden; Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde "Ticaret alanları, ticaretin yapılabildiği karma kullanımlar ile ticaretin yapılabildiği konut alanlarında, binanın ihtiyacı olan otoparkını parsel veya bina bünyesinde karşılamak, otopark dışında hiçbir kullanım getirmemek, bahçe mesafelerini korumak şartıyla bağımsız bölüm olarak bodrum katlarında ve girişi zemin kattan da olabilen ticari amaçlı otoparklar yapılabilir. Ticari amaçlı dışa dönük olarak kullanılanotoparklarda 634 sayılı Kanun uyarınca parsel maliklerinin muvafakati ve UKOME ya da trafik/ulaşım komisyonu görüşü alınarak uygulama yapılır. Buotoparkların, giriş ve çıkışlarının binanın kullanımına ait otoparklardanayrı düzenlenmesi, tavan döşemelerinde ve diğer bağımsız bölümlere bitişikduvarlarında ilgili mevzuatına göre ses, ısı ve su yalıtımı yapılması, dışabakan cephelerinin bina estetiğiyle uyumlu olması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. Genel düzenleme niteliğinde olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; "Konut alanı: Bu alanda; ilgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler verilebilir." hükmü yer almıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin yukarıda yer verilen maddesinde, konut alanlarında ne tür kullanımların yer alabileceği düzenlenmiş olup, bu kullanımların içerisinde ticari otoparklara yer verilmemiştir. Bu itibarla, genel düzenleme olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ni aşacak nitelikte, bu Yönetmelik'te konut alanları içerisinde yer almayan ticari otopark kullanıma, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu maddesinde yer verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın Otopark Yönetmeliği'nin, dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi, 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibareleri ile 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine yönelik kısımlarının bozulmasına, diğer kısımlarının ise onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üyeler ... ve ...in davacıların dava konusu Yönetmeliğin iptalini istemede dava açma ehliyeti bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oylarına karşılık, davacı Oda'ların dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin "gerektiğinde binaların arka bahçeleri de kullanılarak" ibaresine, 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "Yol, meydan" ibaresine, 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibareleri dışında kalan kısımlarına, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine ve Geçici 3. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibareleri yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; "yeraltı otoparkı"; "Yol, meydan, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin, tamamen tabii zemin veya tesviye zeminin altında kalmak üzere, uygulama imar planı kararı ile belirlenmek ve mevcut ağaç dokusu ve zemin yapısı dikkate alınarak, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılmak, mevcut dokuya zarar vermemek ve ilgili standartları sağlamak şartı ile yapılan kapalı otoparklar” şeklinde tanımlanmıştır. Yukarıda yer verilen düzenlemenin uygulanmasına ilişkin olarak da Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında; “Ana arter yollarda cadde altı, imar mevzuatının izin verdiği meydan, yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinde; tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarda, otopark giriş ve çıkışlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması, giriş ve çıkışların bu alanların giriş ve çıkışlarından ayrı olması ve kullanımını etkilememesi koşullarıyla, mevcut ağaç dokusu dikkate alınarak; korunması gerekli ağaçlara hiçbir şekilde zarar verilmemesi, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılması ve standartların sağlanması kaydıyla bölge ve genel otopark yapılabilir. Yer altı otoparkları, her durumda trafik tedbirleri alınarak ve yerel trafik etütleri yaptırılmak kaydıyla; trafik yükü hesaplanarak planlanır ve projelendirilir. Bu tür otoparkların yapımı için kurumlar arası (idare ve ilgili kurum) mutabakat ve konuyla ilgili UKOME ya da trafik/ulaşım komisyonu kararı alınması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Dairece, anılan iki madde birbiri ile ilişkili olduğundan, birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmuş, aynı yaklaşım Kurulumuzca da benimsenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Otoparklar" başlıklı 37. maddesinde; "İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar gözönünde tutularak lüzumlu otopark yerleri ayrılır. Otopark ihtiyacı bulunan bina ve tesislere lüzumlu otopark yeri tefrik edilmedikçe yapı izni, otopark tesis edilmedikçe de kullanma izni verilmez. Kullanma izni alındıktan sonra otopark yeri, plana ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemez. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket edildiği takdirde ilgili idarece yapılacak tebligat üzerine en geç üç ay içerisinde bu aykırılık giderilir. Mülk sahibi tebligata rağmen müddeti içerisinde gerekli düzeltmeyi yapmaz ise, belediye encümeni veya il idare kurulu kararı ile bu hizmet ilgili idarece yapılır ve masrafı mal sahibinden tahsil edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/11 md.) Yapılaşmamış parseller, parsel maliklerinin muvafakati, araç giriş ve çıkışlarının trafiği aksatmaması ve ilgili idaresinden izin alınmak kaydıyla, zemini geçirimli malzeme ile kaplanarak ve gerekli işaretlemeler yapılarak, yapı kapsamına girmeyecek şekilde açık otopark olarak işletilebilir." hükmüne, Aynı Kanun'un "Yönetmelik" başlıklı 44. maddesinin III. fıkrasında ise; "Otopark ayrılması gereken bina ve tesisler ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte tespit edilir. Otopark yapılmasını gerektiren bina ve tesislerin neler olduğu, otopark ihtiyacının miktar, ölçü ve diğer şartları ile bu ihtiyacın nasıl tespit olunup giderileceği ise, bu yönetmelikte belirtilir." hükmüne yer verilmiştir. Otopark Yönetmeliği'nin "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 37 nci ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralı yer almıştır. İmar Kanunu uyarınca çıkarılan ve 03/07/2017 tarih ve 301131 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının; plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde ise, Yönetmeliğin kapsamının uygulama imar planı bulunan alanlar olduğu kurala bağlanmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu Yönetmeliğin birinci, ikinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu bölümleri, geçici maddeleri ile 19 uncu ve 20 nci maddelerinde yer alan hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez ve planlarda bu hükümlere aykırı olarak getirilecek hükümler uygulanamaz." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrasında sayılan maddelerin dışındaki hükümler yönünden, planlar ve idarelerce çıkarılan Yönetmelikler ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nden farklı hususlar düzenlenebilmesi mümkündür. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin planlar ve idarelerce çıkarılacak diğer Yönetmelikler ile değiştirilmesi mümkün olmayan ,1. Bölümünde yer alan 4. maddesinin 1. fıkrasının; (ü) bendinde; Eğitim tesisleri alanı: Okul öncesi, ilk ve orta öğretim ile yüksek öğretime hizmet vermek üzere kamuya veya gerçek veya tüzel kişilere ait; eğitim kampüsü, genel, mesleki ve teknik eğitim fonksiyonlarına ilişkin okul ve okula hizmet veren yurt, yemekhane ve spor salonu gibi tesisler için uygulama imar planında özel veya kamu tesisi alanı olduğu belirtilmek suretiyle ayrılan alanlar (Özel eğitim tesisi yapılacak alanlar belirlenmeden Millî Eğitim Bakanlığının taşra teşkilatının uygun görüşü alınır.) şeklinde, (ddd) bendinde; Meydan: Yerleşme dokusu içerisinde şehirdeki yaya sirkülasyonunu yönlendiren; halkın toplanma, bir araya gelme, kutlama gibi toplumsal davranışlarına imkân vererek sosyal yaşama hizmet eden, imar planında belirlenmek kaydıyla alanın özelliği bozulmadan özel mülkiyete konu edilmeksizin ve meydan kullanımı engellenmeksizin altı otopark olarak kullanılabilen alanlar şeklinde, (ööö) bendinde; "Resmi bina: Genel ve özel bütçeli idarelerle, denetleyici ve düzenleyici idarelere, il özel idaresi ve belediyelere veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kurumlara, Kanunla veya Kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesisler" şeklinde, (rrr) bendinde; "Sağlık tesisleri alanı: Hastane, sağlık ocağı, aile sağlık merkezi, doğumevi, dispanser ve poliklinik, ağız ve diş sağlığı merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, entegre sağlık kampüsü gibi fonksiyonlarda hizmet veren gerçek veya tüzel kişilere veya kamuya ait tesisler için uygulama imar planında özel veya kamu tesisi alanı olduğu belirtilmek suretiyle ayrılan alanlar" şeklinde, (vvvv) bendinde ise "Yeşil alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti, piknik, eğlence, rekreasyon ve rekreaktif alanları toplamını (Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvan bahçeleri ile bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır.), 19 uncu maddede yer alan işlevleri ve yapılaşma koşullarını içeren yeşil alanlar; 1) Çocuk bahçeleri: Çocukların oyun ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayan, bitki örtüsü ile çocukların oyun için gerekli araç gereçleri, toplamda 6 m2’yi geçmeyen büfe ile süs havuzu, pergola ve genel tuvalet dışında başka tesis yapılamayan alanlar, 2) Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçları için ayrılan, 19 uncu maddedeki kullanımlara da yer verilebilen alanlar, 3) Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabildiği, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik olarak imar planı ile belirlenmiş yerler" şeklinde tanımlanmış olup, söz konusu kullanımların tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında yeraltı otoparkı yapılamayacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamıştır. Uyuşmazlıkta, Otopark Yönetmeliği'nin İmar Kanunu'nun 37. ve 44. maddelerine dayanılarak çıkarıldığı, İmar Kanunu'nun 44. maddesinde ise otopark ayrılması gerekli bina ve tesislerin neler olduğu, otopark ihtiyacının miktarı, ölçüsü ve diğer şartları ve bu şartların nasıl tespit olunacağı hususunun yönetmelikle belirlenmesi konusuda davalı idareye yetki verildiği, bu yetkiye istinaden çıkarılan Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi ile yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin, tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında, belirli koşullarla otopark yapılabilmesine olanak verecek şekilde yeraltı otoparkı tanımlandığı, bu maddenin uygulanmasına yönelik olarak da, Yönetmeliğin dava konusu 6. maddesinin 4. fıkrasında; yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında, bölge ve genel otopark yapılabilmesi imkanının tanındığı açıktır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinde meydan tanımı yapılırken, bu kullanımın altının otopark olarak kullanılabileceği düzenlenmiş iken, yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında, bölge ve genel otopark yapılmasını yasaklayan bir düzenleme getirilmemiştir. Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu edilen 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer verilen yeraltı otoparkı düzenlemesinin, otopark ihtiyacının en çok yoğunlaştığı yer olan kent merkezlerinde yaşanan trafik yoğunluğunun ve park problemlerinin önüne geçilmek üzere getirildiği, yeraltı otoparklarının, kent içindeki ulaşımın ve yaya sirkülasyonunun olumsuz biçimde etkilenmemesi için getirilebilecek olumlu kullanımlardan olduğu, umumi hizmet alanı olarak imar planında belirlenen yerlerde yine umumi hizmet niteliğinde olan bir faaliyetin yürütülmesine yönelik olduğu, bu yönüyle kamu yararına uygun olduğu, tanımda sayılan kamusal alanların altında otopark yapılması için durumun imar planında belirtilmesi şartına bağlandığı, böylelikle imar planının ana kararlarıyla uyumlu olacak şekilde imar planına işlenen otopark alanı kullanımı doğrultusunda uygulamaya geçileceği, Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendindeki yeraltı otoparklarına yönelik uygulamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin olarak düzenlenen Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında; altında yeraltı otoparkı yapılacak olan kamu kurumunun uygun görüşünün alınması, otopark giriş ve çıkışlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması ve ilgili kurumun giriş ve çıkışlarının bu alanların giriş ve çıkışlarından ayrı olması, mevcut ağaç dokusu dikkate alınarak, korunması gerekli ağaçlara zarar verilmeksizin, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılması ve standartların sağlanması şartlarının gerçekleşmesi gerektiği kuralına yer verildiği ve bu alanda yapılacak yeraltı otoparkları için gerekli tüm trafik önlemlerinin alınması, yeraltı otoparkına yönelik etütler ile trafik yüküne ilişkin hesaplamalar yapılarak yeraltı otoparkı projesinin hazırlanması gerektiği, bunun yanı sıra ilgili kurumlar arası mutabakat sağlanması ve yetkili trafik ulaşım komisyonunca karar alınması şartlarının da birlikte gerçekleşmesinin arandığı, kamu yararı gözetilerek yapılması planlanan yeraltı otoparklarının hayata geçirilebilmesinin çok sayıda sıkı koşula bağlandığı görülmüştür. Öte yandan, yeraltı otoparkı yapılması için ilgili idareden yapı ruhsatı talep edilmesi halinde projelerde, afet, deprem, yangın, otopark, enerji verimliliği, sığınak, asansör, yapı malzemeleri, gürültüye karşı korunma, ısı ve su yalıtımı, yapı denetimi, iş güvenliği, iskele, erişilebilirlik ve çevre gibi hususları düzenleyen imar mevzuatı hükümlerine uyulmasının aranacağı, buna aykırı olarak projelendirilmiş yeraltı otoparkları için yapı ruhsatı düzenlenmeyeceği tabiidir. Bu durumda, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne ve dayanağı İmar Kanunu'na aykırı olmayan Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibarelerinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle, bu kısım yönünden davanın reddine yönelik Daire kararında, sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; “Ortak otopark uygulaması"; "İmar adasındaki komşu parsellerin bahçelerinin daha etkin kullanılabilmesi amacıyla; ilgili her bir parsel için parsel maliklerinin en az beşte dördünün muvafakati alınmak, her bir parsel sınırı korunmak ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanmak kaydıyla, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaksızın ve parseller tevhit edilmeksizin vaziyet planı idarece onaylanarak ve tapuda beyanlar hanesine “ortak otopark alanı vardır” şeklinde belirtme yapılarak, açık veya tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla kapalı olarak yapılan otopark uygulamaları” şeklinde tanımlanmıştır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun "Ortak yerler" başlıklı 4. maddesinde; "Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır. a) Temeller ve ana duvarlar, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar, b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri, c) Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri. Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de (Ortak yer) konusuna girer." hükmüne; Aynı Kanun'un, "Ortak yerler üzerinde" başlıklı 16. maddesinde; "Kat malikleri ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar. Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler; bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır." kuralına; "Anagayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk" başlıklı 19. maddesinde; "Anagayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk: Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz" hükmüne, "Temliki tasarruflar ve önemli işler" başlıklı 45. maddesinde; "Temliki tasarruflar ve önemli işler: Ana gayrimenkulün bir hakla kayıtlanması veya arsanın bölünmesi ve bölünen kısmın mülkiyetinin başkasına devrolunması gibi temliki tasarruflar veya anayapının dış duvarlarının, çatı veya damının reklam maksadiyle kiralanması gibi önemli yönetim işleri ancak bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabilir." hükmüne yer verilmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin “İfraz ve tevhit” başlıklı 7. maddesinin 11. bendinde, “İmar adasındaki aynı veya farklı yapı nizamı bulunan parsellerin bahçelerinin daha etkin kullanabilmesi amacıyla; ilgili parsel maliklerinin muvafakati alınmak, her bir parsel sınırı korunmak ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanmak kaydıyla, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaksızın ve parseller tevhit edilmeksizin vaziyet planı idarece onaylanarak ve tapuda beyanlar hanesine şerh düşülerek açık veya tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla kapalı, ortak otopark uygulaması yapılabilir.” kuralı yer almıştır. Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu edilen 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi ile, ilgili her bir parsel için parsel maliklerinin en az beşte dördünün muvafakati alınmak suretiyle, her bir parsel sınırı korunmak ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanmak kaydıyla, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaksızın ve parseller tevhit edilmeksizin, vaziyet planı idarece onaylanarak ve tapuda beyanlar hanesine “ortak otopark alanı vardır” şeklinde belirtme yapılarak, açık veya tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla kapalı otopark yapılabilmesi öngörülmüştür. Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu maddesi ile getirilen ortak otopark alanlarının, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4. maddesinde belirtilen ortaklaşa kullanma, korunma ve faydalanma için zaruri olan yerlerden olduğu ve aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca kat maliklerinin üzerinde arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olduğu hususlarında kuşku bulunmamaktadır. Öte yandan, davacıların iddiaları göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Yönetmelik maddesinin, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na uygun olup olmadığının ortaya konulması amacıyla, öncelikle söz konusu düzenleme ile getirilen ortak otopark uygulamasının, anılan Kanun'un 19. maddesi ile düzenlenen faydalı işlerden mi, yoksa 45. maddesi ile düzenlenen önemli işlerden mi olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 634 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile kat maliklerinden herhangi birinin, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça, anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler ile değişik renkte dış badana veya boya yaptıramayacağı düzenlenmiş olup, bu tür faaliyetler, anagayrimenkulün bakım ve korunması konusunda Kanun'da öngörülen faydalı işleri kapsamaktadır. Diğer taraftan, anılan Kanun'un 45. maddesi ile düzenlenen faaliyetler, ana gayrimenkulün bir hakla kayıtlanması veya arsanın bölünmesi ve bölünen kısmın mülkiyetinin başkasına devrolunması gibi temliki tasarruflar ile anayapının dış duvarlarının, çatı veya damının reklam maksadıyla kiralanması gibi önemli yönetim işlerini kapsamakta olup, bu tür işlerin, ancak bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik hükmü ile düzenlenen ortak otopark uygulamasının, binaya ait yapı ruhsatının eki mimari projenin bir parçası olan vaziyet planında değişiklik gerektireceği ve tapuda beyanlar hanesine “ortak otopark alanı vardır” şeklinde şerh düşülmesinin, mülkiyet hakkını doğrudan etkilediği dikkate alındığında, söz konusu faaliyetin ana gayrimenkulün bir hakla kayıtlanması sonucunu doğurduğu, dolayısıyla, 634 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile öngörülen "önemli işler" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, 634 sayılı Kanun'un önemli işler kapsamında olan ortak otopark uygulaması, anılan Kanun uyarınca bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabilecektir. Bu durumda, üst hukuk normu 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na aykırı olan Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde hukuka uyarlık, aksi değerlendirme ile verilen Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının bu kısmının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, 2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 11/10/2021 tarih ve E:2018/3376, K:2021/11098 sayılı kararının, 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendine ilişkin kısmının oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen reddine, 4. Daire kararının, 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin "gerektiğinde binaların arka bahçeleri de kullanılarak" ibaresine, 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "Yol, meydan" ibaresine, 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibareleri dışında kalan kısımlarına, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine ve Geçici 3. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmının ONANMASINA, Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile, 5. Temyize konu kararın, Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibarelerine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, esasta ve gerekçede oyçokluğuyla, 6. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı gönderilmesine, 7. Kesin olarak, 31/10/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY X- 22/02/2018 tarih ve 30340 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi yönünden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın Otopark Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın anılan kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. KARŞI OY XX- Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibareleri yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; "Yeraltı otoparkı", "Yol, meydan, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin, tamamen tabii zemin veya tesviye zeminin altında kalmak üzere, uygulama imar planı kararı ile belirlenmek ve mevcut ağaç dokusu ve zemin yapısı dikkate alınarak, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılmak, mevcut dokuya zarar vermemek ve ilgili standartları sağlamak şartı ile yapılan kapalı otoparklar” şeklinde tanımlanmıştır. Yukarıda yer verilen düzenlemenin uygulanmasına ilişkin olarak da Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında; “Ana arter yollarda cadde altı, imar mevzuatının izin verdiği meydan, yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinde; tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarda, otopark giriş ve çıkışlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması, giriş ve çıkışların bu alanların giriş ve çıkışlarından ayrı olması ve kullanımını etkilememesi koşullarıyla, mevcut ağaç dokusu dikkate alınarak; korunması gerekli ağaçlara hiçbir şekilde zarar verilmemesi, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılması ve standartların sağlanması kaydıyla bölge ve genel otopark yapılabilir. Yer altı otoparkları, her durumda trafik tedbirleri alınarak ve yerel trafik etütleri yaptırılmak kaydıyla; trafik yükü hesaplanarak planlanır ve projelendirilir. Bu tür otoparkların yapımı için kurumlar arası (idare ve ilgili kurum) mutabakat ve konuyla ilgili UKOME ya da trafik/ulaşım komisyonu kararı alınması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir." hükmü yer almıştır. Bu Kanun uyarınca çıkarılan ve 03/07/2017 tarih ve 301131 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının; plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde ise, Yönetmeliğin kapsamının uygulama imar planı bulunan alanlar olduğu kurala bağlanmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu Yönetmeliğin birinci, ikinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu bölümleri, geçici maddeleri ile 19 uncu ve 20 nci maddelerinde yer alan hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez ve planlarda bu hükümlere aykırı olarak getirilecek hükümler uygulanamaz." hükmüne yer verilmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımları"nı belirleyen 1. Bölüm, "Genel İlkeler"i belirleyen 2. Bölüm, "Projeler ve Yapı İzin Belgeleri"ni düzenleyen 6. Bölüm, "Denetime Dair Hükümler"i belirleyen 7. Bölüm, "Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin esaslar"ı düzenleyen 8. Bölüm, Yönetmeliğin 9. Bölümünde yer alan "Çeşitli ve Son Hükümler" kısmındaki hususlar, Yönetmeliğin "Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları"nı düzenleyen 19. maddesi, "Taban alanı"na ilişkin esasları düzenleyen 20. maddesi ve Yönetmeliğin geçici maddeleri ile düzenlenen hususların, idarelerin çıkaracağı diğer Yönetmelikler ve planlarla değiştirilemeyeceğinin kurala bağlanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin bu hükümler yönünden çerçeve çizen genel bir düzenleme olduğunun kabulü gerekmekte olup, idarelerce çıkarılacak Yönetmelikler ile planlarda yer alan bu hususların, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde yer alan hükümlere aykırı olamayacağı açıktır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin yukarıda yer verilen hususlar yönünden genel bir düzenleyici işlem olması, bu hükümlerde yer alan hususların niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun, yerleşme yerlerindeki imar düzeni ile bu yerlerdeki yapılaşma koşullarının, plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacına da uygun olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Zira, aksi yöndeki yaklaşımın, sağlıklı bir imar düzeni ve yapılaşma koşulları oluşturulması için gerekli, imar mevzuatının temel usul ve esasları yönünden farklı uygulamalara sebebiyet vereceği açık olup, bunun da İmar Kanunu'nun yukarıda yer verilen amacına aykırı olacağı şüphesizdir. Nitekim Daire kararında da, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin genel bir düzenleme olduğu tespitine yer verilmiştir. Öte yandan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrasında sayılan maddelerin dışındaki hükümler yönünden, planlar ve idarelerce çıkarılan Yönetmelikler ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nden farklı hususlar düzenlenebilmesi mümkündür. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, dava konusu Otopark Yönetmeliği ile, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen maddelere aykırı bir düzenleme getirilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrasında sayılan hükümler yönünden çerçeve çizen genel bir düzenleme olduğu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Otopark Yönetmeliği'nin bu hususlar yönünden, anılan Yönetmelik maddelerine aykırı olamayacağı açıktır. Bu doğrultuda, Otopark Yönetmeliği ile tanımlanan kullanımlar ve bunlara ilişkin usul ve esasları düzenleyen maddelerde, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile öngörülen tanımların kapsam ve içeriğini aşacak nitelikte hükümler getirilmesi hukuken mümkün görülmemektedir. Uyuşmazlıkta, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi ile yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin, tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında, belirli koşullarla otopark yapılabilmesine olanak verecek şekilde yeraltı otoparkı tanımlanmış, bu maddenin uygulanmasına yönelik olarak da, Yönetmeliğin dava konusu 6. maddesinin 4. fıkrasında; yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında, bölge ve genel otopark yapılabilmesi düzenlenmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin planlar ve idarelerce çıkarılacak diğer yönetmelikler ile değiştirilmesi mümkün olmayan 1. Bölümünde yer alan 4. maddesinin 1. fıkrasının; (ööö) bendinde; "Resmi bina: Genel ve özel bütçeli idarelerle, denetleyici ve düzenleyici idarelere, il özel idaresi ve belediyelere veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kurumlara, Kanunla veya Kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesisler" şeklinde; (rrr) bendinde; "Sağlık tesisleri alanı: Hastane, sağlık ocağı, aile sağlık merkezi, doğumevi, dispanser ve poliklinik, ağız ve diş sağlığı merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, entegre sağlık kampüsü gibi fonksiyonlarda hizmet veren gerçek veya tüzel kişilere veya kamuya ait tesisler için uygulama imar planında özel veya kamu tesisi alanı olduğu belirtilmek suretiyle ayrılan alanlar" şeklinde; (vvvv) bendinde ise "Yeşil alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti, piknik, eğlence, rekreasyon ve rekreaktif alanları toplamını (Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvan bahçeleri ile bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır.), 19 uncu maddede yer alan işlevleri ve yapılaşma koşullarını içeren yeşil alanlar; 1) Çocuk bahçeleri: Çocukların oyun ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayan, bitki örtüsü ile çocukların oyun için gerekli araç gereçleri, toplamda 6 m2’yi geçmeyen büfe ile süs havuzu, pergola ve genel tuvalet dışında başka tesis yapılamayan alanlar, 2) Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçları için ayrılan, 19 uncu maddedeki kullanımlara da yer verilebilen alanlar, 3) Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabildiği, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik olarak imar planı ile belirlenmiş yerler" şeklinde tanımlanmış olup, söz konusu kullanımların tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarında yeraltı otoparkı yapılabileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamıştır. Oysa Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ddd) bendinde; meydan tanımı yapılırken, bu kullanımın altının otopark olarak kullanılabileceği düzenlenmiş iken, anılan Yönetmelik'te, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin altında kalan kısımlarında, herhangi bir otopark kullanımı öngörülmemiştir. Bu itibarla, genel düzenleme niteliğindeki Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile tanımlanan kullanımları aşacak nitelikte, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin altında otopark kullanımı öngören, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu durumda, temyize konu kararın, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibarelerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyoruz. KARŞI OY XXX- Otopark Yönetmeliği'nin; 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibareleri yönünden; Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; "Yeraltı otoparkı", "Yol, meydan, yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin, tamamen tabii zemin veya tesviye zeminin altında kalmak üzere, uygulama imar planı kararı ile belirlenmek ve mevcut ağaç dokusu ve zemin yapısı dikkate alınarak, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılmak, mevcut dokuya zarar vermemek ve ilgili standartları sağlamak şartı ile yapılan kapalı otoparklar” şeklinde tanımlanmıştır. Yukarıda yer verilen düzenlemenin uygulanmasına ilişkin olarak da Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasında; “Ana arter yollarda cadde altı, imar mevzuatının izin verdiği meydan, yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinde; tamamen tabii veya tesviye edilmiş zemin altında kalan kısımlarda, otopark giriş ve çıkışlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması, giriş ve çıkışların bu alanların giriş ve çıkışlarından ayrı olması ve kullanımını etkilememesi koşullarıyla, mevcut ağaç dokusu dikkate alınarak; korunması gerekli ağaçlara hiçbir şekilde zarar verilmemesi, ağaçlandırma ve bitkilendirme için yeterli derinlikte toprak örtüsü bırakılması ve standartların sağlanması kaydıyla bölge ve genel otopark yapılabilir. Yer altı otoparkları, her durumda trafik tedbirleri alınarak ve yerel trafik etütleri yaptırılmak kaydıyla; trafik yükü hesaplanarak planlanır ve projelendirilir. Bu tür otoparkların yapımı için kurumlar arası (idare ve ilgili kurum) mutabakat ve konuyla ilgili UKOME ya da trafik/ulaşım komisyonu kararı alınması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu Yönetmelik maddeleri ile yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinde, tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere kapalı otopark yapılabileceği öngörülmüştür. Öte yandan, öngörülen park, resmi kurum ve eğitim tesis alanı kullanımının konumu ve büyüklüğüne bağlı olarak içerisinde kendi ihtiyacının karşılanabileceği ölçüde otopark yapılması mümkündür. Ancak düzenleme incelendiğinde, ne parkın/resmi kurumun/eğitim alanının büyüklüğüne ne de bu kullanımlar içerisinde ayrılacak otoparkın vasfı ve miktarına yönelik bir ayrıma yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda, parkın/resmi kurum alanının/eğitim alanının ihtiyacının karşılanması amacıyla öngörülebilecek otopark ihtiyacını aşacak nitelikte, kamunun genel otopark ihtiyacının karşılanmasına yönelik "otopark" alanının, bu alanlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin altında otopark yapılmasına imkan sağlayan düzenlemelerde, parkın/resmi kurum alanının/eğitim alanının özelliği dikkate alındığında imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu kararın, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin "yeşil saha, parklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tahsisli taşınmazların bahçelerinin" ibareleri ile 6. maddesinin 4. fıkrasının "yeşil saha ve parklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun görülen, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim tesis alanları hariç, bu kuruluşlara ait veya tahsisli taşınmazların bahçeleri" ibarelerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum. KARŞI OY XXXX- Otopark Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden; Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde "Ticaret alanları, ticaretin yapılabildiği karma kullanımlar ile ticaretin yapılabildiği konut alanlarında, binanın ihtiyacı olan otoparkını parsel veya bina bünyesinde karşılamak, otopark dışında hiçbir kullanım getirmemek, bahçe mesafelerini korumak şartıyla, bağımsız bölüm olarak bodrum katlarında ve girişi zemin kattan da olabilen ticari amaçlı otoparklar yapılabilir. Ticari amaçlı dışa dönük olarak kullanılan otoparklarda, 634 sayılı Kanun uyarınca parsel maliklerinin muvafakati ve UKOME ya da trafik/ulaşım komisyonu görüşü alınarak uygulama yapılır. Bu otoparkların, giriş ve çıkışlarının binanın kullanımına ait otoparklardan ayrı düzenlenmesi, tavan döşemelerinde ve diğer bağımsız bölümlere bitişik duvarlarında ilgili mevzuatına göre ses, ısı ve su yalıtımı yapılması, dışa bakan cephelerinin bina estetiğiyle uyumlu olması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. Genel düzenleme niteliğinde olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; "Konut alanı: Bu alanda; ilgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla, günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler verilebilir." hükmü yer almıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin anılan maddesinde, konut alanlarında ne tür kullanımların yer alabileceği düzenlenmiş olup, bu kullanımların içerisinde ticari otoparklara yer verilmemiştir. Bu itibarla, genel düzenleme olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ni aşacak nitelikte, bu Yönetmelik'te konut alanları içerisinde yer almayan ticari otopark kullanıma, Otopark Yönetmeliği'nin dava konusu maddesinde yer verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu durumda, temyize konu kararın, Otopark Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyoruz.