11. Ceza Dairesi 2018/1251 E. , 2018/1385 K. "" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.01.2018 tarih ve 2017/12775 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.01.2018 tarih ve KYB-2018/6580 sayılı ihbarnamesi ile; Resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/07/2017 tarihli ve 2017/2615 soruşturma, 2017/4789 sayılı kovuştu…
**11. Ceza Dairesi 2018/1251 E. , 2018/1385 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.01.2018 tarih ve 2017/12775 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.01.2018 tarih ve KYB-2018/6580 sayılı ihbarnamesi ile; Resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/07/2017 tarihli ve 2017/2615 soruşturma, 2017/4789 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Isparta Sulh Ceza Hakimliğinin 22/08/2017 tarihli ve 2017/3827 değişik iş sayılı kararının "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Dosya kapsamına göre, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekinin rızasıyla imzalayıp verdikten sonra şüpheliye senedin diğer unsurlarının dilediği gibi doldurma yetkisini tanıdığı ve müştekinin iddiasını ancak yazılı belge ile ispat edebileceği, bu hususun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/1992 tarih ve 6-80/98 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile sabit olduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, anılan İçtihadı Birleştirme Kararının açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu kapsadığı, müştekinin boş senedi imzalayarak doldurması için şüpheliye ya da başka kimseye verdiği şeklinde bir beyanı olmadığı gibi bu iddianın şüpheli ... tarafından ortaya atıldığı, bu sebeple müştekinin ispat etmesi gereken bir iddiasının da olmadığı anlaşılmakla, şüpheliye isnat olunan eylemin kambiyo senedine yönelik sahtecilik eylemi olduğu ve sahtecilik suçlarında en önemli delil olan suça konu belge üzerinde borçlu olan şirketin yanına müştekinin adınında eklenerek oynama yapıldığı iddia edilen kısımlara ilişkin gerekli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla, Dosya incelendi, gereği görüşüldü: