Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ın ... ...’nde 23/07/2013-11/06/2015 tarihlerinde başkanlık yaptığını, Kulübe nakit sağlamak amacıyla davalı ... ile anlaşma yaptığını, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik' in 8.Maddesinde " Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için; a) Alacağın vadesinde ödenmeyip
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ve dava dışı sporcu ... arasında simsarlık sözleşmesi niteliğindeki 13.07.2018 tarihli "sporcu özel sözleşmesi" düzenlendiğini, sözleşmenin 4.maddesinde davalı tarafından ödenecek ücretin belirlendiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen kararlaştırılan menejerlik bedelinin vadesinde ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına başlatılan takibin davalının haksız itiraz sonucu durduğunu, sözleşmede açıkça müvekkiline ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dava dilekçesi tebliğ edilmeden, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesinin kararında; " Bilindiği üzere mahkemenin görevi HMK 114. maddesi gereğince dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereken bir husustur. HMK 115. Maddeye göre dava şartları bakımından yapılan inceleme sonucunda; Davada davacı tacir olup davalı dernek ise tacir değildir. Öte yandan taraflardan biri tacir olsa da her iki tarafın tacir olması gerektiği gibi ticari işletmesiyle ilgili bir davada olmayıp; hangi davaların ticari dava olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesinde sayılmıştır. Bundan başka, özel kanunlarda bazı davalara ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir (TTK.m.5). Bu hükümlerde sayılan ticari davalar mutlak ve nisbi ticari dava olmak üzere ikiye ayrılır. 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesi gereğince, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekir. Dava 6102 sayılı TTK'dan değil alacak davası olup genel hükümler uyarınca genel mahkemelerde dava açılabileceğinden HMK'nın 2/1. maddesinde 'Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.' hükmü yer almaktadır. 6335 sayılı Kanun ile 5. maddede değişiklik yapılmış ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk (ve diğer hukuk mahkemeleri) arasındaki ilişki, işbölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Bilindiği üzere, mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Yukarıda anlatıldığı üzere,davalı derneğin tacir olmadığı ,uyuşmazlığa konu alacak talebinin simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı , Futbolcu temsilcilik (menajerlik) sözleşmelerinin Yargıtay tarafından da simsarlık sözleşmesi olduğu kabul edildiği (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2013/15789 esas, 2014/16309 karar sayılı ve 26.5.2014 tarihli ilamı). Simsarlık sözleşmesinin TTK' da değil , 6098 sayılı TBK'nın 520 vd. maddelerinde düzenlendiği ve görevli Mahkeme'nin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden reddine, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru delikçesinde; TTK'nın 19. maddesi gereğince müvekkilinin tacir sayıldığını, müvekkiline ait iktisadi işletmenin 21.08.2015 tarih ve 8889 sayılı nüshasınında tescil ve ilan edildiğini, dernek iktisadi işletmesinin 17.08.2015 tarihinde tescil edilmesi nedeniyle müvekkili derneğin tacir sıfatının bulunduğunu, davacının da tacir olması nedeniyle, her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın ticari dava olması karşısında asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf başvurusuna karşı cevabında, sözleşmenin dernek tüzel kişiliğince imzalandığını, iktisadi işletmesinin kaşe veya unvanının kullanılmaması nedeniyle işlemin dernek tarafından yapıldığını, sözleşmenin dernek faaliyeti kapsamında olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.