5. Hukuk Dairesi 2025/10985 E. , 2026/4793 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/35 Esas, 2025/62 Karar KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adl…
5. Hukuk Dairesi 2025/10985 E. , 2026/4793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/35 Esas, 2025/62 Karar KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muğla ili, .. ilçesi, ... köyü, ... mevkiindeki 45 cilt, 17 sayfa ve 1 sıra numaralı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, taşınmazın kadastro tespitinde uygulanmayan tapu kayıtları listesine alınması ve mahkeme kararıyla da kıyı kenar çizgisi içine alınması sebebi ile tapu kayıtlarına güvenerek alınan taşınmazının kaydının tutulmasından da Devletin sorumlu olduğunu, mevcut durumda davacının taşınmazının ... mevkii 1 79... parselde kaldığını ileri sürerek uğramış olduğu maddi ve manevi zararın faizi ile birlikte 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsilini, ayrıca 6292 sayılı Kanun'dan doğan iade talep hakları saklı tutulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava tarihi itibarıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü bendi gereğince davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince Devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumlu tutulamayacağını, tapuda tesis edilen işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının manevi tazminat talebinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının talep ettiği miktarın fahiş olduğunu, Yargıtay kararlarında bu tür davaların zenginleşme vasıtası olmaması gerektiğinin vurguladığını, dava konusu taşınmazın değerinin kısmi gösterildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre eksik alınan harcın mahallinde yapılacak keşifte tespit edilecek gerçek değer üzerinden tamamlattırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/117 Esas,2022/256 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ve 2023/912 Esas, 2024/697 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacının Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 45 cilt, sayfa 17, sıra 1'de kayıtlı taşınmazdan .... Noterliğinin 08.01.1990 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 2/160 payını satın aldığı, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/9 Esas, 1995/629 Karar sayılı kararıyla satış vaadi sözleşmesi nedenine dayalı belirtilen taşınmazın davacı adına tesciline karar verildiği, kadastro çalışmaları kapsamında bu kaydın revizyon görmediği, davacının iddiasına göre dayandığı kaydın kapsamında olan alanın 1 79... parsel olarak Hazine adına tespit görmesi üzerine, davacı tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasında Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2009/857 Esas, 2011/315 Karar sayılı dosyasında davacının itirazının reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince "kadastro tespit tutanağının iptaliyle kıyı olarak taşınmazın kadastro dışı bırakılmasına" karar verilerek Mahkeme kararının düzeltilerek onandığı, kararın 08.10.2012 tarihinde kesinleştiği ve eldeki davanın 20.03.2020 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmış olup Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2009/857 Esas, 2011/315 Karar sayılı Yargıtay denetiminden geçen kararının gerekçesi ve dosyadaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının mülkiyet hakkına dayanak yaptığı tapu kaydının değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, çekişmeli parseli kapsadığının söylenemeyeceği, tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği, çekişmeli parselin zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığı, davacının dayandığı kaydın uygulanamayan kayıtlar listesine alındığı, taşınmazında kıyı kenar çizgisinin kıyı tarafında kaldığı ve bu doğrultuda tescil harici bırakıldığı ve davacının kadastro tespitine itirazının bu gerekçelerle reddedildiği gözetildiğinde davacının dava konusu taşınmazda ileri sürebileceği mülkiyet hakkından söz edilemeyeceğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirdiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dayanak tapunun hukuki değerini koruduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın reddi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, kıyı kenar çizgisinin kıyı tarafında kaldığından söz edilerek çelişki yaratıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacının fazladan yatırmış olduğu 85.133,98 TL harçtan 732,00 TL başvuru harcının alınarak kalan 84.401,98 TL'nin istenildiğinde iadesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.