10. Hukuk Dairesi 2025/2393 E. , 2025/5880 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/373 E., 2024/488 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA…
**10. Hukuk Dairesi 2025/2393 E. , 2025/5880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/373 E., 2024/488 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı apartmanda bina görevlisi olarak 15.05.2005 – 19.09.2009 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı Zorlu Apartman Yöneticiliği vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.11.2011 tarih ve 2009/212 - 2011/452 E. K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmaları üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 15.05.2013 tarih ve 2012/2126-2013/9827 E.K. sayılı kararı ile Mahkemece, istek tanık sözlerine, 2009 tarihli elektrik faturasına, 30.07.2010 tarihli muhtarlık yazısına, kredi kartındaki adres bilgilerine dayanılarak aynen hüküm altına alınmış ise de ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerden de olmadığı, resmi kayıtlara göre dinlenen komşu işyeri tanığı ... Yeşil'in 2008-2010 yıllarında, komşu işyeri tanığı ... 'nın ise 2009-2010 yıllarında pide fırınında çalıştığı bu bakımdan tanık sözlerinin çalışma olgusu yönünden 2005-2009 dönemine ait somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kaldığı, giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğunun söylenemeyeceği, yapılacak işin; davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak, 2005-2009 yılları arasında davacı ile birlikte çalışan ve varsa SSK prim bordrolarında kayıtlı kişiler veya benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimselerin tesbit edilerek anılan kişilerin bilgilerine başvurulmak tespit istenen dönemde apartman karar defterini celp etmek, Apartman Malikleri ile varsa kiracılar dinlenmek ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 13.01.2015 tarih ve 2013/320 - 2015/5 E.K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 30.04.2015 tarih ve 2015/7103 - 2015/9417 E. K. sayılı kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı apartman adına Kurum kayıtlarında tescilli iş yeri kaydı bulunmadığı, davacının tespite konu dönemde sigortalı çalışmalarının bulunmadığı, bozma ilamı sonrası dinlenen tanıkların davacının çalışmasına ilişkin olarak net beyanda bulunmadıkları anlaşılmakla, yapılacak işin; işyerinin tescilsiz apartman işyeri olduğu anlaşıldığından, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle iş yerinde uyuşmazlık konusu dönemde oturan kişilerin ve komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davalı apartmanın uyuşmazlığa konu dönemdeki gelir-gider defterleri ile karar defterlerini celbetmek, gerektiğinde bu defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak, davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 17.05.2016 tarih ve 2015/351 - 2016/259 E.K. sayılı kararı ile davanın, HMK 150/6. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 06.04.2017 tarih ve 2016/19531 - 2017/2893 E. K. sayılı kararı ile dosya içindeki kayıt ve belgelerden, davacı vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu ve Mahkemece istifa dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatın davacıya gönderildiği ve tebligatta duruşmanın 08.03.2016 olarak yazılı olduğu ve tebliğin davacıya 09.03.2016 tarihinde yapılmış olmasına ve yazılı şekilde karar verilen duruşma tarihinin 17.05.2016 olduğu dikkate alındığında, davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olmadığı, somut olayda, zamanında yapılan bir tebligat bulunmaması nedeni ile 17.05.2016 tarihli duruşmadan haberi olmayan davacının davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yapılacak işin, işin esasına girilip, bozma ilamında belirtilen eksik hususlar giderilmek sureti ve toplanan deliller sonucunda çıkacak sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin 09.04.2019 tarih ve 2017/255 - 2019/152 E.K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. G. Dördüncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarih ve 2019/3635 - 2020/2478 E. K. sayılı kararı ile dosya içindeki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalı işyerinden işe giriş bildirgesi verilmediği, davacı hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden tespiti istenen sürede herhangi bir bildiriminin olmadığı, davacının ilk kez 23.09.2011 tarihinde ... sicil no.lu dava dışı Işıl Apartman Yöneticiliği unvanlı işyerinden bildiriminin yapıldığı, dinlenen tanıkların hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadıkları ve tespiti istenen tüm süreyi kapsar şekilde beyanda bulunmadıkları, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, somut olayda, iddia olunan fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan, davacının davalı apartmanda belirtilen tarihler arasında kapıcı olarak çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa devamlı mı, yoksa, (part-time) kısmi-zamanlı olarak mı çalıştığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, yapılacak işin, hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak, ihtilaflı dönemde davalı apartmandaki kiracılar ve komşu apartmanlarda ikamet edenlerin, komşu apartman kapıcıları ile davalı apartmana yakın bakkal, market ve diğer işyerlerinin çalışan ve sahiplerinin tespit edilip tanık olarak beyanlarının alınmaması, davalı apartmanın kaç katlı olduğu, bahçesinin olup olmadığı, varsa büyüklüğü, davacının davalı apartmandaki çalışmasının hangi işleri kapsadığı, çöp toplama, servis yapma, temizlik, merdiven yıkama, kalorifer yakma gibi işleri yapıp yapmadığının, gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak saptanması, davacının davalı apartmandaki çalışmasının tam süreli ya da part time (kısmi süreli) olup olmadığı, davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip etmediği, nihayetinde davacının part-time çalıştığının kabulü halinde ise, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususunda uzman bir bilirkişinin görüşü alınmak suretiyle açıkça saptanarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olmasının da hatalı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar Mahkemenin 08.12.2022 tarih ve 2020/195 - 2022/419 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacının Zorlu Apartmanı Yönetimi iş yerinde 13.01.2006-19.09.2009 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak günün asgari ücreti ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. I. Beşinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 23.05.2023 tarih ve 2023/5607 - 2023/5722 E.K. sayılı kararı ile somut olayda, kabule karar verilen dönemde, davacının davalı apartman işyerindeki çalışmasının devamlı mı yoksa (part-time) kısmi-zamanlı mı olduğu hususunda yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece yapılacak iş; bozma ilamında belirtildiği üzere, davalı apartman işyerinde keşif yapılarak, davacının davalı apartmandaki çalışmasının tam süreli mi, part time (kısmi süreli) mı olup olmadığı, davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip etmediği belirlenmeli, nihayetinde davacının part-time çalıştığının kabulü halinde ise davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususunda uzman bir bilirkişinin görüşü alınmak suretiyle açıkça saptanarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur. J. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Altıncı Karar Mahkemenin 28.11.2024 tarih ve 2023/373 - 2024/488 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının Zorlu Apartmanı Yönetimi iş yerinde 13.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında toplam 66 gün, 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında toplam 71 gün, 01.01.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 71 gün, 01.01.2009-19.09.2009 tarihleri arasında 53 gün hizmet akdine dayalı olarak kısmi süreli iş sözleşmesi ile günün asgari ücreti üzerinden kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, dosya kapsamında toplanan delillerle davacının talep edilen dönemde davalı apartman nezdindeki çalışmasının tam zamanlı olduğunun sabit olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, kararın hatalı olduğunu belirterek, bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.