T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1117 Esas KARAR NO: 2026/39 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/04/2024 NUMARASI: 2019/547 E. - 2024/347 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. madde…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1117 Esas KARAR NO: 2026/39 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/04/2024 NUMARASI: 2019/547 E. - 2024/347 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında ...... ./05/2015 tarih ... numaralı ile tescilli ..../05/2015 tarih ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi ve ..../07/2015 tarihli tadil sözleşmesinin akdedildiğini ve finansal kiralama sözleşmesine konu 24 adet asansör ve 16 adet yürüyen merdiven satın alınarak finansal kiralama yolu ile kiralanmak sureti ile kiracıya teslim edildiğini, davalı kiracının sözleşmeye göre belirlenen ödeme planlarında belirtilen kira borçlarını vadelerinde ödemeyerek temerrüte düştüğünü, bu nedenle müvekkili tarafından 6361 sayılı yasanın 31. maddesi ve finansal kiralama sözleşmesi hükümleri uyarınca ödenmesi gereken kira bedellerinin ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesi, aksi halde sözleşmelerin feshedilmiş sayılacağı ve aynı yasanın 33. maddesi gereğince de sözleşmenin feshi halinde temerrüde düşülen meblağ ile birlikte vadesi gelmemiş kira bedellerinin muaccel hale geleceğini, ayrıca kiralanan malların da iade edilmesinin gerektiği konusunda Beşiktaş ........ Noterliği'nin .../04/2019 tarih .... yevmiyeli ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin borçluya tebliğ edildiğini, 60 günlük süreyi takiben 3 günlük malın iade süresinin dolduğunu, bu süre içinde ihtarnamede belirtilen borç ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereği, sözleşmeye konu malı/malları kiralayana iade etmek zorunda olduğunu, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/..... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı alındığını, alınan ihtiyati tedbir kararı İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yasal süresinde icra takibi başlatıldığını ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, finansal kiralama sözleşmesinin feshinin tespitine, finansal kiralamaya konu malların teslim alındığı şekilde iadesine/istirdadına, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/....... D.İş 2019/..... Karar numaralı ihtiyati tedbir kararının Mahkemece verilecek karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, davalı müvekkilinin ticaret odasına kayıtlı bulunan faaliyet adresinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, davacı tarafın taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı ve sözleşmeyi aşan taleplerde bulunduğunu, dolayısıyla davacı tarafın mevzuata aykırı taleplerinin reddinini gerektiğini, tanzim edilen sözleşme ihtarname, fatura ve sair belgelerin birlikte incelenmesi halinde davacının haksız ve kötü niyetli davrandığını, davacı tarafın müvekkili şirketten sözleşmesel olarak talep edeceği hiçbir hak ve alacağının oluşmadığını, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın öncelikle usul yönünden, mümkün olmadığı takdirde esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2024 tarih ve 2019/..... Esas, 2023/... Karar sayılı kararıyla; "...Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; taraflar arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında Finansal Kurumlar Birliği nezdinde ..../05/2015 tarih ve ... numaralı ile tescilli .../05/2015 tarih ve...... numaralı finansal kiralama sözleşmesi ve ../07/2015 tarihli tadil sözleşmesinin düzenlendiği, finansal kiralama sözleşmelerine istinaden davalı kiracıya 24 adet asansör ile 16 adet yürüyen merdivenin kiralanarak teslim edildiği, davacı tarafça, finansal kiralama borçlarının ödenmediği gerekçesiyle Beşiktaş .... Noterliği'nin.../04/2019 tarih ...... yevmiyeli ihtarname keşide edilerek verilen süre içinde borcun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedilerek, finansal kiralama konusu malların iadesinin talep edileceğinin davalı kiracıya bildirildiği, verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği, İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/...... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı alındı, davalı aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yasal süresinde icra takibi başlatıldığı, eldeki dava ile de finansal kiralama konusu malların iadesi talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 11. maddesi ile ihtilaf halimde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırılması nedeniyle davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Yine davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle, davalı tarafın bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Mahkememizce mahallinde .../01/2024 tarihinde finansal kiralama konusu mallar üzerinde keşif yapılmış, makine mühendisi .....'dan rapor temin edilmiştir. Bilirkişi....... tarafından düzenlenen ...../03/2024 tarihli rapor ile, asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin binadan sökülmelerinin mümkün olmadığı, keşif mahallinde çalışır vaziyette olan ve çalışmayan toplam 24 adet asansörün ve 16 adet yürüyen merdivenin projeye özel olarak imal edilip montajının yapılmasından dolayı sökülmesinin mümkün olmadığı, ilgili mevzuatlar incelendiğinde asansörler ve yürüyen merdivenlerin, binanın ayrılmaz birer parçası olarak nitelendirildiğinden, asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin binanın mütemmim cüz'ü niteliğinde oldukları, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34. maddesinin 1. fıkrasında, tek bağımsız bölümlü konutlar hariç uygulama imar planına göre kat adedi 3 olan binalarda asansör yeri bırakılması, 4 ve daha fazla olan binalarda ise asansör tesisi zorunlu olduğu, iskân edilen veya bağımsız bölüm bulunan bodrum katlar dâhil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılmasının zorunlu olduğu, daha az katlı yapılarda da asansör yapılabileceğinin düzenlendiği, bu bağlamda asansörler binada bulunması zorunlu ve binanın esaslı unsurlarından olduğu, dolayısıyla asansör ve eklentilerinin 4721 Sayılı Kanunun 684. maddesi gereğince taşınmazın bütünleyici parçası olup mütemmim cüz oldukları, tespit edilmiştir. Davacı tarafça, eldeki dava ile, dava konusu yapılan finansal kiralama konusu malların iadesi talep edilmekte ise de, mahallinde yapılan keşif ve keşif sonucu düzenlenen .../03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin binadan sökülmelerinin mümkün olmadığı, keşif mahallinde çalışır vaziyette olan ve çalışmayan toplam 24 adet asansörün ve 16 adet yürüyen merdivenin projeye özel olarak imal edilip montajının yapılmasından dolayı sökülmesinin mümkün olmadığı, ilgili mevzuatlar incelendiğinde asansörler ve yürüyen merdivenlerin, binanın ayrılmaz birer parçası olarak nitelendirildiğinden, asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin binanın mütemmim cüz'ü niteliğinde oldukları, asansör ve yürüyen merdivenlerin bulunduğu binaların 30 ve üzeri katlı olduklarının tespit edilmesi ve 03/07/2017 tarihli, 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 34/1. maddesi ile tek bağımsız bölümlü konutlar hariç uygulama imar planına göre kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör tesisinin zorunlu bulunması karşısında, dava konusu asansörler ve yürüyen merdivenlerin, binadan sökülüp davacı tarafa tesliminin mümkün olmaması dikkate alınarak(benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2023 tarih ve 2021/1106 E., 2023/264 K. Sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2022 tarih ve 2021/479 E., 2022/2174 K. Sayılı kararı) davacı tarafın davasının haksız olduğu sonucuna varılarak, açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, çelişkili ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor esas alınarak karar verildiğini, " projeye özel olarak imal edilip montajının yapılması" hali, asansörlerin sökülemeyeceği anlamına gelmediğini, Asansör ve yürüyen merdivenlerin sökülmelerinin fiziken imkansız olmadığını, takıldıkları şekilde uzman ekiplerce sökülmesinin mümkün olduğunu, Müvekkili Şirketin, temerrüde düşmüş başka borçlu finansal kiracılarına ilişkin başlatmış olduğu hukuki süreçlerde; finansal kiralama sözleşmesine konu malın asansör ya da yürüyen merdiven olduğu durumlarda bunların sökülebildiğini, geçmişte bu nitelikte sökümler yaptığını, bilirkişinin "ilgili mevzuat" olarak ifade ettiği mevzuatın hangi mevzuat olduğunun anlaşılamadığını, 6361 sayılı yasanın, finansal kiralama işlemine cevaz verdiği mallardan birinin de asansör olduğunu, bu bakımdan asıl ilgili mevzuat yönünden asansörlere ilişkin finansal kiralama işlemi yapılmasının hukuka uygun olduğunu, dava konusu asansör ve yürüyen merdivenlerin mülkiyetinin, dava dosyasına sunulmuş faturalarda açıkça görüleceği üzere müvekkili Şirkete ait olduğunu, mülkiyeti Müvekkile ait bir malın, sonradan başka bir malın ayrılmaz parçası / "mütemmim cüzü" olarak nitelendirilmesine itiraz ettiklerini, Türk Medeni Kanunu madde 684; "Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır." düzenlemesine haizdir. Müvekkili Şirketin maliki olduğu malın, başka bir mala eklenmek suretiyle sonradan mütemmim cüz haline getirilmesine imkan bulunmadığını, dosyada mübrez bulunan finansal kiralama sözleşmesinin, ÖZEL ŞARTLAR başlıklı bölümü, 2., 3. Ve 5. Madde düzenlemelerine davalı tarafça mutabık kalınarak kabul edildiğini, Yerel Mahkemece, emsal olarak gösterilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 16. Hukuk Dairesi, 2021/1106E., 2023/264 K., 22.2.2023 tarihli ilamında, finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğinin tespitine ve sebepsiz zenginleşmenin varlığına dair vurgu yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince KISMEN KABUL kararı verildiğini, ancak Yerel Mahkemece, buna dair hiç bir değerlendirme yapılmadan, bilakis Bölge Adliye Mahkemesi hilafına Müvekkil Şirketin talepleri yok sayılarak red kararı verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 16. Hukuk Dairesi, 2021/1106E., 2023/264 K., 22.2.2023 tarihli ilamında; "davacı tarafça davalıya finansal kiralama konusu asansörler teslim edilmiş olup, taraflar arasındaki ilişkide davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu anlaşılmakla ve somut olay bakımından da asansörlerin gerek mülkiyetinin kat maliklerine geçmesi, gerekse iadesinin bir anlamda fiili imkansızlık nedeniyle mümkün bulunmaması karşısında davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda da mahkemece finansal kiralama konusu asansörlerin dava tarihindeki değerlerinin tespit edilerek bu miktarda davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği gözetilerek bedeline hükmedilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilerek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönlerden kısmen kabulü gerekmiştir." gerekçesine yer verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkilerini ortaya koyduğumuz, asansör ve yürüyen merdivenlerin değerine ilişkin değer tespitinin gerçeği yansıtmadığına dair beyanlarının da dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya, hesaplama tekniğine, asansör ve yürüyen merdivenlerin niteliklerinin tamamen göz ardı edilmesine, asansör ve yürüyen merdivenlerin mevcut halleri yerine sıfır, yeni, kullanılmamış nitelikte sayılabilecek değerlerini tespit etmesine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin, temerrüde düşmüş başka borçlu finansal kiracılarına ilişkin başlatmış olduğu hukuki süreçlerde; finansal kiralama sözleşmesine konu malın asansör ya da yürüyen merdiven olduğu durumlarda bunların sökülebildiğini, geçmişte bu nitelikte sökümler yaptığını, bu mahiyette olmak üzere ilgili Asliye Ticaret Mahkemelerince verilmiş olan emsal istirdat kararlarını dilekçemiz ekinde sunduklarını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; Finansal kiralama sözleşmesi feshinin tespiti ile sözleşmeye konu emtiaların iadesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından; davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 25/05/2015 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ve 09/07/2015 tarihli Tadil Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu 24 asansör ve 16 adet yürüyen merdivenin davalı şirkete teslim edildiğini, kirala sözleşmelerine konu taksitlerin süresinde ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiği, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/..... D.İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verildiğini ileri sürerek sözleşmenin feshinin tespitini ve sözleşmeye konu emtiaların iadesine karar verilmesini talep etmiştir. 6361 sayılı Kanun’un “Sözleşmenin Konusu” başlıklı 19/2 maddesine göre; (2) "Bütünleyici parça veya eklenti niteliklerine bakılmaksızın asli niteliğini koruyan her mal tek başına finansal kiralama sözleşmesinin konusu olabilir."Türk Medeni Kanunun 684. maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Bütünleyici parça, yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçalardır. "hükmü düzenlenmiştir.Uyuşmazlık; Finansal kiralama sözleşmesine konu asansörler ve yürüyen merdivenlerin asli niteliğini koruyup korumadığı, asli niteliklerini korumadıklarının tespiti halinde davacı tarafça 6361 Sayılı Yasa hükümlerine göre iadesinin istenip istenemeyeceğine dayalıdır. Tanzim edilen .../03/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 3l. maddesi gereği davalının temerrüdü nedeniyle sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu, sözleşmelerin feshi nedeniyle 6361 sayılı FKK konusu malların davalı tarafından davacı şirkete aynen iade ve teslimi koşullarının oluştuğunu, .../03/2024 tarihli makine mühendisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda da sözleşmeye konu asansör ve yürüyen merdivenlerin projeye özel yapılarak montajının yapıldığı, binadan sökülmelerinin mümkün olmadığını, binanın mütemmim cüz'ü olduklarının belirtildiği, TMK 684. maddesinde bütünleyici parça (mütemmim cüz) tarifi yapıldığı ve yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey zarara uğratılmadıkça ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parça olarak tarif edildiğinden alınan rapora göre sözleşmeye konu asansörler ve yürüyen merdivenlerin taşınmazın bütünleyici parçası haline geldiği tespit edilmekle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. (Benzer nitelikteki Dairemiz'in 23/12/2022 Tarih 2021/479 Esas 2022/2174 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. HD 2023/1249 Esas 2024/5244 Karar sayılı Onama ilamı) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.