4. Hukuk Dairesi 2010/2295 E. , 2011/2060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/04/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazı
**4. Hukuk Dairesi 2010/2295 E. , 2011/2060 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/04/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir 2-a)Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu kazanın oluşunda, çok yorgun ve uykusuz olduğu bilinen davalı araç sürücüsüne, desteğin aracı sürmeye devam etmesi için ısrar etmesinin etkisi olduğu kabul edildiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, ölenin anne ve babası olan davacılar yararına takdir edilen 10.000,00'er TL ve ölenin kardeşleri olan davacılar yararına takdir edilen 5.000,00'er TL manevi tazminat tutarları fazladır. Adı geçen davacılar yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması; b)Davacıların öteki temyiz itirazına gelince; tazminat hukuku ilkeleri gereğince haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. ./.. -2- 2010/2295-2011/2060 Yerel mahkemece uyuşmazlık haksız eylemden doğduğu ve davacılar dava dilekçesinde kabul edilecek manevi tazminatlara olay gününden itibaren faiz uygulanmasını istedikleri gözetilmeyerek, kabul edilen manevi tazminatlara dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması; Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince, davacı anne ve baba yararına 5.000,00'er TL, davacı kardeşler yararına 2.500,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak ve faiz başlangıcındaki yanlışlık giderilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının ilk paragrafında yer alan "...10.000,00.-...", "...5.000,00.-..." ve "...30.000,00..." biçimindeki sayı dizileri ile "...dava..." sözcüğünün ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "...5.000,00...", "...2.500,00..." ve "...15.000,00..." sayı dizileri ile "...olay..." sözcüğünün yazılmasına; yargılama giderine ilişkin üçüncü paragrafında yer alan "...452,00.- TL. yargılama giderlerinin..." biçimindeki sayı ve sözcüklerden sonra gelmek üzere "...67,80 TL'nin..." sayı ve sözcüklerinin yazılmasına; taraflar yarına avukatlık ücreti takdirine ilişkin dördüncü ve beşinci paragraflarında yer alan "...3.400,00.-..." biçimindeki sayı dizileri ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "...1.800,00..." sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin altıncı paragrafının silinerek yerine altıncı paragraf olarak "Kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 810,00 TL karar harcı davacıdan alınan 1.350,00 TL peşin harçtan indirilerek fazla alınan 540,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacı yana geri verilmesine, peşin harçtan indirilen 810,00 TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine," biçimindeki tümcenin yazılmasına; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 28/02/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.