Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri uygulanması nedeniyle açılan davada hükmedilen tazminatın yetersiz olması, ayrıca haksız olarak sürdürülen adli kontrol tedbirinden dolayı tazminat ödenmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; haksız yakalama ve gözaltı tedbiri uygulanması nedeniyle açılan davada hükmedilen tazminatın yetersiz olması, ayrıca haksız olarak sürdürülen adli kontrol tedbirinden dolayı tazminat ödenmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Kars/Kağızman'da icra edilen operasyon kapsamında terör örgütü üyeleriyle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma sonrasında örgüt üyelerinin üzerilerinde ve barınma yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen not defterinde birçok kişinin yanı sıra başvurucunun da isminin olduğunun tespit edilmesi üzerine başvurucu hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütü ile üyesi olduğu isnadıyla soruşturma başlatılmıştır. Kars Sulh Ceza Hâkimliği (Sulh Ceza Hâkimliği) kararı uyarınca diğer 31 şüphelinin yanı sıra başvurucunun da evinde 12/10/2017 tarihinde arama yapılmış, cep telefonuna el konmuş, başvurucu aynı tarihte müsnet suçtan gözaltına alınmıştır. Başvurucu, Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/10/2017 tarihli kararıyla sorgusunun ardından hakkında imza atmak suretiyle en yakın polis merkezine başvurma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanmak üzere salıverilmiştir. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında 2/5/2019 tarihinde şuçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu, hukuka aykırı yakalama ve gözaltı tedbiri uygulanması nedeniyle tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, hakkında gözaltı tedbiri uygulanmasını gerektirecek delil bulunmadığı hâlde gözaltına alındığını, uzun süre keyfî olarak gözaltında tutulduğunu, delil olmamasına rağmen adli kontrol tedbirlerinin sürdürüldüğünü belirterek 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 24/12/2020 tarihinde, on üç gün süre boyunca gözaltında kalması nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca başvurucuya 588,80 TL maddi, 871 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu; istinaf dilekçesinde, terör örgütü ile bir ilişkisi olmadığının kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla tespit edildiğini, uzun süre adli kontrol tedbiri uygulandığı da gözetildiğinde hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucunun istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak esastan reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 16/3/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 1/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına, ayrıca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.