7. Ceza Dairesi 2022/9876 E. , 2024/8876 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2021/129 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme net…
**7. Ceza Dairesi 2022/9876 E. , 2024/8876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2021/129 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozma doğrultusunda toplanan delillerin sanığın aleyhine olmadığına, tanıkların ağaçların sanık tarafından kesilip kesilmediğini görmediklerini beyan ettiklerine, sanığın atılı suçu işlemediğine ve suça konu yerde ikamet etmediğine, ağaçların motorlu testereyle kesilmesi nedeniyle sanık tarafından kesilmiş olması durumunda köylüler tarafından ihbar edileceğine, işgal ve faydalanma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın açma yaptığı ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, orman sınırları içinde açma yapıldığı ve yaklaşık 2-3 ay önce kızılçam ağaçlarının kesildiğinin anlaşıldığı, sanıktan suça konu yer sorulduğunda Milli Emlak'tan satın aldığını beyan ettiği tespit edilerek sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, zeytinliği 4 yıl önce satın aldığını, yan taraftaki orman parselinde kesilmiş ağaçlar olduğunu, ağaç kesilen yere çam fıstığı ektiğini, araziyi 1997 yılında satın aldığını, ağaç kesmediğini, suça konu yeri kendisinin kullandığını, tapulu arazisinde kepçe ile çalışma yaptığını beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşen orman kadastro ve 2/B uygulama çalışmalarına göre devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, zeminde suç tutanağında belirtilen 18 adet dip kökten sadece bir adet kökün mevcut olduğu, yapacak nitelikte kızılçam ağacının 2015 yılında motorlu testere ile kesildiği, dava konusu yerde bulunan 3-4 yaşlarındaki zeytin ağaçlarının bakımlı olduğu, üst toprak işlemesi yapıldığı, kızılçam ağaçları kesilerek açma yapılması nedeniyle orman idaresinin zarara uğradığı tespit edilmiştir. Tanık ...., ağaç kesen ve açma yapanın kim olduğunu bilmediğini, bu alanı sanığın 15-20 yıl önce satın aldığını ve o tarihten beri sanığın kullandığını beyan etmiştir. Tanık..., ağaç kesen ve açma yapanın kim olduğunu bilmediğini ancak keşifte gezilen alanın sanık tarafından kullanıldığını beyan etmiştir. Tanık ..., dava konusu taşınmazın komşu parselinin kendisine ait olduğunu, ağaçların kim tarafından kesildiğini bilmediğini, sanık satın almadan önce alanda çam ağaçları olduğunu, sanığın kepçe getirip temizleme yaptığını gördüğünü beyan etmiştir. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçları işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bilirkişi raporu ile yapacak nitelikte kızılçam ağaçlarının motorlu testereyle kesildiğinin tespit edilmesi karşısında, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.