T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/711 KARAR NO: 2026/611 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 28/09/2022 NUMARASI: 2019/396 Esas - 2022/624 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar) DAVA TARİHİ : 02/07/2019 KARAR TARİHİ: 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/711 KARAR NO: 2026/611 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 28/09/2022 NUMARASI: 2019/396 Esas - 2022/624 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar) DAVA TARİHİ : 02/07/2019 KARAR TARİHİ: 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 01.08.2017/2018 vadeli Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 14.03.2018 tarihinde ... ve ... plakalı araçların karıştığı dava konusu kazanın meydana geldiğini, sigortalı tarafından araçta meydana gelen hasarın ödenmesi için müvekkil şirkete başvuruda bulunulduğunu, hasara uğrayan sigortalı araca pert total işlemi uygulandığını ve sigortalı araç sahibine 21.000 TL'nin 11.05.2018 tarihinde ödendiğini, yapılan bu ödeme ile TTK. md. 1472 hükmü gereği müvekkilinin sigortalısının kanuni halefi olduğunu, davalı tarafa başvuruda bulunulduğunu; ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine taraflarınca İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı .... Şti. hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurunun bulunduğunu, davalının takibe ve borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek itirazının iptaline, açılan takibin 21.000 TL asıl alacağın ödeme tarihi olan 14.05.2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,, şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının davasını ispatla mükellef olduğunu, böyle bir kazanın yaşandığına ilişkin tek beyan davacı tarafından kasko poliçesi yaptırılmış araç sürücüsünün beyanı olduğunu, yine hem kusur oranları bu beyana itibar edilerek hesaplandığını, hem de kazanın varlığı bu beyana itibar edilerek kanıtlanmış sayıldığını, bu hususları kabul etmediklerini, mahkemece bu konuda taraflara sürede verildiğini, kararlara aykırı olarak, hem de ispat külfetinin kimde olacağı konusu hakkındaki kanuni düzenlemeler, hukuk mantığı ve kararlara aykırı olarak davacının davası kabul edildiğini, dosya kapsamında davacı tarafından kasko poliçesi yaptırılmış araç sürücüsünün beyanı dışında tek bir delil bulunmadığını, davacı, ne gerçekleşen kazanın gerçekleşme şeklini, ne de kazanın varlığını ispatlayamadığını belirtilerek istinaf talep etmiştir. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine dayanmaktadır.Dosya kapsamında bulunan trafik polislerince düzenlenen tutanak içeriğinden; 14/03/2018 tarihinde saat 20.35 sularında, Gaziantep ...... İlçesi,....mah. .... Caddesinde 3 şeritli bölünmüş karayolunda sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile orta şeritte seyir halindeyken aracının sol ön yan kısımlarına (kendi beyanına göre) tehlikeli şekilde şerit değiştirerek sollama yapan ... plakalı arcın çarptığı ve kaza mahallinde durmayarak ayrıldığı ve kazanın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince makine mühendisi bilirkişisinden alınan 11/11/2021 tarihli raporunda, kaza mahallini terk eden ... plakalı araç sürücüsünün KTK 46/C-54/A/3 - 84/f ve KTK 94A/c- 103/a/3- 157/a/6 maddelerine aykırı hareketi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiştir.Somut olayda kaza sonrasında kaza tespit tutanağı tutulmadığı dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın akabinde aynı gün emniyete giderek beyanda bulunduğu ve şahsın beyanına göre kaza tespit tutanağı düzenlendiği, beyanında kazaya karışıp kaza mahallinden ayrılan aracın ... plakalı beyaz renkli ... marka araç olduğunu bildirdiği, davalının davaya cevap vermeyerek davayı inkar ettiği, haksız fiile dayalı tazminat davalarında ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu, kazaya ilişkin kamera kaydının ve tanığın da olmadığı anlaşıldığına göre davacının beyanı tek başına ispata yeterli olmadığı, dosyada mevcut delil durumuna göre kazanın davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün kusurlu eylemi ile gerçekleştiğinin her türlü şüpheden uzak delil ile ispat edilemediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Sübut bulmayan davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar harcından 423,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 308,37 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 21.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 91,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026