Başvuru, yürütülen ceza yargılaması sırasında el konulan başvurucu Polkim Kimya Ltd. Şti.ne Şirket) ait ürünlerin, yürürlükten kaldırılan kanun hükmüne dayanılarak tasfiye edilmesi nedeniyle başvurucuların mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yürütülen ceza yargılaması sırasında el konulan başvurucu Polkim Kimya Ltd. Şti.ne (Şirket)ait ürünlerin, yürürlükten kaldırılan kanun hükmüne dayanılarak tasfiye edilmesi nedeniyle başvurucuların mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/8/2013 tarihinde İzmir Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 18/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 26/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği biligi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 13/7/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İzmir ilinde faaliyet gösteren madeni yağ fabrikaları ve kimyasal madde satan bazı şirketlerin amaçları dışında faaliyetlerde bulundukları, madeni yağ ve inceltici kimyasalları karıştırarak akaryakıt elde ettikleri, bu akaryakıtı ucuz motorin olarak nitelendirip yüksek tonajlı araçlarda kullanılmak üzere kamyon sürücüleri, servis ve nakliye işi yapan şirketlere sattıkları şüphesiyle soruşturma başlatılmıştır. İlgili soruşturma kapsamında, başvurucu Müge Polatkan'ın ortağı ve yöneticisi olduğu Şirketin faaliyet gösterdiği iş yerinde 14/6/2012 tarihinde yapılan aramada üretim amacı dışında kullanıldığından şüphelenilerek bir miktar "white spirit" adlı kimyasal çözücü niteliğindeki ürüne el konulmuştur. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29/12/2012tarihli ve 2012/26418sayılıiddianamesi ile başvurucu Müge Polatkan hakkında" suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve petrol kaçakçılığı" suçlarından İzmir Asliye Ceza Mahkemesinin E.2012/977 sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır. İzmir Kaçakçılıkla Mücadele ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 15/1/2013 tarihinde, aralarında Şirkete ait olan 580 kilogram ile 230 kilogram yakıtın da bulunduğu bir miktar yakıtın analiz raporlarının alındığını, bu yakıtların standart dışı olduğunun tespit edildiğini belirterek İzmir İl Özel İdaresindeki depolama sıkıntısı nedeniyle ürünlerin tasfiyesini talep etmiştir. Mahkeme 12/2/2013 tarihli ve 2013/233 Değişik İş sayılı kararıyla hazırlık soruşturması aşamasında alınan raporların ve bilirkişi raporunun incelendiğini, sanık K.A.nın kontrolündeki tankerden Şirkete ait tanka boşaltılırken 580 kilogram whitespirit isimli ürüne el konulduğunu, ürünün taşıma irsaliyesinde farklı bir adresin gösterildiğini, bu ürünün akaryakıt amaçlı kullanıldığının belirlendiğini ifade ederek 580 kilogram whitespirit adlı ürünün 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ek maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tasfiyesine karar vermiştir. Başvurucu Şirket 8/3/2013 tarihli dilekçesiyle; el konulan 230 kilogram white spirit ürünün faturalı olarak alındığını belirterek iadesini talep etmiştir. Mahkeme 19/3/2013 tarihli ve E.2012/977, 2013/259 değişik iş sayılı kararıyla Şirkette ele geçirilen 580 kilogram whitespirit adlı ürünün tasfiyesine karar verildiğini, ancak 230 kilogram ürün hakkında karar verilmediğini ifade etmiş; belirtilen ürünün üretim amacı dışında kullanıldığı iddiasıyla açılan davada alınan bilirkişi raporları uyarınca söz konusu 230 kilogram ürünün 5015 sayılı Kanun'un mülga ek maddesinin üçüncü fıkrasına göre tasfiyesine karar vermiştir. İtiraz üzerine, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 15/5/2013 tarihli ve 2013/440 değişik iş sayılı kararıyla Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir. Başvurucular anılan kararın tebliğ edilmediğini, Mahkemenin 12/7/2013 tarihli duruşmasında kararı öğrendiklerini belirtmişlerdir. Başvurucular 12/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. İzmir Asliye Ceza Mahkemesinin, 3/4/2015 tarihli ve E.2012/977, K.2015/529 sayılı kararıyla başvurucu Müge Polatkan hakkında yürütülen ceza yargılamasında; "suç işlemek amacı ile örgüt kurma" suçunun unsurları oluşmadığı belirtilerek başvurucunun beraatine, akaryakıt kaçakçılığı suçuna ilişkin olarak ise başvurucunun lisanslıüretici olduğu, bu husustan da faydalanarak ürünlerinin bir kısmınıkaçak petrolüretiminde kullandığı, ürünleri lisansı olmayan kişilere satarak karışım ve kaçak petrol olarak kullanılmasını sağladığı gerekçesiyle dört yıl iki ay hapis ve 025 TL para cezası ile cezalandırılmasına, Mahkemenin 19/03/2013 tarih 2013/259 Değişik İş sayılı kararı ile tasfiyesine karar verilen 580 kilogram ve 230 kilogramstandart dışı ürünün5015 Sayılı Kanun'un ek maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince zoralımına, suça konu ve standartlara uygun olmadığı belirlenen kaçak akaryakıtın 5015 Sayılı Kanun'un ek maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca kararınkesinleşmesi beklenmeksizin tasfiyesinekarar verilmiştir. Başvurucu Müge Polatkan 7/4/2015 tarihinde temyiz talebinde bulunmuştur. Temyiz incelemesi devam etmektedir.B. İlgili Hukuk 5015 sayılı Kanun'a 25/1/2007 tarihli 5576 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un maddesiyle eklenen"Kaçak petrolün tespiti ve tasfiyesi" kenar başlıklı mülga ek madde 3 şöyledir: "Kaçak petrolün; bu Kanun hükümleri dışında satışa arz edilmesi, satılması, bulundurulması, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alınması, taşınması veya saklanması yasaktır. Kaçak petrol yakalandığında, kaçak petrole derhal el konulur ve yakalandığı ildeki il özel idaresine miktarını, cinsini ve özelliklerini gösterir bir tutanakla teslim edilir. Kaçak petrol hakkında tasfiye kararı, soruşturma evresinde hâkim tarafından verilir. Bu karar, kaçak petrole el konulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde, eşyadan numune alınmasının mümkün olduğu durumlarda numune alınarak, mümkün olmaması halinde ise gerekli tespitler yaptırılarak verilir. Kaçak petrolden alınacak numunelere ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kaçak petrolün teknik düzenlemelere uygunluğunun tespiti, Kurum tarafından belirlenen akredite laboratuvarlar tarafından yapılır. Bu çerçevede gönderilen numunelerin tetkik ve tahlil giderleri Kurumca karşılanır. Laboratuvarlar, bunlara ilişkin tetkik ve tahlil işlemlerini öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırır. Kaçak petrolün tasfiyesi ilgili il özel idaresi tarafından bu Kanun hükümlerine göre yapılır. Kaçak petrolden teknik düzenlemelere uygun olanlar, Kurum tarafından belirlenen usûl ve esaslara göre ilgili il özel idaresi tarafından, teknik düzenlemelere uygunluğunun tespiti tarihinden itibaren en geç bir ay içinde açık artırma suretiyle satışı yapılarak veya yaptırılarak tasfiye edilir. Bir ay içinde satılamayan kaçak petrol, pazarlık usûlü ile satışı yapılarak tasfiye edilir. Kaçak petrolden teknik düzenlemelere uygun olmayanlar, Kurum tarafından belirlenen usûl ve esaslara göre ilgili il özel idaresi tarafından, teknik düzenlemelere uygun olmadığının tespiti tarihinden itibaren en geç bir ay içinde, satılmak üzere Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğüne devredilir ve Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından satışa ilişkin masraflar düşüldükten sonra bakiye bedel ilgili il özel idaresine aktarılır.İlgili il özel idaresi tarafından, kaçak petrolün satışından elde edilen gelirden, kaçak petrole ilişkin vergiler ilgili vergi dairesine yatırıldıktan sonra, kalan para bankada açılacak bir emanet hesaba yatırılır. Kaçak petrolün tasfiyesine ilişkin bu maddede düzenlenmeyen diğer usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının ve Gümrük Müsteşarlığının görüşü alınarak Kurumca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir. Yargılamanın, tasfiye edilen kaçak petrolün sahiplerinin lehine sonuçlanması halinde; toplam satış bedelinden vergiler düşüldükten sonra kalan tutar, satış tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için kanunî temerrüt faizi oranında hesaplanan faiz de ilave edilerek hak sahibine ödenir. Emanet hesabında bulunan tutarın hak sahibine yapılacak ödemeyi karşılamaması halinde, aradaki fark Maliye Bakanlığınca genel bütçeden karşılanır. Kaçak petrole ilişkin mahkûmiyet hükmünün veya müsadere kararının kesinleşmesinden sonra emanet hesaptaki tutar genel bütçeye gelir olarak yatırılır.Kaçak petrole ilişkin mahkûmiyet hükmü veya müsadere kararı kesinleşenler, Kurum tarafından, varsa lisansları iptal edilerek kamuoyuna ilan edilir, ayrıca bu Kanun kapsamında bu kişilere hiçbir şekilde yeniden lisans verilmez. Bu madde kapsamında teminatla iade hükümleri uygulanmaz. Kaçak petrole ilişkin olarak bu Kanunda yer almayan hususlarda, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uygulanır. Bu madde kapsamında veya kaçak petrol ile mücadele konusunda; Kurumca, Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğünce, il özel idarelerince yapılacak her türlü mal, araç-gereç ve hizmet alımlarında, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu; kaçak petrolün satışında, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz." 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Tasfiye" kenar başlıklı maddesinin, 28/3/2013 tarihli ve 6455sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un maddesiyle ile değiştirilen (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: "(1) Bu Kanunda tanımlanan suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşya, sahibine iade edilemez. Kaçak şüphesiyle el konulan kaçak akaryakıt hariç her türlü eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay,ancak eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı veya muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bir ay içinde,gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tasfiye kararı verilir. Bu süreler içinde karar verilmemesi halinde eşya derhal tasfiye edilir. Bu fıkra kapsamında tasfiye edilecek eşyadan tasfiye edilmeden önce numune alınması mümkün olan durumlarda numune alınır, numune alınması mümkün olmayan durumlarda eşyanın her türlü ayırt edici özellikleri tespit edilir.(2) Satılarak tasfiye edilen eşya veya taşıtların satış bedeli emanet hesabına alınır. Tasfiye edilen eşya veya taşıtların sahibine iadesine karar verilmesi halinde, satış bedeli Gümrük Kanununun 180 inci maddesi hükümleri çerçevesinde el koyma tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte hak sahibine ödenir. Emanet hesabında bulunan tutarın hak sahibine yapılacak ödemeyi karşılamaması halinde aradaki fark, eşyanın imha edilmiş olması halinde ise imha edilen eşyanın bedeli, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir.”