T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/43 - 2025/1454 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/43 KARAR NO : 2025/1454 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.05.2023 NUMARASI : 2021/278 Esas 2023/360 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.12.2025 İlk dere…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/43 - 2025/1454 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/43 KARAR NO : 2025/1454 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.05.2023 NUMARASI : 2021/278 Esas 2023/360 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.07.2018 tarihinde, davacının işletmesini yaptığı otoyolda seyir halinde bulunan, davalı ...'a ait aracın yanması sonucunda davacıya ait otoyol unsurlarının zarara uğradığını, meydana gelen zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 71.299,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı Sigorta şirketi vekili dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen zararın poliçe kapsamında kalmadığını, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hasar ile meydana gelen olay arasında illiyet bağının olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davalı şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davanın, davalıların sürücü ve sigortacısı oldukları aracın yanması sonucu davacı tarafından işletilen otoyolda oluşan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu; dava konusu talep yönünden zamanaşımının gerçekleştiği ileri sürülmüş ise de, zarar tarihi ve dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımı sürelerinin geçmediği, davanın süresinde açıldığının kabul edildiği; davacının işlettiği otoyolda davalıların işleten sürücü ve sigortacısı oldukları aracın yanması sonucu oluşan zararın davalılardan tahsili gerektiği kabul edildikten sonra, davacının talep ettiği hasar giderim bedelinin denetiminin yapılması için bilirkişiden 04.04.2023 tarihli rapor alındığı; gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun ve denetime açık olduğu için hükme esas alınan raporda da belirtildiği gibi, davacının davadan önce özel dava şartı olan davalı sigorta şirketine başvurduğu ve arabuluculuk görüşmesinin sonuçsuz kaldığı, hasar gören alan ve hesaplama tablosu dikkate alındığında davacının belirlediği zarar miktarının kısmen piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu, oluşan zarar miktarının 56.077,55 TL olduğu, oluşan zararın davalılardan tahsili gerektiği, davalı gerçek kişi haksız fiil faili olduğu için olay tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise 31.07.2020 tarihinde temerrüt gerçekleştiğinden, bu tarihten itibaren değişen oranda faiz talep edilmesinin mümkün olduğu, aracın hususi nitelikli olması nedeni ile faizin türünün yasal faiz olması gerektiği gerekçesiyle;-Davanın kısmen kabulü ile; 56.077,55 TL'nin davalı ...'dan 23.04.2019 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 31.07.2020 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiş hüküm davalı ... Sigorta AŞ tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyadaki diğer bilirkişi raporları ile çelişki oluşturduğunu, 05.12.2022 tarihli raporda; Karayolları Genel Müdürlüğü fiyatlarına göre 2019 yılı itibariyle toplam zararın 1.465,89 TL olduğu, bila tarihli heyet ek raporunda ise; trafik işaretleme malzeme temini ve işaretleme yapılması dahil (2019 yılı KDV dahil -KGM 60/60.006) +742,81 toplam zararın 11.542,81 TL belirlendiği; 04.04.2023 tarihli raporda ise KDV dahil 56.077,55 TL olduğu, raporun karar vermeye elverişli olmadığını, bilirkişinin zamanaşımı dahil uzmanlık alanı dışında hususlarda görüş bildirdiğini, akabinde hasarlı bölgenin 31,40 m2 alan olduğunu ve zararın 56.077,55 TL olduğunu belirttiğini, hesaplamanın nasıl yapıldığı, işçilik ve maliyet tablolarının ne şekilde belirlendiğini, belirlenen tutarın hangi tarihe ilişkin olduğunun ve önceki raporlar ile çelişkinin nereden kaynaklandığının açık olmadığını, raporun bu haliyle hükme esas alınmayacağını; hasarın acil olmadığını, yıllık bakım ve onarım kapsamında yapılabileceğini, nitekim 2019 yılından beri yapılmamış olmasının da bu durumu ortaya koyduğunu, 05.12.2022 tarihli raporda bilirkişi, sıcaklığa bağlı olarak aşınma tabakası oluşacağını, ancak fotoğraflarda sağ şerit sürekli çizgisinin halen gözüktüğü, araç yağı ve yakıt izleri dışında araç çekildikten sonra oyulma çatlama vb. bir hasar oluştuğuna dair, delilin dosyada yer almadığını, mahkemenin bu hususu gözetmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece, verilen kararda, kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. Maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu aracın yanması nedeniyle, davacı tarafından işletilen yola zarar verildiğinden bahisle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... Sigorta vekili tarafından, hükme esas alınan raporun uygun olmadığı ve önceki raporlarla çelişki oluşturduğundan bahisle istinaf edilmiştir. Davacıya ait yolda meydana gelen hasarın ve hasarın ne şekilde giderilebileceği, buna göre onarım maliyetinin kaza tarihi itibariyle ne kadar olduğunun, alanında uzman bilirkişi tarafından tespit edilmiş olması gerekir. Somut olayda, davacı vekili, davacının işlettiği yolda, seyreden, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın seyri sırasında alev alması neticesinde, emniyet şeridi üzerinde yanarak, asfalt zemine ve yola zarar verdiğinden, bahisle zararlarını talep etmiştir. Mahkemece alınan 05.12.202 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi raporunda; zarar miktarının 1.465,89 TL olacağı belirtilmiş iken, itiraz üzerine makine mühendisi bilirkişiler ve sigorta uzmanı hesap bilirkişisinden oluşan 3 kişilik heyet raporunda toplam zarar miktarı 11.542,81 TL olarak hesaplanmış, akabinde farklı bir makine mühendisinden alınan 04.04.2023 tarihli raporda hasar gören asfalt zeminin 31,40 m2 olduğu kabul edilerek, onarım bedelinin 56.077,55 TL olduğu belirtilmiş, rapora yönelik itirazlara rağmen mahkemece rapor yeterli görülerek, davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür. Dosyada, raporlar arasında çelişki olduğu gibi, davada talep, meydana gelen olay nedeniyle hasar gördüğü iddia edilen asfalt zeminin onarılmasına yönelik zararlara ilişkin olduğu halde, makine mühendisinden rapor alınmış olması nedeniyle zararın tespiti açısından hüküm vermeye elverişli değildir. Bu durumda, öncelikle söz konusu alan davacı tarafından onarılmış ise buna ilişkin tüm kayıt ve belgeler getirtilerek, yol inşası konusunda uzman inşaat mühendisinden, yolda meydana gelen hasarın niteliği ve boyutunun tespit edildiği, mevcut hasarın makul ve gerekli onarım şeklinin belirlendiği, bu şekilde kaza tarihi itibariyle onarım maliyetinin tespit edildiği, dosya içerisinde raporların ve tarafların itirazlarının değerlendirildiği rapor alınarak, sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, alanında uzman olmayan ve taraf itirazlarını karışlamayan rapora göre davanın esası hakkında eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, öncelikle davacı tarafından zarar gören yerde onarım yapılmış ise onarıma ilişkin varsa belgeler getirtilerek, bundan sonra dosyanın yol inşaatı konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi ile, yukarıda açıklandığı şekilde taraf itirazlarını da karşılar şekilde, kaza tarihi itibariyle makul ve gerekli onarım maliyetinin tespit edildiği rapor alınarak, kararın sadece davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usulû kazanılmış haklarda korunarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24.05.2023 tarihli 2021/278 Esas 2023/360 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince Ankara 3. İcra hukuk Mahkemesi 2023/642 D.iş 2023/627 K. Sayılı dosyasında verilen icranın geri bırakılması kararı gereğince Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü 2023/82966 E. Sayılı dosyasına depo edilen 110.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n